Bercan Tutar

Sabah

Mossad'ın 'imaj operasyonları'

İsrail'in 17-18 Eylül tarihlerinde Lübnan'a yönelik çağrı cihazlarını, telsiz, scooter ve radyatörleri birer bombaya çevirip gerçekleştirdiği kitlesel tekno-terör saldırısından sonra dünyada bütün gözler Mossad'a çevrildi. Batı medyasında yeniden Mossad güzellemeleri ve tefrikaları yayımlanmaya başlandı. Zira İsrail'in casusluk teşkilatı Mossad'ın

Tekno-terör çağına giriş

İsrail'in Hizbullah'a yönelik çağrı cihazları ve telsizleri birer el yapımı bombaya dönüştürerek yaptığı toplu katliamlar, Gazze'deki soykırımın Lübnan'da siber terörizm ve tekno-terör stratejisiyle sürdürülmesinden başka bir şey değil. Dolayısıyla İsrail'in tekno- terör saldırılarına yoğunlaşması, konvansiyonel katliamlarla devam ettirdiği soykırı

Siber katliamlardan çıkaracağımız iki ders

İsrail'in Lübnan'da önce çağrı cihazlarını ardından telsizleri patlatarak düzenlediği saldırılar dünyayı şoke etmiş durumda. Buradan iki önemli ders çıkarmamız gerekiyor. İlki siyasi tasavvurumuza ikincisi de yüksek teknoloji tasavvurumuza dair. Siyasi olarak siber katliamların devlet destekli net ve saf bir kitlesel terör eylemi olduğunu kavramak

'Çığır açan değişim'

Hemen her konuda hayal kırıklığına yol açan Almanya Şansölyesi Olaf Scholz'un dünyanın gidişatı ile ilgili sadece bir tek öngörüsü doğru çıktı. O da 24 Şubat 2022'de Rusya'nın Ukrayna'ya girmesinden hemen sonra 'zeitenwende' ifadesi ile tanımladığı kehanetiydi. İlk olarak 27 Şubat'ta Almanya Parlamentosu Bundestag'da ve daha sonra 15 Mart'ta Türkiy

Ne Batı ne de Doğu öncelik Körfez olmalı

Güç haritalarına baktığımızda Ortadoğu ve Körfez bölgesinin bir hegemondan yoksun olduğunu görüyoruz. Dış müdahalelerden, kriz ve iç savaşlardan geçilmiyor bölge. Ortadoğu şimdi de Gazze'deki soykırım saldırılarını bölgesel savaşa dönüştürmek isteyen siyonist rejim ile destekçisi ABD'nin kıyamet senaryolarının hedefi konumunda. Bir güç dengesi sağl

Kaostaki Batı

ABD'nin 11 Eylül 2001'den sonra 'demokratik realizm' ya da bilinen ismiyle 'terörle savaş' stratejisi kapsamında dünyanın geri kalanını renkli devrimler, askeri işgaller, darbeler, sokak hareketleri, etnik-ideolojik çatışmalar veya ekonomik krizlerle dizayn etme projesi fiyaskoyla sonuçlandı. Şimdi Batı kendi renkli devrimleriyle karşı karşıya. Söm

Zirveden en dibe

ABD'nin küresel hegemonyasının simgeleri konumundaki İkiz Kuleleri yerle bir eden 11 Eylül 2001'deki saldırıların üzerinden 23 yıl geçti. Suudi Arabistan, BAE, Mısır ve Lübnan kökenli 19 El-Kaide üyesi kaçırdıkları dört uçaktan ikisiyle New York'taki Dünya Ticaret Merkezi'nin (İkiz Kuleler) 110 katlı binalarına, üçüncü uçak ile de ABD Savunma Bakan

Siyonist-Haçlıların Neo-Osmanlı kâbusu

Siyonist rejimin nihai hedefi Sayın Erdoğan'ın da sık sık dile getirdiği gibi sadece Filistin topraklarını ilhak etmekle sınırlı değil. Zira Siyonist rejim Arz-ı Mev'ud denilen sapkın teolojiye göre Türkiye, Mısır, İran, Ürdün, Suriye, Irak ve Suudi Arabistan gibi ülkeleri de kapsayan Nil ile Fırat arasındaki bütün toprakları işgal edip halklarını

Yeni küresel güç ittifakı

Sadece uluslararası normların, müeyyide, hukuk ve kuralların değil insani ve ahlaki değerlerin de en dibe vurduğu bir süreçten geçiyoruz. Şu an dünyanın farklı bölgelerindeki sıcak çatışmalar, ekonomik savaşlar, ideolojik kutuplaşmalar, insani krizler ve Gazze'de İsrail'in gerçekleştirdiği barbar soykırım ve katliamlar, mevcut uluslararası düzenin

Siyonist kompleks!

İsrail terör devletinin Gazze'deki barbar soykırımına en büyük destek ABD'den çok Almanya'dan geliyor. Öyle ki Alman hükümeti 'antisemitizmle mücadele' adıyla çıkardığı yasalarla Gazzeli bebekleri sistematik şekilde katleden Siyonistlerin vahşi cürümlerini dile getirmeyi dahi suç sayacak kadar ileri gitti. Bunun akla ziyan son örneği ise Alman Dışi