Ersan Ergür

Ersan Ergür

Milat
Gündem 29 yazı 0 takipçi

Turkcell'e teşekkür: İlgi ve çözüm için

Geçtiğimiz günlerde yaşadığımız internet kesintisi nedeniyle kaleme aldığımız "Turkcell'e Açık Mektup" kamuoyuyla paylaşılmıştı. Yazımızın amacı herhangi bir kurumu yıpratmak değil, yaşanan mağduriyetin yetkililere ulaşmasına vesile olmaktı. Nitekim yazının yayımlandığı gün, 6 Temmuz akşamı Desibel Ajans bünyesinde Turkcell Kurumsal Medya Yönetimi

Turkcell'e açık mektup: Bir haftadır internet yok, sesimizi duyan da yok!

Bir zamanlar elektrik, su ve telefon hayatın vazgeçilmez ihtiyaçlarıydı. Bugün ise bunların yanına tartışmasız bir hizmet daha eklendi: İnternet. Artık internet sadece sosyal medyada vakit geçirmek için kullanılan bir araç değildir. Evlerimizdeki güvenlik sistemlerinden akıllı temizlik robotlarına, çocuklarımızın eğitiminden bankacılık işlemlerine,

Çam ve Sakura; hastaneden öte bir yuva

2023 yılında geçirdiğim anjiyo operasyonunun ardından yaşadığım olumlu tecrübeleri "Çam ve Sakura, Muhteşem Personel, Güler Yüzlü Motivasyon!" başlıklı yazımla siz değerli okuyucularımızla paylaşmıştım. Hayat inişleri ve çıkışlarıyla devam ediyor. Bu kez yolum böbrek taşı ameliyatı nedeniyle yeniden Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'ne düştü. Açıkçası

Bayramın Hatırlattığı Acı Gerçek: Sorun Yöneticilerde mi, Toplumda mı

Bayramlar, sadece sevinçlerin paylaşıldığı günler değildir. Aynı zamanda insanın kendisiyle, ailesiyle ve toplumuyla hesaplaşma fırsatı bulduğu özel zamanlardır. Bu bayram İstanbul'da görülmemiş bir sükûnet vardı. Şehrin sessizleşmesi insanların durup düşünmesine fırsat sağladı. En azından bende öyle oldu. Neyi mi düşündük Elbette öncelikle pahalıl

Kahramanmaraş okul saldırısında bir grup; "Mümin Kardeşler Grubu"

Kahramanmaraş'taki dört şehit genci 'ibret' olarak sunan bu yazı, acıyı anlam arayışına dönüştürüyor; ama acı her zaman ibret vereni mi?

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş saldırılarının gölgesinde; eğitim, aile ve medya üçgeninde kaybolan nesil,

Çocukluk şiddeti tesadüf değil, ihmal edilmiş bir sistemin sonucudur; peki eğitim ve aile politikalarını değiştirmek yeterli mi?

Çakalların yürüttüğü, Türkiye'nin kaynakları üzerine tartışmalar; Algı mı Gerçek mi

Türkiye'nin BlackRock'la görüşmesi "ülke satışı" mı, yoksa küresel ekonomide ayakta durmanın stratejik zaruretimi mi?

Kadıköy rıhtıma cami; ihtiyaç mı, ideoloji mi

Kadıköy rıhtıma cami yapılması üzerine yapılan tartışmaların çoğu ne yazık ki gerçek ihtiyaçlar üzerinden değil, alışkanlıklar ve ideolojik refleksler üzerinden yürütülüyor.Kadıköy gibi milyonları ağırlayan, sürekli hareket halinde olan bir merkezde, kamusal ihtiyaçların gözden geçirilmesi gerekiyor. Otopark olarak kullanılan alan esasında şimdi da

ABD–İran Savaşına Farklı Bir Yaklaşım

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve artan gerilim son dönemde dünya gündeminin en önemli başlıklarından biri. Bu konuda pek çok yorum ve analiz yapılıyor. Analistler meseleyi üç farklı açıdan değerlendiriyor. Bir grup İran'ın nükleer programının durdurulmasını, bir kesim enerji hatlarını kontrol etmeyi, bir kesimde Çin'in bölgede yüksele

Erdoğan'ın etrafındaki çember ve Türkiye'nin yürüyüşü;

Türkiye son kertede stratejik bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçiyor. Savunma sanayiinden teknolojiye, dış politikadan ekonomik bağımsızlığa kadar birçok alanda atılan adımlar, Türkiye'nin kendi kendine yeter bir ülke olmasına kapı aralıyor. Bu durum elbette herkesi memnun etmiyor. Çünkü güçlü ve bağımsız bir Türkiye demek, yıllardır bölgemizi k

HÜDAPAR İftarı; Türkiye'nin iç barışı ve medeniyet coğrafyasının geleceğine bir kapı

Ramazan ayı, yalnızca oruç tutulan bir zaman dilimi değildir. Aynı zamanda insanın vicdanıyla, ümmetin acılarıyla ve dünyanın adaletsizlikleriyle yüzleştiği bir muhasebe iklimidir. HÜDAPAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu'nun 9 Mart Pazartesi günü sivil toplum kuruluşları, basın mensupları ve İslam dünyasının farklı bölgelerinden gelen ilim insanl

Küresel hesaplaşmada hedef Türkiye mi

Yıllardır ülkemizde aynı senaryoyu izliyoruz. Bir dönem sağ-sol çatışmasıyla, sokaklar karıştı. Sonra laik-anti laik çatışması ile insanları karşı karşıya getirildi. "Şeriat geliyor", "laiklik elden gidiyor" diyerek meydanlara inildi. Özellikle 28 Şubat sürecinde bu durumu iliklerimize kadar yaşadık. İnsanlar inançları yüzünden fişlendi. Başörtülü