Risale-i Nur nesl-i âtîyi kurtarmaya çalışıyor

Risale-i Nur, gelecek nesli anarşizmden kurtarmak için bugünün insanlarıyla mücadele etmekten kaçınıyor—peki din, toplumsal değerleri korumak için bugün sessiz kalabilir mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Risale-i Nur'un bugünkü eleştirilere cevap vermeyip gelecek nesle odaklandığını savunur; çünkü dini terbiyenin erozyon hızıyla elli yıl sonra toplumdaki anarşistleşme riski bulunmaktadır. Ancak bu mantık, kültürel çöküşe karşı bugünün hareketsizliğini meşrulaştırmak mı yoksa hakikaten proaktif bir strateji midir?

Efendiler!

Siz, ne için sebepsiz bizimle ve Risale-i Nur'la uğraşıyorsunuz Kat'iyen size haber veriyorum ki, ben ve Risale-i Nur sizinle değil mübareze, belki sizi düşünmek dahi vazifemizin haricindedir. ünkü Risale-i Nur ve hakikî şakirdleri, elli sene sonra gelen nesl-i âtîye gayet büyük bir hizmet ve onları büyük bir vartadan ve millet ve vatanı büyük bir tehlikeden kurtarmaya çalışıyorlar. Şimdi bizimle uğraşanlar, o zaman kabirde elbette toprak oluyorlar. Farz-ı muhal olarak, o saadet ve selâmet hizmeti bir mübareze olsa da, kabirde toprak olmaya yüz tutanları alâkadar etmemek gerektir.

Evet, hürriyetçilerin ahlâk-ı içtimaiyede ve dinde ve seciye-i milliyede bir derece lâubalîlik göstermeleriyle, yirmi-otuz sene sonra dince, ahlâkça, namusça şimdiki vaziyeti gösterdiği cihetinden, şimdiki vaziyette de, elli sene sonra bu dindar, namuskâr, kahraman seciyeli milletin nesl-i âtîsi, seciye-i diniye ve ahlâk-ı içtimaiye cihetinde, ne şekle girecek elbette anlıyorsunuz. Bin seneden beri bu fedakâr millet, bütün ruh u canıyla Kur'ân'ın hizmetinde emsalsiz kahramanlık gösterdikleri halde, elli sene sonra o parlak mazisini dehşetli lekedar, belki mahvedecek bir kısım nesl-i âtînin eline, elbette Risale-i Nur gibi bir hakikati verip, o dehşetli sukuttan kurtarmak en büyük bir vazife-i milliye ve vataniye bildiğimizden, bu zamanın insanlarını değil, o zamanın insanlarını düşünüyoruz.

Evet Efendiler!

Gerçi Risale-i Nur sırf ahirete bakar, gayesi rıza-i İlâhî ve imanı kurtarmak; ve şakirdlerinin ise, kendilerini ve vatandaşlarını idam-ı ebedîden ve ebedî haps-i münferidden kurtarmaya çalışmaktır. Fakat dünyaya ait ikinci derecede, gayet ehemmiyetli bir hizmettir; ve bu millet ve vatanı anarşilik tehlikesinden ve nesl-i âtînin bîçareler kısmını dalâlet-i mutlakadan kurtarmaktır. ünkü bir Müslüman başkasına benzemez. Dini terk edip İslâmiyet seciyesinden çıkan bir Müslim, dalâlet-i mutlakaya düşer, anarşist olur, daha idare edilmez.

Evet, eski terbiye-i İslâmiyeyi alanların yüzde ellisi meydanda varken ve an'anat-ı milliye ve İslâmiyeye karşı yüzde elli lakaytlık gösterildiği halde, elli sene sonra, yüzde doksanı nefs-i emmareye tâbi olup millet ve vatanı anarşiliğe sevk etmek ihtimalinin düşünülmesi ve o belâya karşı bir çare taharrîsi, yirmi sene evvel beni siyasetten ve bu asırdaki insanlarla uğraşmaktan kat'iyen men ettiği gibi; Risale-i Nur'u, hem şakirdlerini, bu zamana karşı alâkalarını kesmiş; hiç onlarla ne mübareze, ne meşguliyet yok.