Yazar, Mevlana'nın Şeyh Sanan hikayesini kullanarak hakiki erdemin toplumsal beğeniye tabi olmayacağını, bilakis 'izahı olmayan hale düçar olmak'ta yattığını savunuyor. Çünkü 'öteki cehennemdir' ve insanın yalnızca Allah'ın rızasını gözetlemesi gerekir; peki bu tasavvufi tercih, çağdaş toplumda ahlaki sorumluluktan kaçış mı, yoksa daha yüksek bir maneviyat arayışı mıdır?
Ben Ekrem hocadan dinledim. Ve ona dedim ki "çaldı isem miri mal çaldım" fehvasınca ben bunu çalaram ve "götürü bazar" sataram. Eksiğiyle artığıyla alan bulunur elbet.
Derler ki bir gece Şeyh Sanan, meclisi kurup dervişleriyle meşkin, zikrin, lütfun lezzetini alıp uykuya varmıştır. Uykuya varınca bir tuhafça rüya görüp hoplayıp uyanmıştır. Ve şöyle demiştir: "Anlaşıldı, Yusuf o kuyuya düşecek."
Dur bakalım orada.
Sen şimdi benim sana hikayenin orasını anlatacağımı düşündün değil mi İşte Şeyh Sanan rüyasında bir Rum güzeli görecek, onun peşine düşüp meftunu olacak, Rum kızı "o iş olsun diyorsan şarap içip, zünnar takıp domuz otarman lazım gelir" diyecek, Şeyh Sanan da kızın cümle isteklerine ram olup "söyle Rabbin kimse ona tapayım" diye ünleyecek Rum dilbere. Bunun üzerine cümle dervişan Şeyh Sanan'ı "şüphesiz şeyhimiz yoldan çıktı" deyip terk edecekler de işte bir mürit, teslimiyet dersi verircesine "eya madem ki şeyhimiz şarap içti siz niye içmediniz", "madem şeyhimiz zünnar kuşandı, siz niye kuşanmadınız", "madem şeyhimiz domuz otardı da siz niye otarmadınız" diyerek hem şeyhi kurtaracak hem de diğer müridanı öyle mi
Eh, işin magazini öyle elbette ve azıcık düşünürsen çok ibret var o magazinde de lakin işin bir başka tarafı da var. Bu, odur.
Şeyh Sanan "anlaşıldı, Yusuf o kuyuya düşecek" diyerek uykusundan uyandığında kendisini bekleyenin bir imtihan, hem de pek çetin bir imtihan olduğunu bir anlığına olsun düşünmemiştir. Çünkü Yusuf'un kuyuya düşmesi imtihan değil, kemalat meselesidir. Yusuf'un kuyuya düşmesi olgunluğunu, kemalini tamam etmek içindir.
Hazreti Yusuf'un o kuyuya düştüğünde kemalatını nasıl ikmal ettiği malumdur. İstediğini sadece Allah'tan istediğinde başına gelen de malumdur, isteği için araya aracı koyduğunda neler olduğu da malumdur.
İyi de, Şeyh Sanan'ın kuyusu nedir ve hikayedeki olgunluk nerededir
Aç kulağını da iyi işit. İncelikli bir meseledir ve de dikkat lazım gelir.
Derler ki Şeyh Sanan'ın müridanı şeyhlerini ikna için son derece talihsiz bir cümle kurmuşlar: "Efendim, bu hali başkalarına nasıl izah ederiz"

4