İbrahim Ersoylu

Yeni Asya

Suriyeli sığınmacıların hâli ne olacak

Küresel fesat şebekelerinin kışkırtmalarıyla yakılan Arap Baharı fitne ateşi, 2011 yılında Suriye'ye sıçradı. Küresel güçler tarafından kurulan ve silâhlandırılan DAİŞ, PYD gibi örgütler birbiriyle ve rejimle tokuşturuldu.Gelinen noktada çatışmalarda bir milyon Suriyeli öldü, yüz binlercesi sakat kaldı. Ülkeleri de harabe hâline geldi. Suriye'nin,

Suriye olaylarının kaderî boyutu

Suriye, tarihte ender görülen felâketlerden birini yaşadı.Zalim küresel güçler, kurdurdukları ve silâhlarıyla finanse ettikleri silâhlı örgütleri birbirleriyle ve rejimle çarpıştırarak, dünyanın gözü önünde bir ülkeyi ve halkını bomba ve füzelerle harabe hâline getirdiler, bir milyon Suriye vatandaşın kanının akmasına, yüz binlercesinin sakat kalma

Suriye ve Suriyelilerin dramı

Suriye ve Suriyelilerin perişan durumuna muttali olunca, kalbimde bir sızı hissederim. Onların yerel ve küresel siyasî güçlerinin oyunlarının kurbanları olduklarını hatırlar, onların kurtuluşuna dua ederim.Olaylar başlamadan az bir süre önce, bir arkadaş grubu ile Suriye'ye kısa bir seyahatimiz olmuştu. Önde gelen şehirlerinden Halep, Hama, Humus v

İslâm dünyasında demokrasi karşıtlığı

Demokrasi: Siyasî denetimin, doğrudan doğruya halkın ya da halkın düzenli aralıklarla özgürce seçtiği temsilcilerinin elinde bulunduğu, toplumsal ve ekonomik durumu ne olursa olsun bütün vatandaşların eşit sayıldığı bir yönetim biçimidir. 1Demokratik yönetimlerde adalet, insan hak ve hürriyetleri, meşveretbağımsız meclis, kanun hâkimiyeti esas kabu

Şahs-ı manevî'ye mensubiyet ve ihlâs

Şahs-ı manevî, belli bir kişi olmayıp, bir cemaatten meydana gelen manevî şahıs demektir. Yeni Asya Camiasının, daire içinde irade dışı takarrür edenyerleşen bir şahs-ı manevîsi vardır. Üstada ve Risale-i Nur'a sadakat gösteren ihlâs, uhuvvet ve tesanüt ile daireye dâhil olan her bir Nur Talebesi, o şahs-ı manevî'nin tabiî bir azasıdır ve hâsıl ola

Tuzaklara takılmadan hizmete devam etmek

İman küfür mücadelesi, Hz. Âdem (as) zamanında başlamış, Kıyamete kadar devam edecektir.Bu mücadelenin bir tarafında ehl-i iman olan peygamberler, asfiyalar mezhep imamları gibi araştırıcı âlimler ve salih insanlar müstakim müdeyyin insanlar, mukabil tarafta Nemrutlar, Firavunlar, ahir zamanda süfyanlar, zındıklar dinsizler yer almaktadır. İman ce

ABD ve zulümleri durdurmanın yolu

ABD, günümüzde hürriyetçi demokrasi ile yönetilen ve dünya siyasetinde ağırlığı olan sayılı birkaç büyük devletlerden biridir.Bu ülke, günümüzde Orta Doğu bölgesi gibi bölgelerde mazlumlara karşı zalimleri destekleyen bir tavır sergilemektedir. Bu durumu nasıl izah etmeli ve Müslüman mazlumlar zulümlere nasıl engel olmalıdırlar Üstad Bediüzzaman'a

Bediüzzaman ve gazeteler (2)

Türkiye, 1946'da hür Batılı ülkelerinin yardımı ile çok partili demokratik döneme girdi.Farklı fikirleri savunan değişik gazeteler yayımlanmaya başladı. Ahrar demokratlar, Demokrat Parti ile 14 Mayıs 1950'de iktidara geldiler. Basına uygulanan yasaklar kalktı. Üstadın bu dönemde gazetelerle tekrar ilgilenmeye başladığını görmekteyiz. Ceylan Çalışka

Bediüzzaman ve gazeteler-1

Gazetelerin, fikir ve düşüncelerin topluma kabul ettirilmesindeki rolü inkâr edilemez bir gerçektir.Müsbet yayın yapan gazetenin insanları doğru, faydalı ve güzel bir yöne sevk ederken, menfî yayın yapması hâlinde toplumları maddeten ve manen çökertir. Bu hakikati iyi bilen Üstad Bediüzzaman, hayatı boyunca şartlar müsait olduğunda gazetelerle ilgi

İstanbul Bediüzzaman mevlidi

İstanbul, iki kıta üzerine kurulmuş, tarihi çok eskilere, MÖ 2550 yıllarına uzanan Roma, Bizans ve Osmanlı olmak üzere üç imparatorluğa merkez olan, DoğuBatı medeniyetlerine ait eserleri içine barındıran, eşsiz güzelliklere sahip dünyanın sayılı şehirlerden birisidir.Bu yüzden her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turist, İstanbul'u ziyaret edip onu