Mikail Yaprak

Mikail Yaprak

Yeni Asya
Yaşam / Din 52 yazı 0 takipçi

"Elhasıl, Sultan Selim'e biat etmişim"

Üstad Bediüzzaman'ın, "İttihad-ı İslam" meselesinde "biat etmişim" dediği Sultan Selim'e çağlar arkasından arzuhalimizdir.Haşmetli Sultanımız! "Nasılsınız" mutad sorusuna dilimiz varmıyor. Zira cevabınızın "Bîkararım, muzdaribim" olacağını düşünüyoruz. Hani, "ihtilâf ü tefrika endişesi, kûşe-i kabrimde bîkarar eyler beni" demişsin ya... İslâm mille

Kartal ve kuzgun

Bütünüyle İlahî san'at harikalarından ibaret olan, ama tabiidir, zannıyla "tabiat" dedikleri âlemde her varlık, kendine has özellikleri ve güzellikleriyle yaratılmıştır.Akıl ve fikir sahipleri için bu âlem ibret levhalarıyla doludur. Burada, herkesçe bilinen ve tanınan iki kuşu direkt anlatmak gibi bir niyetimiz olamaz. Ama bizzat yaşadığımız ve şa

Borçlunun duası

Daha öncekilerin yorumlarında "devam" diyen okuyucularımızın hatırı için, bugün yine köşemizi kıssadan hisselere ayırmış olalım. Osmanlıda bir vezir, şehirdeki muhaçlara borç para dağıtır, geri ödeme tarihini soranlara da, "Sultanımız ne zaman vefat ederse, o zaman borcunuzu geri ödersiniz" cevabını verirdi. Bu hadise sultanın kulağına gider ve sul

Sevgi küllenmesi

Daha düne kadar; senelik ömrümüzün büyük bir kısmını, sıladaki sevdiklerimizin özlemiyle geçirdiğimiz garbî bir coğrafyadan vatana avdetimizin "hayali cihan değer"di..Hasretini çektiğimiz mekânda hasretimizi çekenler çoktu. Onların hasreti o kadar halis ve riyasızdı ki, yılda bir defa yerine üç defa, hatta bazen dört defa bizi yanlarına celbederler

12 Mayıs: Annemin vefat günü

Evet, 1993'ün 12 Mayıs'ı annemin vefat günüdür. Aradan 31 yıl geçti.Bu sene anneler günü de 12 Mayıs'a denk gelince; anneleri "anma"yı bir günle sınırlayanların inadına ve bilcümle anneler adına kalemimiz tabi olsun şu yazının maksadına.. Batıdan gelen ve her yılın sadece bir gününü Batı standartlarıyla simgeleyen, Batı motifleriyle süsleyen ve sü

Kar yağıyor

Kulenin başındakiler, zirvedekilerÜstümüze geliyorlar Tabana kuvvet. Evet.. Dağılın ayak takımları, savulun uzaklara! Güvendiğimiz dağlara.. Nasıl kar yağmış.. Nasıl karalar ak olmuş yağan karla. Nasıl boğuşuyor bir avuç insan, Tepelerle, tipilerle.. Hem nasıl boğuşuyor, öyle ki, iftiharla. Aldırma, ilerle.. Zirvedekiler üşüyor. Üşüyen, titreyen,

"İstibdadın yadigârı: Neme lâzım, başkası düşünsün!"

Risale-i Nur Talebelerinin ifasına çalıştığı her vazifede; sözde ve niyette bırakmayıp amelen tatbik etmek vardır.Meselâ bir gazete mi çıkarıyorlar O gazeteyi sahiplenmede, hatalarıyla-sevaplarıyla "bizimdir" diyebilmede, hatalarının izalesine meşveretlerle çalışmada, zahmet ve meşakkatlerini göğüslemede, maddî ve manevî desteğini esirgememede, oku

TARİHİN TÜRBESİ: BURSA

ŞİİR - MİKAİL YAPRAK - 1977 BURSAKim hayal âleminde güzel bir ülke kursa.. Daha güzeldir ondan, tarihî yeşil Bursa!. Bir zamanlar ki Bursa işgal altında iken.. O günler, ah, saçlarım oluyor diken diken!. Şehrin yeşil çehresi değişmişti bir o gün. Çehreleri sarmıştı endişe, keder, hüzün!. "Ey Osman kalk, yurdunu gör!" diyen o meş'um ses.. Veni

Aldanmamak ve şaşmamak için..

Hak ile batıl, doğru ile yalan, gerçeği ile sahtesi; hele hele siyaset arenasında o kadar seçilmez hale gelmiş, o kadar gri tonlarla dans eder olmuş ki; seç seçebilirsen, gör görebilirsen.Çünkü bu dehşetli ahirzamam fitnesi öyle bir raddeye gelmiş ki; yalanın dolanın, hile ve sahtekârlığın, inançsızlık ve ahlâksızlığın yaygın hale gelmesi adına şer

Bir hadis ve iki husus

Resulullah (asm) buyurdular ki:Ahirzamanda din ile dünyayı talep eden insanlar zuhur edecek. Bunlar, insanlar için öyle bir yumuşaklığa bürünürler ki, koyun postu yanlarında kaba kalır. Dilleri de baldan tatlıdır. Ancak kalpleri kurtlarınkinden daha vahşidir. Cenâb-ı Hak şöyle diyecektir: 'Beni aldatmaya mı çalışıyorsunuz, yoksa bana karşı cür'ete

Cağaloğlu, İstanbul fikir akımlarının merkeziydi - Gazete, dergi ve matbaalara ev sahipiği yaptı

"Zübeyir Ağabey daha İttihad kurulmadan önce bile, "Kardeşim tek bir oda da olsa Cağaloğlu'nda bir yerimiz olsa" diye bir hasretini belirtirdi. Çünkü Cağaloğlu, İstanbul'da fikir akımlarının, cereyanların merkezi idi.GÖRÜŞ - MİKAİL YAPRAK emailprotected Gerçi İstanbul'a ve dolayısıyla da ülkemize ve hatta dünyaya bakan boyutuyla Cağaoğlu'nu yeniden

Baharın bereketiyle... Hatırlamak niyetiyle...

Gazetemizin; fikirlerine ayna tuttuğu ve bütün yönleriyle fikir dünyasına tanıtmaya çalıştığı Üstad Said Nursî, yirminci yüzyılın başlarında şarktaki aşiretlere bizzat giderek onlara münazara metoduyla soru-cevap tarzıyla hürriyet ve demokrasi dersleri verdi. Münazarat adlı kitabında toplanan bu derslere duyulan ihtiyaç bugün had safhaya ulaşmıştı