Rahim Er

Türkiye

Suç ve Ceza

Sanırız; edebiyat severler, yazının başlığını görünce yüzlerinde bir gül esintisi hissetmişlerdir. Fyodor Mihayloviç Dostoyevski'den, O'nun ünlü eseri Suç ve Ceza'dan, romanın kahramanı Raskolnikov'dan söz edeceğimden yana ümitlenmişlerdir.Öyle olmasını ne çok isterdikNe var ki "gündem" adlı iletişim sağanağı, buna müsaade etmiyor. Şüphesiz ki lezz

Kut bayramımız kutlu olsun!..

26 Nisan 1916Saat 13, tarihimiz için muhteşem bir ândır. Bu ân, muhasara altındaki işgalci İngiliz tümeni, ordumuz karşısında son 300 yıldaki en büyük mağlubiyete uğramıştır. Hayır! Yaşanan bir mağlubiyet değil, hezimettir. Tarihçilerin kesin hükmü budur. Kuşatma kaldırılsın diye düşman ordu komutanı,1 milyon pound altın lira bile teklif etmesine r

E-ihanet!..

27 Nisan E-Muhtırası, 27 Mayıs Darbe Cinayetinin devamıdır. Darbe ihtirası, şifa kabul etmez illetli bir iptiladır. Milletimizin bağlı olduğu mânevî ve millî değerlerin hasmı bu zihniyet mensupları, sanılmasın ki bittiler, tükendiler, yok oldular. Cuntacı, vesayetçi ve ideolojik saplantılı bu yabancı hayranları, sinmiş, yeraltına çekilmiş ve saklan

Bina dönüşümünde öncelik Suriçi'nin olmalı

Zelzelede ilk kurtarılması gereken"Fatih"isminin taçlandırdığı Suriçi İstanbul'umuzdur. Burası, ecdâdımızın İstanbul tarifiyle"nefs-i İstanbul", İstanbul'un kendisidir. Diğerleri, Eyüp, Galata ve Üsküdar'dırSuriçi, bu milletin çeyiz sandığı iken bir asır boyunca ne yazık ki Latin yağmasını hatırlatan bir ihânet, talan ve çapulculuğa mâruz kaldı. Se

Tarihi doğru okumak!..

Tarihi ve tarihî şahsiyetleri olduğu gibi anlatmak, çarpıtmamak milletlerin hayatı için olmazsa olmaz şartlardan biridirHâdiselerin, henüz yaşandığı dönemlerde iftiralar, asılsız suçlamalar havada uçuşur, yeni nesiller, mekteplerde okutulan ısmarlama yazılmış resmî tarihlerle güdülen ideolojiye inandırılmaya çalışılır.Bu durum, ihtilal ve inkılapla

Türkiye Gazetesi

Türk, Türkiye ve Millî kelimelerini kullanabilmek, Hükûmetin iznine tâbidir. Bu izni alarak 22 Nisan 1970'te yola çıkan bu gazete, yayın hayatının hiçbir yıl, ay ve gününde bu isme yakışmayacak hiç ayıba düşmedi, kınanacak hiçbir çirkinlik yapmadı.Enver Ören Bey, Kimya Fakültesinde asistanlığı bırakarak matbuat dünyasına geçtiğinde 31 yaşındaydı. B

Türkistan, hepimizin mülkü!..

Türkistan'daki yönetimler, Türkiye'yi derinden incittiler, kırdılar, üzdüler Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Tacikistan Hükûmetlerine milletçe çok kırıldıkAB-Orta Asya Zirve Kararları üzerine şöyle denebilir:-Türkiye, arkasından vuruldu!..-Türkiye, ihânete uğradı!!..-Türkiye, satıldı!!!..-TDT'nın bir anlamı kalmadıBunlar ve dah

Kardeşlik

İslâm'la şereflenmemizin başlangıç tarihi, 751 yılıdır. Abbasilerle Çinliler arasında cereyan eden Talas Harbi'nde Karluk Türk bahadırlarının, Çin ordusundan koparak Abbasî mücahîdlerinin saflarında yer almalarıyla Türklerin ferden İslâm'la tanışması başladı. Müslümanlığı Devlet çapında tercihimizse Karahanlı Hükümdarı Abdülkerim Satuk Buğra Han'ın

Davos'tan Antalya'ya

29 Ocak 2009 günü Antalya'da bir toplantıdaydım. Akşama yakın oteldeki odama geçtiğimde açtığım TV kanalları canlı bağlantılarla Davos'taki sarsıcı haberi veriyor, eski büyükelçileri, bâzı aklıevvelleri vs. ekrana çıkararak görüşlerini alıyorlardıŞu olmuştu:Cenevre'nin Davos kasabasında yapılan"Dünya Ekonomik Forumu"adlı panele Sn. Erdoğan da dâvet

Hakkı teslim etme!

10 Nisan 2025 tarihli İMZA başlıklı sütunumuzda "yetim-i akran" olmaktan söz ettik. Arkadaşım, Ömer Faruk Turan'ın vefâtı üzerine o yazıyı kaleme almıştım. Merhumu tasvir etmeye çalışmış fakat doğrudan kendisini tanıtmak yerine umumî vasıfları üzerinde durmuş ve bu vesileyle "yetim-i akran" sözüne temas etmiştik. Nerede doğduğu, ne okuduğu, ne iş y