Asıl azîzlik ve izzet Allah'ındır

İslam alimlerinden Diyanet'e, 'aziz' sıfatını insanlar için kullanmak caiz mi, yoksa bu Allah'ın mahsus vasıflarına tecavüz mü?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, 'aziz' sıfatının hem Allah hem de insanlar (özellikle peygamberler ve müminler) için kullanılabileceğini, çeşitli dini otoriteleri ve İslam Ansiklopedisi'ni referans göstererek savunmaktadır. Bu iddiasını desteklemek için Diyanet İşleri eski Başkanı Süleyman Ateş'in yazılı cevabı ve müftülüklerin fetvaları sunmaktadır. Ancak Münafıkun Suresi'nin "asıl azizlik Allah'ındır" vurgusundan hareketle, insanlara verilen bu sıfatın koşullu ve nispi olup mutlak anlamda sadece Allah'a ait olduğu gerçeğini gözden kaçırmak tehlikeli değil midir?

BAYAT İSNADLARA CEVAPLAR-EK-2

Devamında da "Sâlisen: Benim de eski ulemaya iktidaen bu 'aziz' kelimesini sıfat olarak kardeşlerime vermenin sebebi ise; onlar dinî ve ilmî dünyaya alet yapmadıklarından, ilmin ve dinin izzetini muhafaza ettiklerinden -temsilde hata yok- Yusuf Aleyhisselâmın Aziz-i Mısır olması gibi bunlar da derecelerine göre bu asrın azizleridirler. Cenâb-ı Hak onları aziz ediyor. 'Allah dilediğini aziz eyler' (mealindeki ayetin) sırrına mazhar ediyor' diye istimal ediyorum" diye belirtir.

Ve "Risale-i Nur'a, daha vatana, idareye zararı dokunmak bahanesiyle tecavüz edilmez. Daha kimseyi o bahane ile inandıramazlar. Fakat cepheyi değiştirip, din perdesi altında bazı safdil hocaları veya bid'a taraftarları veya enaniyetli sofî meşreblileri bazı kurnazlıklarla Risale-i Nur'a karşı iki sene evvel İstanbul'da ve Denizli civarında olduğu gibi istimal etmeye münafıklar belki çabalayacaklar" diye maksadı ifşa eder. "İnşaallah muvaffak olamazlar" duâsında bulunur. (Emirdağ Lâhikası, s. 218)

"ASIL AZÎZLİK - İZZET ALLAH'INDIR, RESULÜNÜNDÜR, MÜ'MİNLERİNDİR..." ÂYETİNİN İŞÂRETİYLE...

Esasen İslâm Ansiklopedisi'nde de müellif Orhan Şener Koloğlu "Azîz" maddesinde bu hususa açıklık getirir.

Öncelikle Kur'ân-ı Kerîm'de en fazla kullanılan İlâhî isimlerden biri olan ve doksan kadar âyette "merhamet, hikmet, bilgi, bağışlama, cömertlik, adâlet gibi vasıfları da ihtiva eden bir kudret ve yücelik" mânâsındaki "Azîz" isminin kendisinde topladığı vasıfların kemâline sadece Allah sahip olduğu için mutlak Azîz de sadece Allah'tır" diye tefsir eder. (El-Maḳṣadü'l-Esnâ, s. 77-78)

Akabinde de Esmâ-i Hüsnânın her birinden insanın hayatına yönelik dersler çıkarmayı hedef edinen Esmâ-i Hüsnâ müelliflerinin, kulun, mahlûkatın ihtiyaç duyduğu bir kimse olma yönünde çaba göstermesini Azîz isminden çıkarılacak bir ders olarak gördüklerini nazara verir.

"Keza kullar içinde azîz olan, mahlûkatın en önemli işi olan uhrevî hayat ve ebedî saadet yolunda kendisine ihtiyaç duyulan kimsedir. Böyle kimseler şüphesiz nâdir olan ve zor ulaşılan kimselerdir. Bunların başında ise peygamberler gelir. Onları Râşid Halifeler, âlimler ve dine uygun hükmeden yöneticiler takip eder. Bunların her birinin izzeti, dinî açıdan mertebelerinin yüceliği ve insanları irşad etme hususunda ilgileri derecesindedir" beyânıyla "aziz" isminin insanlar için de kullanıldığını belirtilir.

Ve "Halbuki asıl azîzlik, izzet Allah'ındır, Resulünündür, mü'minlerindir. fakat münafıklar bunu bilmezler!.. (Münâfikūn Sûresi 8) âyetinin işâretiyle "Azîz olmanın, izzetin, Allah'ın yanında Resulüne ve mü'minlere ait olduğu" mânâsını tavzih eder. (Konunun izâhını ayrıca İslâm Ansiklopedisi "İzzet" maddesindeki teyide havale eder.) (Orhan Şener Koloğlu, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, "Azîz" maddesi)

DİYANET İŞLERİ ESKİ BAŞKANI: "İNSANLAR İİN DE 'AZİZ' SIFATI KULLANILABİLİR"

Keza Diyanet İşleri eski Başkanı Süleyman Ateş'in bu husustaki bir soruya verdiği yazılı cevapta, öncelikle "Allah'ın birçok ismi vardır. Bunların sadece biri Allah'a özgü isimdir, ötekiler sıfat bildiren isimlerdir. Allah, özel isim, diğerleri sıfat isimdir. Bu sıfat isimlerden kimi var ki sadece Allah'a verilir, kimi var ki yaratıklara da verilir. Mesela, 'Rahim, çok merhametli, çok esirgeyen' demektir. Bu Allah'ın sıfatı olmakla beraber Hz. Peygamber için de kullanılmıştır. 'O, inananlara karşı rahimdir" (Ahzâb Sûresi) mânâsını açıklar. ([email protected] 1 Eylül 2006) Ayrıca "Tevbe Suresi'nin sonunda da Hz. Peygamber'in, inananlara rauf, rahim olduğu" mânâsını vurgular. "Bunların ikisi de Allah'ın sıfatıdır. Âlim (çok bilen) Allah'ın sıfatlarındandır. Ama yaratıklara da verilir. Yusuf Suresi'nde, 'Her âlimin üstünde bir âlim vardır' buyrulmaktadır" diye delillendirir.