Elif Çakır

Elif Çakır

Karar
Gündem 233 yazı 7 takipçi

Bireysel tercih değil, kötü ekonomi yönetimi…

Bir ülkede, ekonomiden adalete, sağlıktan eğitime kadar her alanda tek yetkili olan cumhurbaşkanı, "eve ekmek götüremiyoruz" diyen vatandaşına "abartıyorsun, al şu çayı da keyif çayı iç" diyebiliyorsa; o ülkede bir bakanın, emeklilerin tuvaleti olmayan otellerde yaşamasını "bireysel tercih" olarak görmesi hiç şaşırtıcı değildir.Geçen hafta Oksijen

Bu durumda AİHM yetkilileri de Trump'tan yardım istesin…

ABD Başkanı Trump'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ne kadar çok sevdiğini, aralarında muazzam bir dostluk ilişkisi olduğunu, iki lider olarak çok iyi anlaştıklarını artık bütün dünya biliyor. Çünkü Trump bunu her fırsatta dile getiriyor.Cumhurbaşkanı Erdoğan da doğal olarak Trump'ın kendisini sevmesini fazlasıyla önemsiyor; sonuçta Trump herhangi bir lid

Hukuku, adaleti içselleştirmek…

Hak, hukuk, adalet, demokrasi ve insan hakları gibi ilkeler; insanın sevme ya da nefret etme kapasitesine, kişisel yakınlıklara, siyasi aidiyetlere ya da ideolojik akrabalıklara göre eğilip bükülebilecek kavramlar değil. Bu ilkeler, içine kişisel duygular girdiğinde anlamlarını, değerlerini yitirir; çünkü "hak", sahibinin kimliğinden değil insan ol

Sadece AB'ye giden mi, ekonomik kalkınmanın yolu da hukuktan geçiyor…

Avrupa Birliği'ne sadece "stratejik" mercekten bakan ve her fırsatta bunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan Avrupa'nın da 'hukuk', 'insan hakları' gibi kriterlerini geri plana iterek Türkiye'ye yalnızca 'stratejik önem' üzerinden bakmasını istiyor. Avrupa'yı buna ikna edemeyeceğini bilmesine rağmen bu söylemini ısrarla sürdürüyor; üstelik her def

Hani Türk milleti olan biten ne varsa görüp öğrenmeliydi

CHP'nin, Ekrem İmamoğlu davasının TRT'de yayımlanması amacıyla dokuz ay önce Meclis Başkanlığı'na sunduğu kanun teklifinin, TBMM Genel Kurul gündemine alınmasına ilişkin önerge, önceki gün AK Parti ve MHP'nin oylarıyla reddedildi.AK Parti'nin değil ama MHP'nin tutumuna şaşırdığımı belirtmeliyim. Elbette ki Cumhurbaşkanı Erdoğan da Ekrem İmamoğlu ve

Necip Fazıl Kısakürek'ten Fatih Altaylı'ya değişmeyen yargımız…

Merhum Necip Fazıl Kısakürek'in avukatı M. Emin Özkan "üstadın" vefatının 27. yıl dönümünde verdiği bir mülakatta "Yargının bir 'zan'la mahkûm ettiği 'üstad' hayatını kaybetmeseydi 79 yaşında hasta hasta cezaevine girecekti" demişti.Ünlü şairin avukatı verdiği mülakatta mahkemeden mahkûmiyet kararı çıktığında "üstadın" ağır hasta olduğunu, savcının

Devletin "büyük bir gizlilik" içerisinde gerçekleştirdiği İmralı Ziyareti!

CHP lideri Özgür Özel, Komisyon Heyetinin İmralı'ya gitmeden AK Parti'nin CHP'ye yaptığı teklifi açıkladı. AK Parti yetkilileri demiş ki "Siz de gelin adaya, çok gizli olacak, video olmayacak, fotoğraf olmayacak, ne gün gidildi, dönüldü belli olmayacak. Koster olmayacak, helikopter olacak. Çünkü gazeteciler bekler orada. Helikopterin kalktığı, indi

Devlet Öcalan'ın ayağına mı gitti

MHP lideri Devlet Bahçeli'nin 'gerekirse üç arkadaşımı alır ben giderim' çıkışının ardından süreç belirgin biçimde hızlandı. 21 Kasım'da Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun oy çokluğuyla aldığı karar doğrultusunda AK Parti, MHP ve DEM Parti temsilcilerinden oluşan "üç kişilik heyet" önceki gün İmralı Cezaevi'nde PKK lideri Abdulla

Duhok'ta Mazlum Abdi, İlham Ahmed sürprizi!

Dünyanın neresine giderseniz gidin, bir devletin gelişmesini, ayakta kalmasını ve ekonomik olarak kalkınmasını sağlayan temel kural değişmiyor: Adalet, hukuk, bağımsız yargı ve kuvvetler ayrılığı. Çünkü adalet işlerse yatırımcıda güven oluşur, ekonomi düzelir. Hukuk korunursa devlet güçlenir; yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığı tesis edildiğin

Bahçeli neden "gerekirse ben giderim" dedi

İlk toplantısını 12 Ağustos 2025'te gerçekleştiren ve 41 yıldır devam eden terörden doğrudan ya da dolaylı olarak etkilenen kesimlerin temsilcilerini dinleyen Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun önündeki asıl düğüm, sürecin PKK lideri Öcalan'ı dinleyip dinlemeyeceği noktaya gelip dayanmasıydı. Komisyon bir yandan şehit yakınlarını

Kuyumcu terazisi hassasiyetiyle yazılan İmamoğlu iddianamesi…

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, Adli Yıl Açılış töreni sonrasında iktidara yakın gazetecilere yaptığı açıklamada İBB Dosyasını "yüzyılın en büyük yolsuzluk soruşturması" olarak nitelendirmiş, iddianameyi de "bir kuyumcu terazisi hassasiyetiyle" hazırladıklarını söylemişti. (1 Eylül 2025)Başsavcının bu benzetmesini okuduğumda tuhaf bulmu

HSK neden suskun

Bir ülkede her gün hukuk sorunu yazılır mı Hukuka güvenin olduğu ülkelere yazılmaz tabii.Ama, Anayasa Mahkemesi'ne son 13 yılda 700 bini aşkın bireysel başvuru yapıldığı, bunların 80 binden fazlasında "hak ihlali" kararı verildiği, 1400'e yakın şirkete terör suçlamasıyla kayyımların atandığı, 2 milyondan fazla vatandaşını terör suçlamasıyla soruştu