İsmail Bingöl

Milat

Erzurum'da İftar Sofraları

Çocukluğumun sokaklarına, lâcivert bir gecede cemre gibi bir sıcak ses düştü… Yüreğime, yüreğimin ucuna... Çocukluğumun sokaklarında, çocukluğumun peşinden koştum bu sesle... Kalbimden ılık ılık akan bir şeyler, gözyaşı oldu yanaklarımda... Ve çocukluğumun sokaklarında "elma şekeri", "horoz şekeri", "pamuk şekeri" satıcılarının yerlerini boşuna ara

Dost, Hemşeri ve Şair: Nurullah Genç

Bir insanı anlatmak hiçte kolay değil. Tanınan, bilinen bir özelliği olmadığını düşünseniz bile. Hele de bu kişi, şiir alanında bütün ülkenin tanıdığı şairlerden biri ve sizin de dostunuz ise. Ve yine sınırlı bir yer çerçevesinde ona dair bir şeyler yazmanız gerekiyorsa. Bu şartlar altında neyini anlatabilirsiniz ki Nurullah Genç'in; şairliğini mi,

Şehir:Zamana Not Düşmektir

Asırlardır Anadolu coğrafyasına yayılmış şehirlerimiz ve diğer büyük diye tabir ettiklerimiz, şehirleşme açısından bugün nerede "Şehirleşme hezeyanı tarihî mekânlarımızı çoğu yerde acımasız bir şekilde katletti gözümüzün önünde." Tarihi mekânların özellikle son yıllarda daha fazla öneme haiz olsalar bile, yine gittiğimiz, gezdiğimiz ve gördüğümüz b

Şehre Dair Düşünceler-2 Aidiyet Hissinin Kaybedilmesinin Şehre Etkisi

Eski ve köklü şehirler giderek sahip oldukları atmosferden uzaklaşmakta, yeni kurulan şehirler ise yeni bir karakter, kendine has bir yeni kimlik ortaya koyamamaktadır. Şehir eski geleneklerini, göreneklerini, ananelerini kaybetmiştir ama bunların yerine kendine mahsus olanları üretememiştir. Bu benimdir diyebileceği, kendi damgasını vurduğu, mimar

Karlı Vakitleri Anlatır

"Sırf unutmak için, unutmak ey kış! Büyük yalnızlığını dünyanın." Ahmet Muhip Dranas'ın "Kar" adlı şiirinden iki mısra... Evden çıkmış yürüyorum; kışın getirdiği yalnızlık üzerine düşünerek... Bazı şeyleri unutmak, dünyanın yalnızlığına gömülmek istiyorum soğuğun yardımıyla... Bir ıssızlık, bir sessizlik çökmüş caddelere... Henüz sabah ve aynı zama

Ah O Şarkı...

Bir şarkıyla geldi akşam Bin sitemle indi bağrımıza gam Mihman oldu semtimize o şarkı Âşıkları dâra çekti o şarkı Geçtik sabânın tesiriyle kendimizden Düştük gülşende aşka Bade-î nûş ettik Olduk biz de yananlardan Ve birden kapladı içimizi Mevsim-i hazân Ah ettik ay yüzlülerin aşkıyla yananlara Ah ettik aşktan imtinâ kılanlara Sonsuzluğu seyreden

Gazetecilerin Ellerinin Arasındaki Hayatlar

Erzurum Devlet Tiyatrosu salonunda Peter Ustınov"un "Ellerimin Arasındaki Hayat" adlı oyununu seyrediyoruz. Gazetecilerle ilgili noktalar çoğunlukta olan oyun, bir kıza tecavüz ederek öldüren (daha doğrusu, gazetecinin iddiasına göre, kalbindeki rahatsızlıktan ölen) bir gencin idam mahkumiyetini hafifletmek için çabalayan bir gazeteciyle, bundan ti

Şehre Dair Düşünceler/Şehir Kültürdür, Kültür ise Medeniyettir.

İnsanoğlunun, içine doğduğu tabiatı hiç değiştirmeden, onun bir parçası olarak yaşama şansı yoktur. Barınma, beslenme ve korunma gibi temel ihtiyaçların çoğu tabiatın yardımıyla ve tabiatın imkânlarından yararlanılarak giderilerek karşılanır. Bu durum aynı zamanda, tabiatın olumsuzluklarını gidermeye ve çevreyi değiştirmeye yönelik mücadele kültürü

Şehre Dair Düşünceler-1

Şehir… Kişi an gelir yalnızlığını paylaşır onunla, an gelir; gecenin karanlığında kendine sohbet arkadaşı eder onu, mısralarla, cümlelerle, çektiklerini, yaşadıklarını, hissettiklerini, en koyu ıstırabını, sevincini anlatır ona, an gelir; seyrine meftun olduğu dağına, ovasına türkülerle seslenir, rahmet okur bu toprakları bırakanlara, Fatihalar gön

Sonbahar

Sapsarı yapraklar arasından yürüyorum. Her taraf sapsarı görünüyor gözüme... Kâînat sarıyla kaplanmış sanki... Süslerini kaybeden ve giderek çıplaklaşan ağaçların altında yürürken, sonbaharın adı geçtiğinde yüreği saran o duygu, yani hüzün kapladı içimi... Adı birlikte yazılmış sanki hüznün sonbaharla... Öyle olduğundandır ki, her ikisi de birbirin