Gürcan Bilgiç

Gürcan Bilgiç

Sabah
Spor / Fenerbahçe 180 yazı 3 takipçi

Hakkım helal

Grubu lider bitirip, turnuvaya katılmamız kesinleştiğinde finallerden bir tanesi hedefti. Gruptan çalkantılarla çıktık, çeyrek finale geldik ve yarı final için dakika sayıyorduk. Olmadı. Bu jenerasyonun yolu açık. Elbette bu maçı da heybemize koyup devam etseydik, daha keyifli olurdu. Ama olmadı. "Niye" derseniz, ucunda kalite ve tecrübe saklı aslı

Mucizenin çocukları kazandı

Bu Avusturya, turnuvanın "Esas oğlanı." Montella'nın dediği gibi "Kulüp takımı" havasındalar. İyi oynadılar maçlarını, gövde gösterilerini de yaptılar. Üç ay önce bize de "Altı" atmışlardı. O gün aklıma kazındı. Uzatma dakikalarında bile yedinci golün peşine düşmüşlerdi. Bir hazırlık maçında, rakip takıma hiç saygı duymadan oynadılar. O yüzden bu m

Büyük stresten kurtulduk!

Bir yanda üçüncü bölgede yaptığımız pas örgüsü, diğer tarafta rakip bizim alana geçtiğinde seyirci moduna geçmemiz. Gürcistan öylesine bir duvar ördü ki gedik açmak için topu bir o yana, bir bu yana taşıdık, iki uzak şut ile belki de turnuvanın en güzel gollerini attık. Çok renkli, heyecanlı, yetenekli ve arzulu bir ön tarafımız var. Hakan Çalhanoğ

Hakan takımı mükemmel yönetti

İtalya'ya karşı oynuyorduk, bileğimizin ne kadar kuvvetli olduğunu görme fırsatını bulmuştuk. Sel geçip, maç bittiğinde bize kalan kum; "En az onlar kadar iyiyiz" duygusudur. Takım yapılanmasında eksikler var. Arda ile Salih takımdalar ama kulübede isimleri yok. Ferdi ve İsmail Yüksek de bekliyor. Bu şampiyonada en çok ön tarafa güveniyorum. Kenan,

Helalleşme

Hem uzun bir sezon oldu, hem de zorlu. Geçen hafta "racon" maçında Fenerbahçe son sözü söylemişti aslında; "Şampiyon kim bilmem, ağabey benim..." Müthiş bir kadro kurdular. İsmail Kartal da çok güçlü bir oyun buldu. 21'lik bir seri elde ettiler. Buldozer gibi gidiyorlardı. İşi hiç de öyle son maçlara bırakacak takım değillerdi. Sonrasında; olanlar

Ligin ağabeyi!

Djiku, "Gurur maçına çıkacağız" demişti; çıktılar... "Hakemi de yeneceksiniz" demişlerdi; yendiler... "Hesabı son hafta görürüz" diye yola çıktılar; yaptılar... 18 yaşındaki çocuklara gol atıp, sevinç kulesi kuranlara aslında ne olacağını söylemeleri lazımdı; anlattılar. Fenerbahçe daha inanmış takım olarak çıktı sahaya. Ders verdiler, maç bittiğin

Kadıköy'de vazgeçenler tribündeydi!

Maç başlamadan önce yedeklerle birlikte tüm takımın ve teknik heyetin sahanın ortasına gelip, omuz omuza vermesi aslında maçın mesajı... Skor 3-0'ken yönetim protestosu yapanların haberi gelmişti muhtemelen önceden. Kadıköy'e gelenlere, "Biz vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz" mesajını vermek istediler. Dzeko kulübede, Batshuayi sahada... Konya beraberli

Kırık diş!

Konyaspor'un direnmesi sürpriz değil. Hafta içinden itibaren şehrin ileri gelenleri, tesislerde bu maç için takımı bilediler. Bu maçları sezon içinde çok oynadı Fenerbahçe. Daha yakın tarihte Pendikspor var. İsmail Hoca'nın kurgusunda ezber yine bozulmadı. Bu kalabalığa ilk yarı tek santrfor ile saldırdı, sonrasında Batshuayi ile dengeyi sağladı. T

Herkes bıçak sırtında!

"Artık "Öyle-böyle" yok; her maçı kazanacaksın. Galatasaray da Karagümrük ile aynı şartlarda oynayacak. Bir gerçek var; iki takımın da kadro kalitesi çok yukarıda." "F.Bahçeliler, "Ligden çekilelim, küme düşelim" diyordu. Şimdi "Şampiyonluk kaçıyor" diye öfkeliler. G.Saray'la fark azalırsa da başka şarkılar söylenecek." Artık son 4 hafta... Fenerba

Aslında 10'a 10 oynadılar

İlk saniye ile birlikte "kâbus" gibi çöktü Beşiktaş'ın üstüne Fenerbahçe... Sağdan-soldan geldiler. 25'te Beşiktaş'ın 10 kişi kalması, ardından Fred-Tadic, Batshuayi üçgeni ile gelen golle birlikte maçın imzası atıldı. Devre bittiğinde 70'e 30 top Fenerbahçe'deydi. İkinci yarının ilk 15'inde de tempo sürdü. Sonrasında Serdar Topraktepe'nin hamleler

Baştan sona; panik

Geçen sezon da benzer maçlar yaşandı. Takımın üstüne sonuç baskısı geldiğinde kontrol de kayboluyordu. Öne geçtikleri maçlarda skoru tutamayıp, puan kaybettiler. Olympiakos karşılaşmasında da benzer "panik" vardı oyuncuların üstünde. Acele ettiler, doğru karar veremediler, pas şiddetini ayarlayamadılar ve top kayıplarıyla işlerini zora soktular. Bu

F.Bahçe'nin kulübesi yetersiz kaldı!

Tarihi bir maça çıktılar. 100 yılı geçen futbol tarihimizde 5. kez Avrupa'da yarı final şansı elimizdeydi. İsmail Kartal, "üç gün sonraki maç" demedi, en iyileri ile sahaya çıkardı takımını. Ama dişlilerde problem var, hem de en önemlisi Fred'de. Brezilyalı iyi gününde değildi. Tabela O'nun için kalktığında mırıldanmalar oldu ama maçın anlamı değiş