Yamal'ı Alkışlayalım Ama Türkiye'yi Dövmek İçin Değil!

Lamine Yamal...

Dünya futbolunun yükselen yıldızlarından biri.

Filistin için sergilediği davranış oldukça kıymetlidir. Bunu bir Müslüman, Hristiyan, Yahudi veya hiçbir dine inanmayan vicdan sahibi bir insan yapmış... Ne fark eder

Gazze'de çocuklar ölürken zalimin karşısında, mazlumun yanında durabilmek her şeyden önce bir insanlık meselesidir.

Bu nedenle Filistin'e destek veren futbolcuları, sanatçıları, siyasetçileri ve toplumları takdir etmek gerekir. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez yönetiminin Filistin konusunda ortaya koyduğu tavrın ve attığı adımların hakkını da teslim etmek gerekir.

Ama bir dakika!

İspanya'yı takdir etmek başka, İspanya üzerinden Türkiye'yi dövmeye kalkmak başkadır.

Bir futbolcunun Filistin hassasiyetinden yola çıkıp Millî Takım futbolcularımızın Müslümanlığını sorgulamak, Türkiye Futbol Federasyonu'na, Spor Bakanı'na ve nihayetinde Türkiye'ye "Siz Filistin için ne yaptınız" diye vurmak ne kadar hakkaniyetli olabilir

Yamal'ın hakkını Yamal'a...

İspanya'nın hakkını İspanya'ya...

Ama Türkiye'nin hakkını da Türkiye'ye teslim etmemiz gerek!

Türkiye'yi eleştirebiliriz. Gazze için daha fazla ne yapılabileceğini sorgulayabiliriz.

Ancak ülkemizin yaptıklarını yok sayacak şekilde "Türkiye İsrail'in yanında", "Türkiye İsrail'le ticarete devam ediyor", "Türkiye Filistin'i yalnız bıraktı" algısını işlemek iyi niyetli değildir.

İşte burada dikkatli olmak zorundayız.

Çünkü Türkiye bu yönteme yabancı değil!

Geçmişte FETÖ'nün kullandığı propaganda yöntemlerini hatırlayın. Gerçek bağlamından koparılır, yanına doğrulanmamış bilgiler eklenir ve sosyal medya hesapları üzerinden binlerce kez tekrar edilerek bir "hakikat" algısı oluşturulurdu.

Kim tarafından yapılırsa yapılsın bugünde aynı yönteme karşı uyanık olmak zorundayız.

Her eleştireni FETÖ'cü ilan etmek doğru değil belki ama FETÖ'nün kullandığı algı operasyonlarına benzeyen yöntemlerin farkında olmak ve toplumu uyarmak da hepimizin görevi olmalıdır.

Son dönemde "Türkiye İsrail'le ticarete devam ediyor" algısı oluşturulmaya çalışılıyor. Oysa Türkiye, 2 Mayıs 2024 itibarıyla İsrail'le ihracat ve ithalat işlemlerini durdurduğunu resmen açıklamıştı. Filistin'e gönderilen bazı malların İsrail gümrüklerinden geçmesi ise Filistin'in kendi liman ve gümrük imkânlarının olmayışı ile ilgili.

Kur'an bize; "Size bir fasık haber getirirse, bilmeden bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamanız için o haberin doğruluğunu araştırın." (Hucurât, 49/6)Der.

Gerçeği araştırmadan eleştirmek doğru değil!

Aynı şekilde; "Türkiye neden İsrail'e savaş açmıyor" söylemi de bu kapsamda ele alınmalıdır.

Şu bir gerçek ki; Devlet yönetmek sosyal medyada slogan atmaya benzemez.

Bir lider savaşın nasıl başlayacağını düşünmekle beraber, nasıl biteceğini ve ödenebilecek bedeli hesap etmek zorundadır.