Tek yol seçim

Türkiye 19 Mart'tan beri ayakta. Temeli olmayan suçlamalar, dedikodulara dayanarak açılan soruşturmalar ve sonunda İstanbul'da rekor oyla seçilen bir başkanın ve çalışma arkadaşlarının daha ne zaman sonlanacağı bilinmeyen tutukluluk süreci.

Türkiye'yi günlerdir dünyada birinci haber haline getiren bu operasyon, sırat köprüsünden geçmeye çalışan ekonomiye büyük darbe vurdu. 2018'de başlayan, nas gerekçesiyle 2021'de "faiz enflasyonun nedeni" iddiası ile patlayan ekonomik krizde ne yazık ki önemli bir viraj kaybedildi.

Türkiye 2018'den beri bir ekonomik darboğazdan geçiyor. 2018'de 8 TL olan dolar geçen hafta 23.5 milyar dolar satıldığı halde 38 TL'de zor tutuldu. Bugün ne olacağı belli değil.

2023'te Hazine ve Maliye Bakanlığı'na Mehmet Şimşek'in kurtarıcı rolüyle getirilerek başlattığı acı reçeteli para politikası yurttaşın büyük fedakârlığıyla uygulandı. Elde edilen döviz rezervi bu acıların sayesinde birikti.

Bu rezervler kolay bulunmuyor. Farklı kaynakları var ve bu operasyon bunları tehlikeye attı. Bazı kaynaklar şunlar:

- Dış ticaret fazlası: Ülkenin ihracatı ithalatından fazlaysa döviz bolluğu artıyor ve bu dövizler Merkez Bankası tarafından rezerve edilebiliyor. Ancak Türkiye dış ticaret açığı veren bir ülke. Şubat itibarıyla 20 milyar dolar olan ihracata karşın 28 milyar dolar ithalat var. Açık 8.2 milyar dolar. Üstelik pazarlardaki sorunlar ve kur nedeniyle ihracat kan kaybediyor.

- Sermaye girişleri: Yabancı yatırımcıların doğrudan yatırım yapması (fabrika, şirket satın alma vb.) veya portföy yatırımları (hisse senedi, kredi alımı) sonunda giren dövizler.

Türkiye'ye uzun yıllardır yeterli doğrudan yabancı yatırım girmiyor. 2007'de 22 milyar dolar çeken Türkiye'ye 2024'te 11.3 milyar dolar gelmiş. Nedeni hukuk sistemine güven olmaması. Sıcak para ise ilk krizde kaçıyor. Tıpkı bugünlerde olduğu gibi.

- Kamu borçlanmaları: Devletin uluslararası piyasalardan kredi veya kredi yoluyla borçlanması sonucu elde edilen dövizler, Merkez Bankası rezervlerine dahil edilebiliyor.

Türkiye'nin nas krizinin ardından 800 puana çıkan risk primi (CDS), sıkı para politikası ile 200'lere gerilemişti. Bu oran iki günde 330'a çıktı. Yani artık daha yüksek faizle borçlanıyoruz. Çocuklarımıza devredeceğimiz borç daha çok artacak.

- Turizm gelirleri: Ülkeye gelen turistin harcadığı dövizler rezervlere dolaylı katkı sağlıyor.

Operasyon nedeniyle demokrasiyi savunmak için milyonlarca kişinin sokağa çıkması dünyada da yankılandı. Turist riskli ülkeye gitmez. Zaten pahalılık nedeniyle gelmeyen turist bir kez daha düşünecektir.

- Swap ve uluslararası anlaşmalar: Merkez bankaları arasındaki swap anlaşmaları (döviz takası) veya uluslararası kurumlarla yapılan kredi anlaşmaları sonucu elde edilen dövizler de rezervleri destekleyebilir.