Gökhan Özcan

Gökhan Özcan

Yeni Şafak
Kültür-Sanat 208 yazı 0 takipçi

Yapay zeka kalemimizi elimizden alır mı

Yapay zekadan bana çağımızın en büyük insani sorunlarından biri olan iletişimsizlik ile ilgili edebi bir metin yazmasını istedim. Şöyle bir metin oluşturdu:"İletişimsizlik, çağımızın sessiz fırtınasıdır; insanlar birbirine kelimelerle değil, ekranların soğuk parıltısıyla dokunur, yürekler ise suskunluğun gölgesinde yalnızlığa mahkûm olur. Sözcükler

Yeni mutlaka eskiden daha iyi midir

Hayata neredeyse her gün yenilikler eklenen, adeta yerinde sabit duramayan bir zamanda yaşıyoruz. Hayatın bir kapasitesi var; yeni şeyler ister istemez gözden çıkarmak durumunda olduğumuz eski şeylerin yerine geliyor. Bu değişimi bu hızla yaşarken durup ne kadar düşündüğümüz, ne kadar aklıselimle hareket ettiğimiz tartışılır. Hayatımıza giren yeni

Nazarsız

Rastlamışsınızdır; büyük şehirlerdeki konutların emlak ilanlarında bazı daireler 'manzaralı' ifadesiyle tanıtılıyor. Vaktiyle bu 'manzaralı' dairelerin bir kısmını gezmişliğim var; bu daireler ilk anda sanılacağı gibi dağlara, ormanlara, denizlere seyir imkanı filan sunmuyor çoğu zaman. Önü açık olan ve başka binalarca kapanmamış binalara bu yakışt

Yeni 'normal'in köleleri

"Normal dediğimiz şey baskılamanın, inkârın, bölünmenin, yansıtmanın, içe atmanın ve yaşantı üzerindeki diğer tahripkâr eylemlerin bir ürünüdür. Varlığın yapısına toptan yabancılaşmadır" diyor 'Yaşantının Politikası' isimli meşhur kitabında Ronald D. Laing. Oysa bizler hepsi birer ön kabulden ibaret olan birtakım normaller üzerinden şekillendiriyor

Şunca konuşanın bir dinleyeni var mı

Yan masada birileri ilk bakışta hararetli gibi görünen bir meseleyi konuşuyor kendi aralarında. Dikkatli bakınca daha çok aralarından birinin konuştuğuna, diğerlerinin onu dinlediğine kani oluyorum. Biraz daha zaman geçince anlıyorum ki konuşanı dinleyen yok pek, herkes kendi zihninde başka şeylerle meşgul Belki zamanı bölmüşler aralarında, önce bi

Kısayollardan insanın içine gidilebilir mi

James Joyce'un, 'Ulysses' isimli eserinde sanatın hayatiyetini nereden alması gerektiğine dair şöyle bir tespiti var: "Sanatın bize birtakım düşünceler, biçimin ötesinde ruhsal özler ilham etmesi gerekir. Bir sanat eseri hakkındaki en hayati soru hangi derinlikte bir hayatiyetten fışkırdığıdır."Sanat eserlerinden bizi kısa yoldan tatmin etmesini, e

En önemli meselemiz Gazze!

Gazze'de ateşkesin ilanıyla birlikte herkeste belli bir rahatlama hissi oluşmuştu. Meselenin orada bitmediği, zalimin ilk fırsatta kaldığı yerden zulmüne devam edeceği belliydi oysa. Ancak böyle bir çaresizlik yükünü taşımaya mecali yetmediği için daralan göğüslerimize bir nefes alma imkânı gibi geldi ateşkes. Gazze'de hemen hemen bütün hayati ihti

Başkası aynamızdır!

"Hak ve bâtılın ötesinde bir âlem var, gel seninle orada buluşalım" buyuruyor Hazreti Mevlânâ bir gazelinde. Bırakın hakkın bâtılın, bırakın zamanı mekânın manasını idraki, kendimizi kavramaktan uzağız biz bugün. Söylenen katı sözlerin içinde mahsur kılıyoruz biz sürekli insanlığımızı. Üste çıkmak için söylediklerimiz alta, daha altlara düşürüyor h

Bayram okumaları

"Peygamberimiz bir konuşmasında kişinin komşusunu tebessümle karşılamasını 'bir çeşit sadaka' olarak zikretmiştir. Bu fiil çok küçük bir şey olarak görülebilir, ama her halükârda öfkeye, kötü niyete ve insanlığın karanlık bir yanından zuhur edip dünyayı anlaşmazlık kanı ile kirleten her türlü kötü güce karşı alınmış bir tavırdır. İslam'ın özü ve ma

Kabuğun içi

Önünden geçen bir şeye bakan insanlar, tuhaf bir illüzyona kapılıyor bir süre sonra. Hayatı o önünden geçen şey zannetmeye başlıyorlar. Oysa o sadece önümüzden geçen bir şey! Geçiyor ve gidiyor. Hayat asıl bizim ona baktığımız yerde! Oturduğumuz bankın üstünde, yanındaki ağacın, arkadaki sokağın, daha arkadaki evlerin, evlerin içindeki odaların, od

Geldi geçiyor rahmet ayı, bir ucundan tutunalım!

Rahmet ayı yine geldi geçiyor; içimizde kıymetini ne kadar bildik sorusu, kaygısı hep var. Fakat bir yandan da, o rahmetten oruç kuşanan herkese güzel bir şeyler erişeceği ümidi, o ümidin ferahlığı var. Nas ile sabit bu aslında, Ramazan iklimini yaşayana bundan mutlaka bir nasip var. Sadece yavaşlamak, dünyevi hazlardan el çekmek, nefsimizin arzula

Altmış yılıncı gün

Bundan tam otuz yıl önce bugün yine bu gazetenin sayfalarından birinde 'Otuz yılıncı gün' başlıklı bir yazı yazmıştım. Aradan uzun yıllar geçti ve bugün altmış yılıncı gün Sizler bu yazıyı okurken ben altmış yaşımdan gün almış olacağım. Bu altmış yılın yarıdan fazlasını burada sizlerle söyleşerek geçirdim. Yazdıklarımı en baştan beri okuyanlar oldu