Risale-i Nur'dan

Yeni Asya

Peygamberimizin(asm) Kur'ân'dan sonra en büyük mu'cizesi

On Yedinci İşaretResul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın Kur'ân'dan sonra en büyük mu'cizesi, kendi zatıdır. Yani onda içtima etmiş ahlâk-ı âliyedir ki her bir haslette en yüksek tabakada olduğuna, dost ve düşman ittifak ediyorlar. Hatta şecaat kahramanı Hazret-i Ali, mükerreren diyordu: "Harbin dehşetlendiği vakit, biz Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü V

Risale-i Nur dava değil, dava içinde bürhandır

Mahrem Bir Suale Cevaptır[Şu sırr-ı inayet eskiden mahremce yazılmış, On Dördüncü Söz'ün âhirine ilhak edilmişti. Her nasılsa ekser müstensihler unutup yazmamışlardı. Demek münasip ve lâyık mevkii burası imiş ki gizli kalmış.] Benden sual ediyorsun: "Neden senin Kur'ân'dan yazdığın Sözlerde bir kuvvet, bir tesir var ki müfessirlerin ve ariflerin sö

Risale-i Nur şu zamanın yaralarına devadır

Altıncı İşaretŞimdi bence kat'iyet peyda etmiştir ki ekser hayatım, ihtiyar ve iktidarımın, şuur ve tedbirimin haricinde öyle bir tarzda geçmiş ve öyle garip bir surette ona cereyan verilmiş; tâ Kur'ân-ı Hakîm'e hizmet edecek olan bu nevi risaleleri netice versin. Âdeta bütün hayat-ı ilmiyem, mukaddemat-ı ihzariye hükmüne geçmiş. Ve Sözler ile i'ca

Risaleler yüzer âyât-ı Kur'âniyeden süzülmüştür

(Dünden devam)Üçüncü Sebep: Sözler hakkında tevazu suretinde demiyorum, belki bir hakikati beyan etmek için derim ki: Sözlerdeki hakaik ve kemâlât benim değil, Kur'ân'ındır ve Kur'ân'dan tereşşuh etmiştir. Hatta Onuncu Söz, yüzer âyât-ı Kur'âniyeden süzülmüş bazı katarattır. Sair risaleler dahi umumen öyledir. Madem ben öyle biliyorum ve madem ben

Risalelerdeki hakikatler Kur'ân'ın malıdır

Yedinci Risale olan Yedinci Mesele"Onlara söyle ki ancak Allah'ın lütfuyla ve rahmetiyle ferahlasınlar. Bu, onların dünyada toplayıp durduklarından daha hayırlıdır." (Yunus Suresi: 58.) Şu Mesele Yedi İşarettir. Evvelâ, tahdis-i nimet suretinde birkaç sırr-ı inayeti izhar eden Yedi Sebebi beyan ederiz. Birinci Sebep: Eski Harb-i Umumîden evvel ve e

Şaban ve Ramazan'da akıldan ziyade kalp hissedardır

Aziz, Sıddık Kardeşim ve Hizmet-i Kur'âniyede Pek Ciddî Bir Arkadaşım!Bu defaki mektubunda, vaktim ve halim müsaade etmediği mühim bir meseleye dair cevap istiyorsun. Kardeşim, bu sene elhamdülillâh, risaleleri yazanlar pek çoğalmış. İkinci tashih bana geliyor. Sabahtan akşama kadar sür'atli bir tarzda meşgul oluyorum; çok mühim işlerim de geri kal

Mikroptan zelzeleye, eşyanın dizginleri Onun elinde

Ey insan! Sen kendine mâlik değilsin.Sen, kudreti nihayetsiz bir Kadîr, rahmeti hadsiz bir Rahîm-i Zat-ı Zülcelâl'in memlûküsün. Öyle ise sen, kendi hayatını kendine yükleyip zahmet çekme; çünkü hayatı veren Odur, idare eden de Odur. Hem dünya sahipsiz değil ki, sen kendi kafana dünya yükünü yüklettirerek ehvalini düşünüp merak etme. ünkü onun sahi

Deprem emir ve hikmet-i İlâhî iledir

Altıncı suâl:Zelzele, küre-i arzın içinde inkılâbât-ı madeniyenin neticesi olduğunu ehl-i gaflet işaa edip, âdeta tesadüfî ve tabiî ve maksatsız bir hâdise nazarıyla bakarlar. Bu hâdisenin manevî esbabını ve neticelerini görmüyorlar; tâ ki intibaha gelsinler. Bunların istinad ettiği maddenin bir hakikati var mıdır Elcevap: Dalâletten başka hiçbir h

"Kalbe ihtar edildi", "yazdırıldı" gibi tabirlerden maksat nedir

Dördüncüsü: "Şahsî nüfuz temin etmek" bir suç unsuru gösterilmiş. Sebebi de "Risale-i Nur'un şahs-ı manevîsi namına konuşuyorum" demesi ve "Kalbe ihtar edildi," "Hatırıma geldi," "Kalbime geldi," [...] Ehl-i vukuf bu cümleyi medar-ı ittiham etmiş.Cevaben deriz: [...] Hemen herkesin dediği gibi "Hatırıma geldi," yahut "Fikrime geldi," yahut "Fikrime

İstibdat tımarhaneyi bana mektep eyledi

Vakta ki hürriyet divanelikle yâd olunurdu; zayıf istibdat tımarhaneyi bana mektep eyledi. Vakta ki itidal, istikamet irtica ile iltibas olundu; Meşrutiyette şiddetli istibdat hapishaneyi mektep eyledi.Ey şu şehadetnâmemi temaşa eden zevat! Lütfen ruh ve hayalinizi misafireten, yeni medeniyete karışmış asabî bir bedevî talebenin hâl-i ihtilâlde ola