Yazı, sosyal medya ve dijital içeriğin çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisini tehlikeli bir fail olarak niteleyip 15 yaş altı yasağını savunmaktadır. Bu uyarıyı yapan yazar, aynı zamanda ebeveynlerin rahat olması için çocuklarını bu platformlara teslim ettiğini, haber yapıyor ve emsal oluşturuyor olmasını da eleştirmektedir. Ancak dijital çağda çocuklara tamamen erişim yasaklamak, belki de sorunun kökü olan eğitim ve aile rehberliğinin eksikliğinin üzerini örtmek değil midir?
Döndük dolaştık yine "sınırsız internet ve sosyal medya"nın toplum, aile ve çocuklar üzerinde ne kadar tesirli bir tehdit değil, bir fail olduğuna şahit olduk.
Evet, iyi/kötü "bir işe sebep olan işleyen gibidir" ilkesi gereği tehdit olmaktan çıkıp bir fail ve katil haline gelen sınırsız sosyal medya artık suç unsuru kabul edilmeli. Tabii ki arkasındakiler de.
15 yaş altı sosyal medya yasağı teklifinin komisyonda kabul edildiği ve yürürlüğe girmesinin beklendiği bu günlerde bu yasanın ne kadar ehemmiyetli ve geç kalınmış olduğunu daha net anlamış olduk.
Bu yasak ne zaman yürürlüğe girecek bilemiyoruz ancak; benim ülkem için, toplumum, aile ve gelecek nesillerim için tehdit olmaktan çıkıp birer fail ve katil olan ne varsa gereğinin derhal yerine getirilmesi gerekmektedir.
Bunun için hiç kimsenin çıkarına, kazancına, keyfine ve timsah gözyaşlarına bakılmamalı!
Okullar açıldığından beri bu kaçıncı olay Herkesin evinde öğrenci olan çocuğu yakını mutlaka vardır. On kişiden sekizi elindeki telefonu, tablet ve bilgisayarı bırakıp okula gitmek istemiyor!
Öğrenci olması ve eğitim alması gereken; anne babasına, öğretmenlerine ve büyüklerine saygılı eğitimden geçmesi gereken çocukların ağzından, elinden sosyal medya oyuncağını aldığınızda veya almaya kalkıştığınızda, çıkan söz "kendimi öldürürüm" ya da "başkasına zarar veririm" oluyor!
Elindeki alette ne var, kimlerle muhatap bilmiyoruz. En bildiğimiz şey; "Haz, hız ve hırs" dürtülerinin tavan yapıldığı bir ekranla karşı karşıya kaldıkları.
Ya sınır tanımayan, saatlerce başından kalkılamayan araba, maç veya sürekli öldürmenin skor olduğu savaş oyunları!
Körpe çocuklarımız saatlerini tüketirken ve hayattan koparken birileri daha da ceplerini doldurmaya devam ediyor.
En masum görüneni de hatırlatayım diyorum ki hepiniz karşılaşıyorsunuz.
Beşikten ilkokula kadarki çocuklarımızı susturmak için açtığımız videolarda ne var
Binde biri, çocuk pedagojisini bilmeyi bırakın kendileri eğitime muhtaç. Aile, adap ve edebinden yoksun muhteris ve görgüsüz kimseler, ailecek daha albenili olsun diye videolar çekip yayınlamakta.
Çektikleri her bir yeni videoyla senden kazandıklarıyla sürekli köşeyi döndüklerini, her gün yeni eşya, ev ve arabalar değiştirdiklerini gösteriyorlar. Tatil, oyun merkezleri ve alışverişten çıkmıyorlar.
"Sen neden izletiyorsun İzletme!" diyeceksiniz. Başka şeyleri izletseniz de elinde o materyal oldukça dönüp dolaşıyor onlar bir şekilde çocuğunuzun önüne geliyor.
Bunlar birçok ebeveynin, bizlerin de; rahatından ödün vermemek için, keyfine bakması için işine geliyor, ses çıkartmıyoruz.
Çocuklar başka nelerle karşılaşır, telekomünikasyonun gözünden kaçmış hangi tehlikelerle yüz yüze kalır o da ayrı bir sorun.
Ve bu en masumu dedim!
Şimdi yıllardır yap-bozlarla bu güne kadar taşıdığımız eğitim sistemimizde yeni Milli Eğitim Bakanımız bir şeyler yapmaya çalışıyor, maarif modeliyle bazı ilklere imza atıyor, her doğruya karşı çıkanlar karşısına dikiliyor.

8