Risale-i Nur'dan

Yeni Asya

Şuhur-u mübarekede pek çok kudsî servet

Aziz, Sıddık Kardeşlerim!Bu şuhur-u mübarekede, Nurcuların şirket-i maneviyesine inşaallah pek çok kudsî servet girecek. Herbir Nurcu, binler lisanla ve yüzer kalemle çalışacak gibi kâr kazanacak. Ve bu mübarek ve çok bereketli aylarda beş tarzda ibadet sayılabilen kalemle Zülfikar-ı Mu'cizat mecmuasına hizmet edenler, tam bahtiyardırlar. Fakat yaz

Melekler kar katrelerine binip sanat-ı İlâhiyeyi alkışlıyor

Evet, küre-i arzda dört yüz bin nevileri zîhayattan halk eden, hatta en adi ve müteaffin maddelerden zîruhları çoklukla yaratan ve her tarafı onlarla şenlendiren ve mu'cizat-ı sanatına karşı onlara dilleriyle "Mâşaallah, Bârekallah, Sübhanallah" dediren ve ihsanat-ı rahmetine mukabil "Elhamdülillah, Ve'ş-şükrü lillah, Allahuekber" o hayvancıklara s

Her yeni gün, bir yeni âlemin kapısıdır

Ey nefis!Bil ki, dünkü gün senin elinden çıktı; yarın ise, senin elinde senet yok ki, ona mâliksin. Öyle ise, hakikî ömrünü bulunduğun gün bil. Lâakal, günün bir saatini ihtiyat akçesi gibi, hakikî istikbal için teşkil olunan bir sandukça-i uhreviye olan bir mescide veya bir seccadeye at. Hem bil ki, her yeni gün, sana, hem herkese bir yeni âlemin

Her sene, her gün bir kâinat ölür, bir tazesi yerine gelir

SEKİZİNCİ KELİME:"Ve hüve hayyun lâyemut"tur. Bundaki hüccete gayet kısa bir işaret şudur: Meselâ, nasıl gündüzde çalkanan bir deniz yüzünde ve akan bir nehir üstündeki kabarcıklarda görünen güneşçikler gitmeleriyle arkalarından gelen yeni kabarcıklar, aynen gidenler gibi güneşçikleri gösterip gökteki güneşe işaret ve şehadet ederler ve zeval ve ve

Ömür tayyaresi şimşek gibi geçiyor

İ'lem Eyyühe'l-Aziz! (*)İnsan, yaşayış vaziyetince, bir dağdan kopup sel içine düşen veya yüksek bir apartmandan düşüp yuvarlanan bir şahıs gibidir. Evet, hayat apartmanı yıkılıyor. Ömür tayyaresi şimşek gibi geçiyor. Zaman da sel dolaplarını sür'atle çalıştırıyor. Arz sefinesi de sür'atle giderken "Temürrü merre's-sehâbi" [Bulutların geçişi gibi g

"Bir ticaret yapmadım, nakd-i ömür oldu heba"

DÖRDÜNCÜ RİCABir zaman, ihtiyarlığa ayak bastığımdan, gafleti idame ettiren sıhhat-i bedenim de bozulmuştu. İhtiyarlıkla hastalık müttefikan bana hücum etti. Başıma vura vura uykumu kaçırdılar. oluk çocuk, mal gibi beni dünya ile bağlayacak alâkalar da yoktu. Gençlik sersemliğiyle zayi ettiğim sermaye-i ömrümün meyvelerini, bütün günahlar, hatiatla

Biz gidiyoruz, aldanmakta fayda yok, sevkiyat var

ÜÇÜNCÜ RİCABir zaman gençlik gecesinin uykusundan ihtiyarlık sabahıyla uyandığım vakit kendime baktım, vücudum kabir tarafına bir inişten koşar gibi gidiyor. Niyazi-i Mısrî'nin "Günde bir taşı bina-yı ömrümün düştü yere, / Can yatar gafil, binası oldu viran bîhaber" dediği gibi, ruhumun hanesi olan cismimin de her gün bir taşı düşmekle yıpranıyor.

Üç Aylarda Hizbü'l-Kur'ân ve Hizb-i Nûrî okumak

Aziz, Sıddık Kardeşlerim!Hizbü'l-Kur'ânü'l-Muazzam'ın hem fevkalade ehemmiyeti, hem faydaları, hem okumasında hiçbir vesvesenin gelmemesi, hem bütün Kur'ân'ın en sevaplı ayetlerinin ihtivası, hem Resâil-i Nuriye'nin bütün esaslarını ve hakikatlerini cem' etmesi, hem herkese, hususan her vakit bütün Kur'ân'ı okumaya fırsat bulamayan ve hafız olmayan

Mehmed Âkif Risale-i Nur'u takdir ve tahsin etmişti

Merhum Fetva Emini Ali Rıza ve merhum Ahmed Şiranî ve merhum Şevket Efendi ve merhum Mehmed Âkif gibi insaflı, Risale-i Nur'u fevkalade takdir ve tahsin eden o muhterem ve merhum zatların hatırı için, biz İstanbul hocalarına dostuz, onlardan gücenmeyiz.İnşaallah, bir zaman Yirminci Lem'a-i İhlâs kendini onlara okutturacak, o eski dostları da yeni d

Üç Aylarda Risale-i Nur'la meşguliyet

BİR KISIM KARDEŞLERİME HUSUSÎ BİR MEKTUPTURYazıda usanan ve ibadet ayları olan Şuhur-u Selâsede sair evradı, beş cihetle ibadet sayılan (HÂŞİYE) Risale-i Nur yazısına tercih eden kardeşlerime iki hadis-i şerifin bir nüktesini söyleyeceğim. BİRİNCİSİ: "Yûzenü midadü'l-ulemâi bi-dimâi'ş-şühedâi" (ev kemâ kal). Yani, "Mahşerde ulema-i hakikatin sarf e