Yeni Asya Gazetesi, 57. yılına girdi. Bu gazete, medyada Risale-i Nur'un naşir-i efkârı olup, doğru İslâm'ın ve İslâm'a lâyık doğruluğun Türkiye basın sektöründeki akla gelen ilk adresidir.
Türkiye'de muhafazakâr kesimde önemli bir ağırlığı olan Yeni Asya camiası, meşveretle yayımladığı gazeteyi gaye değil, vesile olarak görmektedir. O, Üstad Bediüzzaman'ı ve Risale-i Nur'u öncelikle Türkiye, sonra dünya kamuoyuna doğru bir şekilde tanıtma misyonunu ifa etmektedir.
Bediüzzaman ve Risale-i Nur'u tanıtmak demek; doğu İslâm'ı tanıtmak demektir. Ayrıca onlara yöneltilen haksız ve garazkâr tenkitleri ve suçlamaları püskürtme vazifesini fedakârca yapmaktadır. Yeni Asya inşallah bu misyonunu kıyamete kadar başarıyla devam ettirecektir.
Onu ilk defa Hatay'da, 1975 yılında, lise tahsili yıllarımızda tanıdık. Nur derslerine katılmaya başlayınca abone olduk. Gazete, Üstadı tanıma ve Risale-i Nur'u anlayıp kavrama hususunda bize çok yardımcı oldu.
Aradan uzun yıllar geçti. Ülkemizde derin güçlerin ve askerî ihtilâllerin tetiklediği nice siyasî ve sosyal çalkantılar vuku buldu. Dinî cemaatlerde eksen kaymaları ve savrulmalar yaşandı. Yeni Asya camiasında da benzer kopmalar yaşandı. Ancak kervan yoluna devam etti. Elhamdülillah biz o zamandan Yeni Asya çizgimizden hiç ayrılmadık.
Gazeteye her zaman ihtiyaç olacaktır. Üstad Bediüzzaman'ın önde gelen talebelerinden rahmetli Zübeyir Gündüzalp, geçmişte imanî ferasetiyle bunu kavramış, diğer ağabeylerin desteğini de alarak onun kurulmasına öncülük etmiştir. Bunun gerekçesini o, "Kardeşlerim, Nurlar aleyhindeki saldırıları ve menfî propagandayı püskürtmek için lahana yaprağı kadar da olsa, günlük bir gazeteye ihtiyacımız var." dediği ifade edilmektedir.
Gazete, ihtilâl dönemlerinde defalarca kapatılması ve imtiyaz sahibi M. Kutlular Ağabeyimizin hapsedilmesine rağmen boyun eğmedi. 28 Şubat 1997 post modern darbe sürecinde, onların önde gelen aktörlerinden biri, "Bütün gazetelere ve dindar gruplara boyun eğdirdik. Yeni Asya ve camiasına söz geçiremedik" sözü bunun ispatıdır. Onun attığı manşetler ve yayınladığı makaleler, küfür ve dalâlet cephesine düşen top mermisi gibi tesir icra etmekte, İslâmî çevrelerde de takdir edilmektedir.

5