Bir anlam olarak Türkiye

İman, düşüncenin ötesinde bir derinliktir ve bir milleti, bir coğrafyayı şekillendirir; peki bu inancın gücü tarihsel kırılmalarda gerçekten koruyucu olabilir mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, İman'ı rasyonel anlayışın ötesinde, bir milletin ve coğrafyanın kimliğini belirleyen temel kuvvet olarak tanımlar. Türkiye'nin devamlılığının, sahip olunanlardan değil inandıklarından kaynaklandığını savunur. Ancak bu inanca dayalı kimlik anlatısı, farklı inanç ve dünya görüşlerine sahip bireyleri nasıl içerir?

Bir anlam olarak TürkiyeBekir Fuatİman dediğimiz şey, dile sığmaz. Onu tarif etmeye kalktığımızda eksilir. Derinliğini sükûtta bulur.

İman, düşüncenin ötesinde bir derinliktir; kalbin meselesidir.

İnsan, inandığını yalnızca aklıyla taşımaz. İnandığı şey, onun bakışına, korkularına ve cesaretine siner. Hayatını düzenleyen, bildikleri değil, inandığı hakikattir.

İnanç, insan tekinin sınırlarını aşar; bir milleti, bir coğrafyayı, bir tarihi yoğurur.

Bu topraklarda yaşayan insanların hikâyesi böyle bir inancın hikâyesidir.

Anadolu'ya gelenler oldu.

Anadolu'da yeniden doğanlar oldu.

Türkistan'dan kopup gelen yürüyüş, burada bir dirilişe dönüştü.

Kalpler yeniden yoğruldu, yeniden bir anlam kazandı.

Türkiye, bir medeniyetin, kesintisiz bir yürüyüşün adı oldu.

Bazen şehirler düştü, bazen ordular yenildi, ama taşıdığı anlam kaybolmadı.

Bu coğrafyada kurulan, bir devletten fazlasıdır. Bir inancın şekil bulmuş halidir, bir istikamet duygusudur.

Tarihin kırılma anlarında toprak, o istikameti hatırlatır.

İstanbul böyle bir yerdir. Halep böyleydi.

Anadolu da böyledir.

Yüzyıllar boyunca farklı diyarlardan kopup gelen insanlar, burada barınak buldular, bir aidiyet buldular.