Hakkı Yalçın-Fotomaç

Fotomaç

Taraftar!

İnsan kalitesine yatırım yapılmayan ülkelerde maçlardan sonra sürekli savaş ve birilerine istifa cığlıkları atılır. Herkes kendinde olmayanı başkasında arar. Başı sıkışınca sozde adalet isteyenlerin kısır dongusu, ganimet avcılığının en buyuk ovgusudur futbol. Eskiden alın terinin ve emeğin el orgusu bilinirdi de şimdilerde gercek adalete kapatılan

Keyif ve sorgu!

Fenerbahçe'nin Başakşehir maçı sonrası yorumlara baktım. Fenerbahçe'den ziyade Başakşehir'i alt seviyeye çekmek için kullanılmış cümleler. Başakşehir'in ilk yarıda tek şutu ve akını yok. Tamam da bu sahada bu şartları kim oluşturdu Fenerbahçe'nin verdiği mücadelenin ve sahayı parsellemesinin övgüye değer bir yanı yok mu 4 gün önce takımı ıslıklayan

Teslimiyet!

Hayalle gerçeği sorgulamak gerek. Sandal su aldı, deniz anladı, sandal anladı ama boşa kürek çeken Mourinho hala hasarın farkında değil. Bakmayın toz kondurmadığı futbolculara, liderle puan farkını kapatma uğraşında farz edilen bir takım, Beşiktaş karşısında çaresiz misafir rolünden çıkamadıysa ve İstanbul'daki ikinci derbiyi de kaybettiyse, gecen

Yaşayan ölü!

İnsanlık her zaman bir sınavdan geçer, bu sınavın sonuçları gönlümüze göre olmalıdır çıkarlarımıza göre değil. Buna vicdan denir. Soralım kendimize; "biz futbolun nesi oluyoruz" Cevap hazır; "eğer vicdanımız ve insanlığımız yoksa hiç kimsesi!" Ne büyük utançtır ki vicdan azabı gitti, kötülüğün gazabı geldi, üstelik alkışlanıyor. Bir zamanlar insan

Adam olmak!

Fenerbahçe'nin iki yanı var. Bir yanı attığı gollerle cilalanan ve rayına oturtulduğu farz edilen güçlü Fenerbahçe, öte yanı anlaşılır olmayan bir sistemin içinde kafalarda soru işaretleri barındıran sıradan Fenerbahçe. Gaziantep karşısında maçın başında öne geçmiş bir takımdan çok farklı bir futbol beklerken, bir bakıyoruz orta alanda gamsız Fred

Reaksiyon!

Kayseri'de ilk yarım saatte 3 farklı öne geçen Fenerbahçeli futbolcuların duruşunu "takımın içindeki ruhani operasyon" olarak tanımladım. İkinci yarıda fark bire inince ve Kayserispor'un tek kale oyununu görünce, "Fenerbahçe kendini olası bir felaketle mi tanımlamak istiyor" diye düşündüm. Ne zaman ki Kayserispor güçler dengesini şaşırdı, savunmay

Göz yummak!

Bakıyorum da en kolay milli takım eleştiriliyor. Sanırsınız ki ligimiz üst düzey, Avrupa kupalarında kulüplerimiz yeri göğü inletiyor. Milyonlarca dolarlık etiketli yabancılarla takviye edilmiş kulüplerimizin Şampiyonlar Ligi'nde elendiği rakipleri Karadağ'dan beterdi ama sudan sebepler sonuçların üzerine çıktı. Her sezon milyonlarca doların akıtı

Terzi!

Bundan 3 yıl önce mahallenin ortasında ilginç bir adamla karşılaşmıştım da "biliyor musunuz" demişti, "ben başyukarı düşerim." Sonra da gerekçesini açıklamıştı. "O yüzden bulutlarla haşır neşirim." Aynı dili konuştuğumuza inandığım için yadırgamayıp sormuştum; "başka neler yaparsınız" Cevabı akıllı geçinenlerin üzerindeydi. "Evdeki televizyonu ter

İnkar ve itiraf!

Fenerbahçe'ye baktım, "tamam" dedim "işler yoluna girebilir. Yeter ki Mourinho yoldan çıkmasın!" Kendisini Fatih Terim'e benzetenlere baktım, "evet" dedim, "saha kenarında Terim'i andırıyor ama Fatih Terim için hayatlarında bir kez olsun erkekçe eleştiri cümlesi kurmayanların, Mourinho'nun hareketlerine dil uzatmaya hakları yoktur" notunu düştüm.

Yapılanma!

Mourinho'nun gerginlik ipinden yoksun ama rotasyonlu bir Fenerbahçe'nin Sivasspor karşısında ortaya koyduğu takım ruhuydu, mücadele gücüydü. Bu demektir ki Fenerbahçe'nin futbol oynaması için, büyük dağların kaşını oynatmasına gerek yok. Ruhen ve fiziken saha içinde "yapılanma" her şeye yetiyor. Sezon başından beri futbol makamını tutturamayan bir