Milli eğitimdeki arazlar yüzyıllık

Milli Eğitim Bakanı'nı savunan yazı, cinayetlerin köküne bakmak yerine siyasi kutuplaşmayı derinleştiriyor; peki, eğitim sisteminin sorunlarını çözmek için gerçekten kim sorumlu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i savunarak son cinayetlerin nedenini resmi ideolojinin din eğitiminden uzaklaştırması olarak göstermektedir. Yazar, CHP ve sol kesimin eğitimden değerleri çıkarmaya çalıştığını iddia etmekte, böylece bakanın politikalarını haklı çıkarmaktadır. Ancak, eğitim sistemindeki şiddetin artışını salt ideolojik tercihlerle açıklamak, çocukların gerçek yaşam koşullarını, ekonomik yoksunluğunu ve psikolojik desteğin eksikliğini gözardı etmez mi?

CHP zihniyetinin kendisi ve başını çektiği kesimler ile medyasına bakıldığında, direkt düşmanları Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'dir.

Urfa ve Kahramanmaraş'ta cinayet işlendi. Kimse çocukların nasıl bir ortamda ve nasıl bir ailede yetiştiğine bakmadı.

"Bu çocuklar nasıl bu hale geldi" diye sormadı ve direkt bakanlık suçlandı.

Yusuf Tekin, milli eğitim tarihinde tam da yerli ve milli bir bakandır. Bilgisiyle, görgüsüyle, ahlakıyla, adabıyla, hayâsıyla, bu ülkenin milli eğitiminin bakanıdır.

Sevilmemesi ve sürekli iftiraya uğraması da bu özelliklerindendir. Mesela Ramazan ayında yaptığı programları hatırlayın, kimler hop oturup kalkmıştı

Rahmetli Erol Güngör eğitime dair şunları söyler:

"Hepimizin birinci derecede eğiticileri anne ve babalarımızdır. Öğretmen, hayatımızın ancak belli bir döneminde karşımıza çıkar.

Öğrendiklerimizin pek çoğunu, gayrı resmi yollardan, yani doğrudan doğruya öğretici gaye taşımayan kaynaklardan almışızdır".

İşte bu kaynaklar, ailedeki dini eğitim ve çevresidir. Din ile mücadele aracı olarak kullanılan resmi ideoloji, bu kaynakları kurutmuş ve eğitimden öğretimden atmıştır.

Milli Eğitim Bakanı ve yardımcıları ise çocukları bu zavallılıktan kurtararak; ülkesine, milletine, bayrağına, dinine sahip çıkan birer fert olarak yetiştirmek istemektedir.

Ne yazık ki, öğretmen yetiştiren okullar da öğretmenleri, öğrencilerin karşısına resmi ideolojinin spikeri olarak çıkarmaktadır.

Resmi ideolojinin kuklası öğretmenler hariç, diğer öğretmenlerin öğretmen olma şahsiyetleri yerle bir edilmektedir. Ters bir şey söylememek için korkarak ders anlatmaktadırlar.