Rahmi Turan

Rahmi Turan

Sözcü
Gündem 622 yazı 8 takipçi

Hayat ağacının dalları ve çiçekleri

Hayat ağacının dalları gibiyiz hepimiz... Nasıl ki ağaçlar yapraklarıyla, çiçekleri ve meyveleriyle güzelse, bizler de çocuklarımızla, torunlarımızla güzeliz, mutluyuz, anlamlıyız. Hayat onlarla çok daha da güzel, çok daha da anlamlı. Cumartesi akşamı kızım Pınar'ın kızı, benim ilk ve tek kız torunum Eda'yı nişanladık. İkisi de yüksek eğitimli pır

Etmeyin, eylemeyin, milleti bu kadar ezmeyin!

Fiyatlar alıp başını gidince "Bu sorunu yine biz çözeriz" dediler... Sonra da "Faiz sebep, enflasyon sonuç" teorisi ortaya atıldı... Maliye Bakanı "Enflasyonu biz bitireceğiz" dedi. Umut etmek, inanmak istedik ama... Şimdiye dek söylenenlerin hiçbiri tutmadı, fiyatlar uçtu, coştu âdeta! İnanmakta tereddüdümüz doğruymuş meğer... Ekonomide izlenen bu

Sultan Alpaslan'dan Mustafa Kemal'e...

Bir ulusun karanlık günlerini de, aydınlığa kavuştuğu günleri de asla unutmaması gerekir. 30 Ağustos, karanlık günlerden aydınlığa çıkışın en büyük adımıdır. Bir takım yarım akıllıların "Kurtuluş Savaşı'nı keşke Yunan kazansaydı" diye dövünmeleri, cahillikten de öte, hainlikten başka bir şey değildir! 622 yıllık uzun bir yaşam süresinden sonra tari

Belediyeler işin tadını kaçırdı artık!

Bu ülkenin vatandaşı olmak "Vergi mahkûmu" olmak demektir. Dünyaya gelirken zaten borçlu doğuyoruz... Hayatımızın sonraki yıllarında, dolaylı-dolaysız vergi cehenneminde yaşamaya çalışıyor, ağır vergilere katlanmak zorunda kalıyoruz. Güzel memleketimizde "Vergi adaleti yok" maalesef! Bazen, birtakım yandaş firmaların yüz milyonlarca liralık vergi

Dindar ile dinci arasındaki fark!

Türkiye'de dincilik tartışmaları hiçbir zaman bitmedi, her dönemde devam etti. Peki, dinci nedir, dindar nedir Bugüne kadar bunu en iyi anlatan rahmetli din bilgini Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk olmuştur. Onun bu konuda yazdığı çok değerli bir kitap var. Adı: "İnsanlığı Kemiren İhanet: DİNCİLİK" Kitabı okurken, dinciliğin ne berbat bir şey olduğunu d

Ayı ile asla yatağa girilmez!

Amerika'nın Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın günlerden beri söylediği sözler, Türkiye'ye Osmanlı tipi devlet düzeninin önerilmesi gibi absürt ifadeler, bu konuda bazı dolapların döndüğünü gösteriyor. Tom Barrack, laik ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'ne ve bizlere, batan Osmanlı'nın devlet düzenini önerirken, İstanbul Fener'deki Ortodoks Patrikliği'n

İnternette satılan ilaçlar birer canavar olabilir!

İnternette yapılan ilaç sahtekârlığı, halkın dolandırılmasının ötesinde insan sağlığına da büyük zarar veriyor. Vatandaşlar "Bunlar bitkisel ilaçlar, zararı olmaz, belki faydalıdır" diyerek bu tür ürünleri satın alıp kullanarak kendi karaciğerlerine, böbreklerine zarar veriyor. "Bitkisel olan ilaçlar zararlı olmaz" inancı yanlıştır. Birçok zehir de

İnternette yapılan ilâç sahtekârlığı!

Toplum olarak iyice çürüdük ne yazık ki! Her yanı ahlâksızlık, hile, yalan-dolan sardı! Ne oldu bize Neden bu kadar sahtekârlık batağına gömüldük Ne oldu asaletimize Her gün yeni yeni sahtekârlıklarla karşılaşıyoruz. Bir dolandırıcılık türü daha interneti sardı. Toplumda tanınan kişileri kullanarak yapılan yalan, yanlış, yanıltıcı reklamlarla, uydu

Fenerbahçe'nin hali ve Ali Koç

"Ne olacak şu Fenerbahçe'nin hali" diye düşündüğüm sırada, kadim dostlarımdan can arkadaşım Can Pulak'tan bir e-posta aldım. Bilmeyenler için söyleyeyim. Can Pulak, 9'uncu Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın baş danışmanlığını yapan bir meslektaşımızdır. O da gazeteciliğe benim gibi spor muhabirliğiyle başlamış, daha sonra diğer alanlara geçmiştir. İyi bi

Vergi köleleri (2)

Dünkü yazımın başlığı "İktidar milleti vergi kölesi yaptı" idi... 2026'da gelecek Emlâk Vergisi ile Değerli Konut Vergisi'nden bahsediyordum. Bazı okurlarım sordu: "Ödediğimiz vergiler neler" Say say bitmez! Sağına dön vergi, soluna dön vergi, önüne bak vergi, arkada bak vergi... Vergilerin tamamını yazmaya bu sütun yetmez... Vatandaşı yakından ilg

"İktidar milleti vergi kölesi yaptı!"

Bu yönetimin artık Türkiye'ye vereceği hiçbir şey yok! Ulus olarak vahim bir şekilde yoksullaşmaya devam ediyoruz. Bir türlü durdurulamayan fiyat artışları karşısında ezilen halkın yükünü daha da arttıracak ağır vergiler dalga dalga geliyor. Her şeye ağır zamlar, vergiler geliyor. İnsanlarımızı daha büyük güçlüklerin içine itecek vergilerden son ik

Bunun adı kadın düşmanlığıdır!

Diyanet İşleri Başkanlığı ne yapıyor Allah aşkına Şeriat hukuku getirerek ülkeyi Afganistan'a mı döndürmek istiyor Nedir bu, Anayasa'ya ve laik Cumhuriyet ilkelerine uymayan, onları yıkıp yok etmek isteyen hutbeler Atatürk Diyanet İşleri Başkanlığı'nı, 3 Mart 1924'te, halkımızın yobazlar, tarikatlar ve insanları Allah ile aldatanların din sömürüsün