Yeni Asya Gazetesi, Kur'ân'ın ahirzamana olan mesajını bütün insanlara özellikle Müslümanlara en iyi bir şekilde takdim eden Risale-i Nur'a göre doğru İslâm'ı ve İslâm'a layık doğruluğu yayın yoluyla göstermekle manevî bir cihad vazifesini yapmış olmaktadır.
Gazete, Nur'un meslek ve meşrebi hususunda doğru ve yeterli bilgiye sahip uzman bir kadro tarafından, Risale-i Nur ölçülerine göre yayınlandığından, ifa ettiği iman hizmeti yanında toplumda yaşanan siyasî ve sosyal hadiselere doğru ve gerçekçi teşhisler ve bunlara hal çareleri göstermektedir.
O, edepli üslubuyla, okuyucularını din ve dünya hayatlarına lâzım olan bilgilerle donatırken, onları ifrat ve tefritten uzak müsbet harekete kendi mesleğinin muhabbetiyle hareket eden, başka meslek mensuplarının kusur ve hatalarıyla meşgul olmayan bir anlayışa yönelten bir yayın organıdır.
Ayrıca gazetemiz, zararlı fikir ve düşüncelere, menfî siyasî akımlara karşı -tabiri caizse- koruyucu bir antivirüs programı gibi vazife görmektedir. Okuyucularını o canipten gelecek tehlikelerden korumaktadır. Gazeteyi ciddiyetle ve garazsız takip eden bir okuyucunun imanı kuvvetlendiği gibi, dindar kimlikli menfî siyaset akımının maddî imkân ve makam tuzaklarına düşmez ve onların dolmuşuna binmez. O siyaseten, demokrasiden ve demokratlardan yana bir duruş gösterir.
GAZETE BİZİ HİÇ YANILTMADI
Cenab-ı Hakka sonsuz hamd-ü senalar olsun ki biz, 40 yıldan beri ara vermeksizin onun okuyucusu olmakla müşerref olduk. O zamandan bu yana köprünün altından çok sular aktı; çok sayıda askerî darbe, sosyal ve siyasî fırtına, kasırga ve deprem yaşadık. Buna rağmen Yeni Asya, çizgisinden hiç savrulmadı. Elhamdülillah, hâzâ min fadli Rabbi Bu Rabbimizin fazl ve keremindendir.
Gazetemiz, o hadiselere karşı aldığı tutumda bizi hiçbir zaman yanıltmadı. Dönüp geriye baktığımızda bize, "Şu meselede gazetenin tavrı yanlış oldu" dedirtmedi. İstisnasız hangi tavrı aldıysa, o meselede zaman onu haklı çıkardı. Zaman zaman onun aldığı tavra akıl erdiremeyen bazı okuyucular ağır tenkitler yönelterek, kızıp onu okumayı terk ettiler. Ama zamanın Yeni Asya'yı haklı çıkardığını gördükleri halde çokları, hakperestlik gösterip "Yeni Asya haklı çıktı. Ona avdet etmeliyiz" demediler.

132