Bercan Tutar

Sabah

Siyonistlerin ana hedefi Türkiye

ABD Başkanı seçilen Donald Trump'ın uluslararası konulara daha pragmatik bir yaklaşımı var. Fakat Trump'ın bu tutumunun Amerikan dış politika hedeflerinde toptan bir değişiklik anlamına gelmediğini iyi bilmek lazım. Zira Trump'ın 2016 zaferinin ardından ABD dış politikasında radikal değişimlere dair beklentiler yanlış çıktı. ABD dış politikasında r

Trump paradoksu

5 Kasım'daki seçimlerden zaferle çıkan Donald Trump'ın A takımını Çin ve İran düşmanı şahinler ile siyonist fanatiklerle doldurması Ukrayna'da savaşı soğutma çalışmalarına hız vereceğini fakat Ortadoğu ve Asya-Pasifik cephesini ise daha da kızıştıracağını gösteriyor. Trump "En ölümcül rakibimiz Çin ve İran'dır" diyen eski ulusal istihbarat direktör

ABD'nin yıkım çağı stratejisi ve İsrail'in 'Kürt kartı' illüzyonu

5 Kasım seçimlerinden birkaç hafta önce Donald Trump, ABD ve dünya için öngördüğü vizyonu şu sözlerle ifade etmişti: "Biliyorsunuz 1890'larda ülkemiz şimdiye kadarki en zengin durumundaydı. Çünkü çok iyi bir tarife sistemi vardı." Bir seçim konuşmasında da yurtdışındaki Amerikan şirketlerini dönmeye zorlayacağını ve gelmeyenlere karşı ise gümrük du

Siyonist arsızlığa Amsterdam şamarı

Sadece siyonist rejim değil onları destekleyen Yahudi halkı da insanlığa karşı verdiği savaşı çoktan kaybetti. Bunun en somut örneği İsrail futbol takımı Maccabi Tel Aviv taraftarlarının Ajax takımı ile 7 Kasım gecesi oynanan maçta sergilediği tavırlar. İsrail'den ve Avrupa'nın farklı kentlerinden maçı izlemeye gelen Yahudi seyircilerin barbar tutu

Bu da 'hor görülen' Amerikalıların devrimi

ABD'deki 5 Kasım seçimlerinde Donald Trump'ı zafere taşıyan sandık sonuçları hemen herkes tarafından bir postpopüler halk devrimi olarak niteleniyor. Çünkü bu olağanüstü başarı, Amerikalı elitler ve ABD Başkanı Joe Biden tarafından 'çöp seçmen' diye aşağılanan Amerikalı 'bidon kafalıların' imzasını taşıyor. Farklı kıtalarda da olsa ABD'de gerçekleş

Trump depremi derin kırılmalara yol açacak

ABD'deki 5 Kasım Başkanlık seçimlerinde dört yıl aradan sonra ipi göğüsleyen Donald Trump, kuşku yok ki iç ve dış politik fay hatlarında büyük sarsıntılara yol açacak. Bu nedenle Amerikan kamuoyu kadar dünya da ABD'deki seçimlere kilitlendi. Zira sandık sonuçları sadece Amerika'nın iç siyasetini değil tüm küresel siyaseti de derinden etkileyecek bi

Pax Americana'nın ölüm kalım seçimi

ABD'de bugün yapılacak olan başkanlık seçimlerinde bıçak sırtı bir yarış bekleniyor. Cumhuriyetçi Parti adayı Donald Trump ile Demokrat Parti'nin adayı Kamala Harris arasındaki fark yüzde birden daha az. Fakat Amerikan halkının gözü sandıklardan çıkan sonuçlardan çok daha başka yerlerde. Çünkü sandıktan çıkan neticenin halktaki geleceğe dair endişe

Dünya 'seçimini' yaptı, gözler ABD'de

Bu yıl dünyanın tercih yılıydı. Bir bakıma farklı kıtalarda 54 ülkede seçimler yapıldı. Genel itibarıyla sandıktan çıkan iradeye baktığımızda Türkiye'den Brezilya'ya, Venezuela'dan Almanya'ya, Hindistan'dan Fransa'ya, Bangladeş'ten Endonezya'ya, Pakistan'dan Rusya'ya, Meksika'dan Avusturya'ya ve Gürcistan'dan İngiltere'ye kadar hemen her ülkede ins

ABD'de 'hayal kırıklığı' kazanacak

ABD'de 5 Kasım'daki başkanlık seçimleri öncesi yapılan geniş çaplı sandık anketleri, Cumhuriyetçi Parti adayı Donald Trump'ın kıl payı da olsa ipi göğüsleyeceğine işaret ediyor. Ancak birçok analiste ve bazı sosyolojik araştırmalara göre ise sandıktan 'hayal kırıklığı', 'endişe' ve 'şiddet' çıkacak. Çünkü Amerikan halkının yüzde 70'i büyük bir ümit

Trump ya da Harris fark etmez!

Küresel sistemin merkez ülkesi ABD'deki 'hegemonik erozyon' giderek artıyor. ABD liderliğindeki Atlantik dünyası Ukrayna, Gazze, Lübnan, İran, Irak, Suriye, Yemen ve Tayvan gibi cephelerdeki mücadelelerde 'havlu atmak' üzere. ABD'deki sarsıntı kuşku yok ki müttefik zincirinde de kırılmalara yol açıyor. ABD'nin küresel sahnedeki etkisi azalırken baş