Yanlarına kâr mı kalıyor

Derdimi yazının sonunda anlatacağım ama önce uzun bir girizgâh yapmam lazım. Türkiye'deki Arap düşmanlığının en belirgin nedeni, seküler ve oligarşik Kamalistlerin Batılı efendilerine "Biz de Araplardan nefret ediyoruz, bizi de aranıza alın, bizi de kulübünüze kabul edin" ezikliğidir. Hayranlık beslediği, "gelişmiş" bulduğu Batı'ya yaranmak için her şeyi ama her şeyi yapabilir bir Kamalist. Hani Avrupa Yakası dizisinde "Ben de Nişantaşılıyım, bende de panik atak var" diyerek kendisini "o sınıfa" ait hissetmek için çabalayan bir karakter vardı ya. Seküler ve oligarşik Kamalizmin ürettiği Arap nefreti de tam böyledir. Sorsanız, hiçbiri ırkçı değildir ha. Kategorik olarak hiçbir ırktan nefret etmezler güya. Ama işte Türkiye'nin doğusunda sevdikleri bir tane millet yoktur. Belki biraz Japonlar. Çünkü kendilerinin yapamadıklarını bir şekilde Japonlar yapmış, iki atom bombasıyla geliştirdikleri eziklik onları "Amerikan uydusu" haline getirmiştir. "Haysiyetini satan adama Dilber denir" hakikatini haykırsak aleyhimize mahkeme açılır da "Filistinli diye toprağını satan adama denir" yalanını dolaşıma sokmak alkışlanır mesela memlekette. Seküler ve oligarşik Kamaliste sorsan gurur duyar elbette Kurtuluş Savaşı'nı kazanmış olmamızdan. "Tam olarak düşmanına benzemek istediğin bir savaşı kazanmış sayılır mısın" diye sorsak verecek cevabı yoktur ama. Bir de tabii şu meşhur "Araplar bizi arkamızdan vurdu" yavesi var. Doğru. İngilizlerin tasallut ve tavassutuyla bize ihanet eden Araplar olmuş. "İyi de, Arapların ihanetini planlayan,1915'te seni bir'e kadar kırmak üzere Çanakkale'ye asker döken İngiliz'e niye kategorik olarak düşman değilsin, hatta hayransın da Arap'a kategorik olarak düşmansın" sorusuna nasıl cevap versin ezik Kamalist. Dahası, "Ülkeni işgale yeltenen Yunan'a, sana isyan etmiş Bulgar'a, 'Türklerle hesabımızı göreceğiz' çığlıkları atan Sırplara kategorik olarak düşman değilsin de niye Araplara düşmansın" sorusunu sorsak hepten mavi ekrana düşerler. Yanlış anlaşılmasın. "Yunan'a, Bulgar'a, Sırp'a kategorik olarak düşmanlık edelim" demiyorum. Kamalist miyim de edeyim bu saçma sapan lafı Ben, "Arada masum olanları vardır" diye kategorik olarak Yahudi'ye bile düşmanlık etmiyorum. "Siyonistler gebersin" diyorum. Gelelim bu seküler ve oligarşik, az gelişmiş Kamalistlerin Türk bayrağı sevgisine. Kocaman ama kocaman bir yalandır o da. Suriye'de "kimin planladığı çok açık" olan Türk bayrağı yakma provokasyonuna efelenirler elbette. En büyük numaralarıdır "sıfır risk alarak efelenmeleri." Ama iş, neredeyse 15 yıldır açıktan Türk bayrağına hakaret eden, düğününü derneğini askerimizi öldüren Suriye'nin bayrağıyla yapan terörle iltisaklı ve üstelik Türk vatandaşı Nusayri çetelerine gelince "çokoprens almaya" giderler. Bu Kamalistlerin yeni idolü Ekrem İmamoğlu'nu gördünüz değil mi Birinci lige yükselen Amed Spor'dan etkileşim devşirdi de memleket "bozkurt işareti yapan Merih Demiral'ın ceza alması" konusunda istim üzerindeyken tek kelime yazamadı. Çünkü Kamalist olmak bunu gerektirir. Bozkurt işaretini MHP'nin