Ömer Erdem

Karar

Çok şey olurken olmayan az şeyler

'Görmüyor musun' diyor adam, kolunu ok gibi ileri uzatmış, işaret parmağıyla uzakta bir yeri gösteriyor. Denizin ufkunda zaferden dönen bir filo gördüğünden emin. 'Ne var ki orada Neyi görmemi istiyorsun' diye daha sormadan yanındaki, 'kör müsün, gerçekten görmüyor musun' sorusu daha bir sertleşiyor ağzında. Yüzü işaret parmağı kadar gergin, kararl

Klasik olana dönüş

"Gençleri seviyorum, fakat canım şiir okumak isteyince Bâkî Efendi'yi açıyorum," der Tanpınar, "Yeni Edebiyat Cereyanına Dair" başlıklı yazısında. Bu ifade edebiyatımızda en esaslı modern atılımları yapmış birisi için çelişkilerle örülmüş gibi görülür. Hatta gününü okuyamamış bir ruhun birden sürçmesi diye de yorumlanabilir. Gerçi sonradan ortaya ç

Kötülüğün kamusal onayı

Alışkanlıklarımız zamanla kanıksamaya en sonunda ise duyarsızlığa dönüşür. Bireysel alışkanlıkların toplumsal alışkanlıklarla örtüşmesi ise uzun vadede ortak bir çürüme havuzu oluşturur. Hayatla kurulan temasın tabiatı kişinin tercihlerini de belirler. Tercih, düşünsel tartmanın sonucudur. Maruz kalma ise çok bileşenli ve çok katmanlı, çağımızın en

Hastane bahçesinde bir an

Uzun zamandır böylesi bir sakinlik yaşamamıştım. Sadece kaslarım, damarlarım, kemiklerim değil tüylerim bile sanki uyuşmuş dünyada başka bir zaman varmış duygusunu tattırmıştı bana. Çok özel bir sebebi var mı diye zihnimi yokladım. Ekim güneşinin keskin ve aydınlatıcı ışığında kaşlarımı bir o yana bir bu yana oynattım. Bir gerekçe bulamadım. Her ik

'Elde kalem' kitaplara dalan adam

Tim Parks, dilimize çevrildiği zamandan beri ilgiyle okuduğum bir yazar. Ne yazık ki edebi değerine karşılık hak ettiği ilgiyi görmedi bu süreçte. Kitapları yeterince tekrar baskı yapamadı. İyi yazarlar böyledir. Piyasa iştahı onlar için çok açık çalışmaz. Zaten de kültür piyasasına dair keskin görüşleri vardır Parks benzeri kimselerin. Kimsenin sa

Fotoğrafı delen bakış

İlk gençliğinden beri uzaktan tanırdı onu. Yüz yüze tanışmaları için ise bir süre zaman geçmesi gerecekti. Öğrenci evlerinde kitapları okunur tartışılırdı. O da bu tartışmalarda duymuştu adını. Belli ideolojileri benimseyen gazetelerde zaman zaman görüşlerine yer verilirdi. Uzaktan kavgacı birine benziyordu. Kesin ve keskin fikirleri vardı. Kitlele

Yaşar Kemal- Enis Batur Roman-Şiir

Geçen hafta sosyal medyada bir paylaşım yapıldı. Enis Batur'un bir kitabından veya yayınlanmış metninden alınan yazılı görselde, Yaşar Kemal'in bir gün kendisini telefonla aradığı ve yemeğe davet ettiği bilgisi vardı. Şaşıracak bir şey yoktu bu bilgide. Yaşar Kemal gibi şöhretli bir yazar Enis Batur gibi değerli ve bilinen bir şairi davet edebilird

Haksızların büyük zaferi mi

Gazze'de çocukların, kadınların hunharca katledilmesi, soykırımı gölgede bırakan zulümler işlenmesi gözlerimizin önünde olup bitiyor. Sadece gözlerimizin değil ruhlarımızın da bu vahşete razı olması bekleniyor. İsrail adını almış terörist devlet adeta haksızların büyük zaferi adına kötülük burcuna son bayrağı dikiyor. 'Zulüm bir şeye hakkını vermem

Hayat Serpintileri ya da Mahmut Yesari

Öteden beri popülerlik diye bir hastalığı var edebiyat ortamımızın. Günün havasına, güncelin çağrısına kapılmak, şu veya bu yönden estirilen rüzgara göre ilgi gösterip vaziyet almakla gün yüzüne çıkan bir hastalık daha çok. Böyle olunca da ne kavramlar ne meseleler ne de yazarlar yerli yerine oturabiliyor. Vaktiyle şöhret bulmuş isimlerin yıldızı s

Kılıç çiçeğinin söylediği...

Üç boy Paşa kılıcı çiçeği güneşe karşı çekilmiş silah gibi ışıyordu balkonda. Doygun sonbahar ışığı dokularındaki ebrumsu dalgayı daha bir belirginleştiriyor sokaktan gelip geçene kayıtsız kendi geçit alayına hazırlanan genç askerler misali bu üç dal komut alıp veriyordu kendi aralarında. Onun ise aklı mutfakta kalmıştı. Bir dal sakız sardunyasının