Miyase İlknur

Cumhuriyet

Sökülen rütbeler birilerine yeni rütbeler kazandıracak

Orası kesin. Aksi takdirde ne hukuk ne vicdan teğmenlere verilen ihraç cezasını açıklamaya yeter. Geçen yıla kadar okunan andın resmi törenden sonra okunmasını sorun olarak görmek başlı başına bir sorundur. Ülkenin ve harp okullarının kurucusu olan Atatürk'ün adının anılmasından resmi iktidarın rahatsız olmasına kimse şaşırmaz. Ancak Harp Okulu'nda

Eceli gelmiş iktidar...

Zulmünü artırırmış. Dönün bakın tarihe; nice diktatör, nice otoriter iktidar ne zaman halkını baskı ve zulümle cendereye sıkıştırmış, hukuku ayaklar altına almışsa kendi gidişini de hızlandırmıştır.Çünkü kendisi korktuğu için muhaliflerini, itiraz edeni korkutarak iktidarını koruma içgüdüsüyle hareket etmektedir.İktidarların otoriterleşmeye başladı

Son devrin mazlumları: Osman Kavala örneği

Erdoğan ve bilumum siyasal İslamcının ideoloğu olan Necip Fazıl, Atatürk dönemini dindarlara zulüm uygulamakla eleştirdiği kitabının adını "Son Devrin Din Mazlumları" koymuştu. Zulme uğradığını iddia ettiği mazlumlar da Vahdettin, Şeyh Sait ve Menemen katliamının azmettiricisi Şeyh Esat Efendi falan. Necip Fazıl'ın bendeleri şimdi iktidarda. Onları

Tekelci medya tekelci menajere savaş açtı

Böylesi ancak bizim memlekette olur zaten. Bir haftadan beri sinema, dizi ve reklam sektöründeki tekelleşmeyi konuşuyoruz. Peki bu sektörlerdeki tekelleşme ve kast sistemi iddiasını gündeme getiren kimKim olacak, tekelci medyamız. Görende sanır ki tekelleşme ve kast sistemi sadeci dizi ve reklam sektöründe var. Diğer sektörlerde katiyen böyle şeyle

Yine 'haberim yoktu' derse ya...

Valla der mi der. Yapmadığı şey değil. Anketlere bakar, oylarında anlamlı bir artış olmadığında ya da kendisinin yeniden seçilmesini garantileyecek anayasa değişikliğine gerekli desteği bulamadığında "Ne açılımı, ne barışı Teröristle barış mı olurmuş. Nereden çıktı bu umut vaadi Siz benim ağzımdan böyle bir söz duydunuz mu Benim haberim yok" der ve

Biz yine Dimyat'a pirince giderkene...

Henüz Dimyat'a varmadan evdeki zahire ambarına kurtlar dadandı. Yetmezmiş gibi Dimyat'taki pirinç çuvalların üstüne de birileri gelip oturdu. Hadi al alabilirsen.Arap Baharı başladığında Müslüman Kardeşler'in hamiliğine soyunup pastadan pay kapma derdine düşerken milyonlarca Suriyeli bizim pastadan en büyük payı aldı. İçeriden homurdanmalar başlayı

Sıkıntı yok biz öderiz

Yiyin, için keyfinize bakın. Biz öderiz.İtibardan tasarruf olmaz tabii ki. Makam araçlarınızı, uçak filolarınızı yenileyin; hatta daha üst segmentte araçlar alın. Zatı şahanelerinden ve mülki erkanından mı esirgeyeceğiz. Gönderin faturayı biz öderiz.Suriye'de iç savaşı körüklediğimiz için 5 milyon sığınmacı ülkemize geldiği için Reis'e Allah'ın gün

Eyvah! Yine bize övüyorlar

Bölgemizi dizayn eden küresel güçler ne zaman bizi devlet yönetimini elinde bulunduranları övseler, "Eyvah!" derim. Çünkü arkasından gelenler pek de hayırhah değildir. Küresel güçler eğer bizim gibi ülkeleri amaçları için kullanmayı hedeflediklerinde sadece yöneticileri değil, medyası ve düşünce kuruluşları da eşzamanlı olarak hükümet ya da devlet

Eyvah! Yine bizi övüyorlar

Bölgemizi dizayn eden küresel güçler ne zaman bizi devlet yönetimini elinde bulunduranları övseler, "Eyvah!" derim. Çünkü arkasından gelenler pek de hayırhah değildir. Küresel güçler eğer bizim gibi ülkeleri amaçları için kullanmayı hedeflediklerinde sadece yöneticileri değil, medyası ve düşünce kuruluşları da eşzamanlı olarak hükümet ya da devlet

Hele durun kırkı çıksın

Suriye'de her şey çok hızlı oldu. Zaferin bu kadar çabuk gerçekleşeceğine kendileri de şaşırdılar. Bu kadar hızla zafere ulaşmak, Emevi Camisi'nin haziresinde yatan Selahaddin Eyyubi'ye bile nasip olmamıştır. Olamazdı da zaten. Zira o dönemde Eyyubi'nin arkasında bugünkü gibi silah, lojistik, istihbarat ve mali yardım yapacak emperyal güçler yoktu.