Dindar kimlikli siyasî akımın parti denemeleri (12) - 2000'lerin başında Türkiye'nin siyasî tablosu

28 Şubat 1997 darbecilerinin, Kemalizm ve lâiklik adına ve Refah Partisini de bahane ederek "irtica tehlikesi" vehmiyle dinî hizmetlerin yolunu kesmeleri ve bu hizmetleri yapan kurum ve yapılara şiddetli baskı ve zulüm yapmaları, sağın önemli bir kesimini oluşturan dindar camiayı bunalttı ve ürküttü.

Refah ve Fazilet Partileri geleneğinden gelen, kendilerine "yenilikçiler" adını veren bir grup, Fazilet Partisinin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasından sonra 14 Ağustos 2001'de AKP'yi kurup siyaset meydanına çıktılar.1

Bu grup, 28 Şubat mazlum ve mağdurları pozisyonunda görünerek, "Millî Görüş" gömleğini çıkardıklarını, Avrupa Birliği ülkelerindeki "muhafazakâr/dindar demokratlar" paralelinde siyasî bir anlayışa sahip olduklarını, ülkede demokrasinin tesisine katkı yapmak için ülke idaresine talip olduklarını beyan ettiler. Hâlbuki bunlar, 28 Şubat sürecinin zulümlerinden gerçekte hiç etkilenmemişlerdi. O süreçte asıl mazlum olanlar, din hizmeti yapan İHL'ler, Kur'ân Kursları ve cemaatler idi.

2002 seçimleri ve AKP

DYP'nin, 28 Şubat sürecinde darbeye karşı yeterl bir demokrat duruş gösterememesi, o dönemde yapılan zulümlere gereği gibi karşı çıkamaması, demokrat kitleyi alternatif arayışına soktu. O süreçte Başbakan N. Erbakan'ın yanlış söz ve tavırlarıyla ülkeyi 28 Şubat duvarına çarptırması da dindar camiayı siyasette yeni bir alternatif arayışına sevk etti.

Demokratları istemeyen derin güçler, kendilerinin sözünü dinleyecek "siyasal İslâmcı" kökenli bir ekibin ülkeyi yönetmesini şiddetle arzu ediyorlardı. ünkü bunlar, demokratların aksine, demokrasiye soğuk bakarlar, meşruiyet kazanmak için de devlet sisteminin Kemalizm ile işlemesine itiraz etmezler.

Bu yüzden, bu güçler, seçim sürecinde, etkileri altına aldıkları görsel ve yazılı medya vasıtasıyla acımasızca DYP'yi karaladılar, yeni kurulan AKP'yi parlatarak adeta propagandasını yaptılar. Onarın cazip propagandaları sağ cepheyi bir sihir gibi etkiledi.

Tek başlarına hükümet kurabilecek potansiyelde olan demokrat kitle de bu cazibeye kapılarak kendi partisi DYP'yi terk edip AKP'ye meyletti.

Nur Talebesi grupların çoğunun dahil olduğu dindar camia da, 1995'te destek verdikleri dindar kimlikli Refah Partisi'nin, ülkeyi 28 Şubat duvarına çarptırıp, dinî hizmetlerin 30- 40 yıl geri gitmesine sebep olduğunu unuttular. Derin güçlerin tuzağına düşerek AKP'nin peşine takıldılar.