Kimsesizlerin kimsesi eğitim kurumları - Duran Güldemir

Köy Enstitüleri kapatıldıktan sonra köylüler neden kendi çocuklarının okumayı istememeye başladı: eğitim bir tehdit mi olmuştu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Cumhuriyet döneminin Köy Enstitüleri ve Öğretmen Okulları'nın yoksul Anadolu çocuklarını aydınlattığını, ancak bu aydınlanma ışığının bazı çıkarları tehdit ettiğini ve nihayetinde okulların kapatılmasına yol açtığını anlatmaktadır. Yazarın temel iddiası, geçmişten alacak ders vardır ve modern eğitimin sevgi, saygı ve barış temeline dayanması gerektiğidir. Eğitimi yetkisizleştirme politikaları yaşanan şiddet ve toplumsal çöküşün köklerinde mi yatıyor?

"Bu öğretmenler köyümüze geldikten sonra bizim ne söyleyecek sözümüz kaldı, ne de gücümüz..."

Köy Enstitülerinin kapatılma nedenleri anlatılırken o dönemin toprak ağalarıyla birlikte söz sahibi kimi egemen güç temsilcilerinin söylediği bu söz yıllardır hep yazıldı çizildi, konuşuldu. Belki de işin en üzücü yanı, buna benzer sözleri, Köy Enstitülerinin kapatılmasından yıllar sonra kendi köyünde okulun kapanmasını isteyenlerden duymaktı.

Bir seçim öncesinde, köye gelen bir grup gurbetçinin köylerindeki okulun kapanmasını istemeleri karşısında şaşkınlığımı gizleyememiştim. "Neden" diye sorduğumda verdikleri cevap şuydu: "Köyümüzde okuyan öğrencilerin çoğu göçer ailelerin çocukları. Bunlar okuyup ilerde iş güç, meslek sahibi olacaklar. Oysa bizim, mala davara bakacak çobana; bağa bahçeye gidecek ırgata ihtiyacımız var..."

Köy Enstitülerinin devamı olan Anadolu Öğretmen Okulları, köy okullarına binlerce öğretmen göndererek Anadolu'yu baştan başa aydınlatmıştı. İşte bu aydınlanma ışığı bazı gözleri rahatsız etmişti. Bu anlayışın getirdiği politikalar sonucu köyler de boşalınca, Anadolu okulsuz, öğretmensiz bırakılmıştı. Oysa, yapılması gereken bir kişinin bile "eğitim"den yoksun kalmaması için ona her türlü olanağın sağlanması değil miydi Öğrenci azlığı gerekçesiyle, köy okulları bir bir kapandı. Evet her geçen yıl öğrenci sayısı düşüyordu ama bunun çözümü konusunda gerekli hiçbir önlemin alınmamasıydı en büyük sorun.

Her alanda olduğu gibi eğitimde de çok büyük gelişmelerin yaşandığı çağımızda, bizim de bu gelişmelerle dünden daha ileride olmamız gerekmiyor muydu Maalesef geçmişin özlemi içinde, geçen her geçen günü arar olduk. Bugün özellikle Köy Enstitülerinden ve daha sonra kapatılan Öğretmen Okulları'nın o çağdaş eğitim anlayışından alınması gereken o kadar çok ders var ki...

Cumhuriyet, "kimsesizlerin kimsesi olma" anlayışı doğrultusunda ülkenin dört bir yanındaki yoksul Anadolu çocuklarına böyle sahip çıkmış, onları öğretmen, doktor, mühendis olarak yetiştirmiş, daha da önemlisi onları bakan, başbakan yapmış, cumhurbaşkanı olarak ülkenin başına getirmiştir.