Risale-i Nur'dan

Yeni Asya

Hakikat-i Mi'rac nedir

İkinci Esas Hakikat-i Mi'rac nedirElcevap: Zat-ı Ahmediyenin (asm) merâtib-i kemâlâtta seyr ü sülûkundan ibarettir. Yani, Cenab-ı Hakkın tertib-i mahlûkatta tecellî ettirdiği ayrı ayrı isim ve ünvanlarla ve saltanat-ı rububiyetinde teşkil ettiği devâir-i tedbir ve icadda ve o dairelerde birer arş-ı rububiyet ve birer merkez-i tasarrufa medar olan b

Mi'racın sırr-ı lüzumu nedir

Bu sırr-ı azîmin Dört Esası var:Birincisi: Mi'racın sırr-ı lüzumu nedir İkincisi: Hakikat-i Mi'rac nedir Üçüncüsü: Hikmet-i Mi'rac nedir Dördüncüsü: Mi'racın semerat ve faydası nedir BİRİNCİ ESAS: Mi'racın sırr-ı lüzumu. Meselâ, deniliyor ki: "Cenab-ı Hak [Ona şah damarından daha yakın (Kaf Suresi: 16)]'dır, her şeye her şeyden daha yakındır, cisim

Bir nevi Mi'rac hükmünde olan namaz

Dördüncü Şuaİşte ey tembel nefsim! Bir nevi Mi'rac hükmünde olan namazın hakikati, sâbık temsilde bir nefer, mahz-ı lütuf olarak huzur-u şahaneye kabulü gibi, mahz-ı rahmet olarak Zat-ı Celîl-i Zülcemal ve Ma'bud-u Cemil-i Zülcelâl'in huzuruna kabulündür. "Allahuekber" deyip, manen ve hayalen veya niyeten iki cihandan geçip, kayd-ı maddiyattan tece

Mekke bir mihrab, Medine bir minber

On Dokuzuncu SözRisalet-i Ahmediyeye dairdir. ["Ben sözlerimle Muhammed'i (asm) övmüş, güzel göstermiş olmadım; aksine Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmdan bahsetmekle sözlerimi güzelleştirmiş oldum." (Sahabeden Hassan B. Sâbit'e ait bir sözdür.)] Evet, şu Söz güzeldir. Fakat onu güzelleştiren, güzellerin güzeli olan evsaf-ı Muhammediyedir. On Dört R

Kurûn-u Ûlânın mecmu vahşetini, bu medeniyet bir defada kustu

(Dünden devam)"Hem serbest hevanın tahakkümüyle, havâic-i gayr-i zaruriye havâic-i zaruriye hükmüne geçmişlerdir. Bedâvette bir adam dört şeye muhtaç iken, medeniyet yüz şeye muhtaç ve fakir etmiştir. Sa'y, masrafa kâfi gelmediğinden, hileye, harama sevk etmekle, ahlâkın esasını şu noktadan ifsad etmiştir. Cemaate, nev'e verdiği servet, haşmete bed

Şu medeniyet beş menfî esas üzerine teessüs etmiştir

"Neden Şeriat şu medeniyeti (HÂŞİYE) reddeder"Dedim: "ünkü beş menfî esas üzerine teessüs etmiştir. Nokta-i istinadı kuvvettir. O ise, şe'ni tecavüzdür. Hedef-i kasdı menfaattir. O ise, şe'ni tezâhumdur. Hayatta düsturu cidaldir. O ise, şe'ni tenâzu'dur. Kitleler mabeynindeki rabıtası, âheri yutmakla beslenen unsuriyet ve menfî milliyettir. O ise,

Menfaat üzerine dönen siyaset canavardır

Hakikat Çekirdekleri'nden:35. Zulüm, başına adalet külâhını geçirmiş; hıyanet, hamiyet libasını giymiş; cihada, bağy ismi takılmış; esarete hürriyet namı verilmiş. Ezdad, suretlerini mübadele etmişler. 36. Menfaat üzerine dönen siyaset canavardır. 37. Aç canavara karşı tahabbüb, merhametini değil, iştihasını açar; hem de diş ve tırnağının kirasını

Bu güzün kışı gelmesi gibi ölüm başımıza gelecek

Risale-i Nur'dan Gençlik Rehberi'nin güzelce izah ettiği gibi, ölüm o kadar kat'î ve zâhirdir ki, bu günün gecesi ve bu güzün kışı gelmesi gibi ölüm başımıza gelecek.Bu hapishane, nasıl ki mütemâdiyen çıkanlar ve girenler için muvakkat bir misafirhanedir. Öyle de, bu zemin yüzü dahi, acele hareket eden kafilelerin yollarında bir gecelik konmak ve g

Mesleğimiz a'zamî ihlâstır

Bu zamanın bir hastalığı daha var; o da benlik, enaniyet, hodfüruşluk, hayatını güzelce medeniyet fantaziyesiyle geçirmek iştihası, tiryakilik gibi hastalıklardır.Risale-i Nur'un Kur'ân'dan aldığı dersin en birinci esası benlik, enaniyet, hodfüruşluğu terk etmek lüzumudur. Tâ ihlâs-ı hakikî ile imanın kurtarılmasına hizmet edilsin. Cenab-ı Hakka şü

Ülfet ve yeknesaklık altında çok hakikatler gizleniyor

Aziz, Sıddık Kardeşlerim!Evvelen: Seksen sene bir mânevî ömr-ü bâkî kazandıran Şuhur-u Selâsenizi ve mübarek kudsî gecelerinizi ve Leyle-i Regaib'inizi ve Leyle-i Mi'rac'ınızı ve Leyle-i Berat'ınızı ve Leyle-i Kadr'inizi ruh u canımızla tebrik ve her bir Nurcunun mânevî kazançları ve duaları umum kardeşleri hakkında makbuliyetini rahmet-i İlâhiyede