Risale-i Nur'dan

Yeni Asya

Risale-i Nur kuvvetli iman-ı tahkikî dersi verir

Aleyhime hükûmetin bir kısım memurlarını evhamlandırmakta istimal ettikleri bir iki desiselerini beyan ediyorum:Derler: "Said'in nüfuzu var. Eserleri hem tesirli, hem kesretlidir. Ona temas eden, ona dost olur. Öyle ise, onu her şeyden tecrid etmek ve ihanet etmekle ve ehemmiyet vermemekle ve herkesi ondan kaçırmakla ve dostlarını ürkütmekle nüfuzu

Milliyetimiz bir vücuttur; ruhu İslâmiyet, aklı Kur'ân ve imandır

Eğer derseniz, "Sana Said-i Kürdî derler. Belki sende unsuriyetperverlik fikri var, o işimize gelmiyor"; ben de derim:Hey efendiler! Eski Said ve Yeni Said'in yazdıkları meydanda. Şahit gösteriyorum ki, ben "İslâm Cahiliyetten kalma ırkçılığı ve kabileciliği ortadan kaldırmıştır" ferman-ı katîsiyle, eski zamandan beri menfî milliyet ve unsuriyetper

Meşrutiyetin aklı kanundur, şahıs değil

Suâl: "İstibdat nedir; meşrutiyet nedir"Cevap: İstibdat tahakkümdür, muâmele-i keyfiyedir, kuvvete istinad ile cebirdir, rey-i vâhiddir, sû-i istimâlâta gâyet müsâit bir zemindir, zulmün temelidir, insâniyetin mâhisidir. Sefâlet derelerinin esfel-i sâfilînine insanı tekerlendiren ve âlem-i İslâmiyeti zillet ve sefâlete düşürttüren ve ağrâz ve husûm

"Risale-i Nur, Türkçe'de de imam olacağına işaret"

["Halil İbrahim'in Risale-i Nur Hakkındaki Parlak Fıkrası"](Dünden devam) Risale-i Nur, Kur'ân semalarından bir sema-i maneviyenin güneşleri, ayları ve yıldızlarıdır. Nasıl ki zâhiren perde-i esbab olan güneşten, kamerden ve kevkeb-i münîrden bütün kâinat tenevvür ve tezeyyün ve bütün eşya neşv ü nemâ ve hayat buluyor; işte, Risale-i Nur da, Kur'ân

"Risale-i Nur, bir radyo-i Kur'âniyedir"

["Halil İbrahim'in Risale-i Nur Hakkındaki Parlak Fıkrası"]Muhterem, sevgili, mübarek kardeşlerim Risale-i Nur Talebelerine beyan ediyorum ki: Risale-i Nur, nurdan bir ibrişimdir ki, kâinat ve kâinattaki mevcudatın tesbihatları onda dizilmiştir. Risale-i Nur, âhize ve nâkile ile mücehhez bir radyo-i Kur'âniyedir ki; onun tel ve lâmbaları, âyine; te

Nefis, heva, his ve vehim bazen aldatıyor

(Dünden devam)Madem kardeşlerin şerefi umumiyetle her ferde ait olabilir; o büyük şeref-i manevîyi şahsî, hodfüruşâne, rekabetkârâne, cüz'î bir şerefe ve şöhrete feda etmek, Risale-i Nur şakirdlerinden yüz derece uzak olduğu ümidindeyim. Evet, Risale-i Nur Şakirdlerinin kalbi, aklı, ruhu böyle aşağı, zararlı, süflî şeylere tenezzül etmez. Fakat her

Mesleğimiz hakikat ve uhuvvettir

(Dünden devam)İkinci Misal: Ehl-i sanat, netice-i sanatı ziyade kazanmak için iştirak-i sanat cihetinde mühim bir servet elde ediyorlar. Hatta dikiş iğneleri yapan on adam, ayrı ayrı yapmaya çalışmışlar. O ferdî çalışmanın, her günde yalnız üç iğne, o ferdî sanatın meyvesi olmuş. Sonra teşrikü'l-mesai düsturuyla on adam birleşmişler. Biri demir get

İhlâsı kıran ve riyaya sevk eden sebepler

(Dünden devam)İhlâsı kıran ve riyaya sevk eden pek çok esbabdan iki üçünü muhtasaran beyan edeceğiz. BİRİNCİSİ: Menfaat-i maddiye cihetinden gelen rekabet, yavaş yavaş ihlâsı kırar. Hem netice-i hizmeti de zedeler. Hem o maddî menfaati de kaçırır. Evet, hakikat ve ahiret için çalışanlara karşı bu millet bir hürmet ve bir muavenet fikrini daima besl

İhlâsı kazanmak ve muhafaza etmek

(Dünden devam)Ey hizmet-i Kur'âniyede arkadaşlarım! İhlâsı kazanmanın ve muhafaza etmenin en müessir bir sebebi, rabıta-i mevttir. Evet, ihlâsı zedeleyen ve riyaya ve dünyaya sevk eden tûl-i emel olduğu gibi, riyadan nefret veren ve ihlâsı kazandıran, rabıta-i mevttir. Yani, ölümünü düşünüp, dünyanın fânî olduğunu mülâhaza edip, nefsin desiselerind

Daima nura, ihlâsa, imana kuvvet vermek

(Dünden devam)Bilirsiniz ki Hazret-i Ali (ra), o mu'cizevârî kerametiyle ve Hazret-i Gavs-ı A'zam (ks) o harika keramet-i gaybiyesiyle, sizlere bu sırr-ı ihlâsa binaen iltifat ediyorlar. Ve himayetkârâne teselli verip hizmetinizi manen alkışlıyorlar. Evet, hiç şüphe etmeyiniz ki, bu teveccühleri ihlâsa binaen gelir. Eğer bilerek bu ihlâsı kırsanız,