Emin Çölaşan

Sözcü

Şimdi gelelim Apo meselesine!

Sevgili okurlarım, bundan birkaç ay önce Meclis'te bir Apo Komisyonu kurulduğunu anımsayacaksınız. Komisyona 4 parti üye vermişti. Bu arkadaşlar Türkiye'de terörün sona erdirilmesini konuşacak ve bu konuda önerilerini dile getirecekti. Ama asıl amaç başkaydı. Apo'yu kurtarmak! İmralı'dan nasıl ve ne zaman tahliye edilecekti. Sonra neler olacaktı. '

Akın Gürlek!

Sevgili okurlarım, içinde yaşadığımız şu günlere, haftalara bir daha bakın lütfen!.. Neler olduğunu hepimiz görüyoruz da, bundan sonra neler olacağını tahmin etmek ne yazık ki mümkün olmuyor. Tam bir kargaşa ortamında yaşıyoruz. Siyasette kargaşa, ekonomide kargaşa... Tam 23 yıldan bu yana iktidar koltuğunda oturanlar aslında çaresiz. Bu kirli orta

Bir sabah uyandığımızda!..

Sevgili okurlarım, karşımızda koskoca 23 yıllık bir iktidar var. Hem de tek parti iktidarı. Meclis'te kesin çoğunluğa sahip. Devletin tamamı ellerinde. Ekonomi, sağlık, eğitim, savunma ve aklınıza ne gelirse her şey onlara bağlı. Üstelik yanlarında maşallah dev gibi bir devlet adamıyla birlikte partisi var! Devlet Bahçeli ve MHP... Türkiye gibi bi

İlk elden satılık temiz, kelepir savaş gemileri...

Sevgili okurlarım, bu memlekette her sabah yeni bir sürprizle uyanıyoruz. Önce inanmak istemiyoruz ama sonra inanmak zorunda kalıyoruz. Örneğin köprü ve otoyollarımızın satılacağını birkaç gün önce öğrenmiş olduk. Bakalım kimlere, hangi yandaşlara peşkeş çekilecek, hep birlikte görürüz. Şimdi Türkiye'nin gündemine yeni bir başlık daha düştü. Satılı

Dönekliğin dayanılmaz utancı

Sevgili okurlarım, Türkiye'de yaşayan bizlerin başına musallat olmuş, beynine yapışmış bir hadise vardır ki, gerçekten utanç vericidir. Döneklik. Birileri, birtakım siyasetçiler bazı yerlere aday olur. Özellikle de milletvekilliği, belediye başkanlığı vesaire... Bunlardan bazıları seçime CHP'den girmiş, şu veya bu biçimde kazanmıştır. Döneklik paza

50 yılın hesabını size veriyorum

Sevgili okurlarım dün de yazmıştım, 7 Şubat 2026 benim için çok önemli ve anlamlı bir gün... ünkü gazeteciliğe 7 Şubat 1977 günü başlamıştım. Dün itibarıyla 50. yıla adım attım. Artık ben de yarım yüzyıllık gazeteciyim! Dünkü yazımda o günün öncesinde günümüze kadar neler yaptığımı, neler yaşadığımı kısaca anlatmaya çalışmıştım. Bugün ise farklı bi

Gazetecilikte koskoca 50 yıl

Sevgili okurlarım, bugün 7 Şubat 2026. Gazeteciliğe 7 Şubat 1977 günü Milliyet gazetesinde ekonomi muhabiri olarak başlamıştım. Ben de artık bu meslekte bugün 50. yılıma ilk adımı atmış bir gazeteciyim! Bana artık yarım yüz yıllık dinozor gazeteci diyebilirsiniz! Yıllar ne çabuk geçti. Benim için manevi açıdan çok önemli olan bugünde, size gazetec

Gazetecilik namusu!..

Sevgili okurlarım dün burada çıkan bir yazım vardı. Recep Tayyip'in yurt dışı gezilerinde kendi uçağına davet ettiği yandaş gazeteciler ve sonrasında yer alan açıklamalar... Karşımızdaki tablo aynen şöyle idi ve her dış gezisinde bire bir tekrar ediliyordu. Yandaş gazetecilerden oluşan bir ekip dış gezi için uçağa çağrılıyor, toplantı masasında Rec

Devlet Bahçeli'nin kurucu önderi

Sevgili okurlarım, Devlet Bahçeli'yi burada sık sık eleştirdiğimi bilirsiniz. Bazen düşündüğüm olur, kendi kendime 'Acaba haksızlık ediyor muyum' diye sorarım. Fakat hayır, kesinlikle haksızlık etmiyorum. Bu beyefendi çok daha ağır eleştirileri hak ediyor. Bu durumda insanlar birbirine soruyor. 'Acaba sağlığında birtakım sorunlar mı ortaya çıktı" d

Güzel gidiş bu gidiş...

Sevgili okurlarım, CHP'nin başta İstanbul olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanında düzenlediği mitingler umulanın çok ötesinde ilgi görüyor ve ses getiriyor. Sezar'ın hakkını Sezar'a vermek gerekir. Doğrusunu isterseniz bu mitinglerin böylesine etkili ve başarılı olacağını hiç düşünmemiştim. Karşımızda bütün devlet gücünü elinde bulunduran bir ikti