Bekir Fuat

Karar

Yara hakikiyse şifası merhemi vardır

Günlüğüme itinayla kaydettiğim birkaç cümleyi Pazar notları olarak paylaşayım dostlar.Okumakla, yazmakla, makamla değil tefekkür ile olacak ne olacaksa.Allah'ın tuttuğu hesabı unutup insanların tuttuğu hesabı önemsemek insanın karakterini ele verir.İnsan kendi sevgisinden emin olur, sevildiğinden değil. Bunun içindir ki erdemli olan sevmektir.Hangi

Türkçe bize bir hayat sunuyor mu

Türkçe diye bir dil, Türkiye diye bir ülke vardı. Yine var Allah'a şükür. Ama derdimiz de var. Türkçe ve Türkiye derdimiz büyük. İnsanlar; büyük, güzel, yeşil ülkemizde mutlu bir şekilde yaşarlardı. Kendilerini rahat bir şekilde ifade edebilecekleri dilleri vardı çünkü. Dilleri, yani hayatlarıTürkçe, insanlara bir "hayat" sunuyordu çünkü. Etle kemi

Türk'ün asaleti Türkiye'nin kıymeti

Bu topraklar gariplerin sığınağı. Kalbimiz ve dostlarımız burada.Bu toprakların bir hafızası var. Bu toprakların türkülerinde, kültüründe, edebiyatında, düşüncesinde her şeye rağmen muhafaza edileni severek yol alacağız. Çıkış yolumuz da, duamız da, aşkımız da burada. Bu ülkenin tarihi tecrübesine ferasetle bakarak yürüyeceğiz bu topraklarda. Ülkem

İçimizdeki öd acısı

Ortaokuldayken bir arkadaşım vardı bana bir şeyler öğreten. Babası subay, kendisi Cüneyt olan tatlı bir arkadaş. Bir gün yine okuldayız, Cüneyt ile yan yana sıralarımız. Öğretmen geldi, "arama" yapacağını söyleyerek üstümüzü başımızı aramaya, çantalarımızı kurcalamaya başladı. Cüneyt'in çantasından kocaman bir zarf çıktı. Bu ne, dedi hoca. Dayımın

Yeni okumalar ışığında Ziya Gökalp

Bugün yirminci yüzyılın başındaki bunalımların neredeyse aynısını yaşıyoruz, millet olarak. O günün meselesi bugünün meselesi hâlâ. Ne olduğumuz, ne olmamız gerektiği hakkında hâlâ bir kafa karışıklığı mevcut. O günlerde bu kafa karışıklığına dönemin önemli düşünürü Ziya Gökalp aslında çok pratik bir formül sunmuştu; "Türk milletindenim, İslam ümme

Düşünce dünyamızın sönmeyen Ziya'sı

Elimde tüfenk, gönlümde iman,Dileğim iki: Din ile vatanOcağım ordu, büyüğüm Sultan,Sultan'a imdad eyle Yârabbi!Ömrünü müzdad eyle Yârabbi!Ziya GökalpHâlihazırda yaptığımız tartışmalar yirminci yüzyıl başlarında yaşadığımız problemlerin günümüzde de devam ettiğini gösteriyor.Bugün yirminci yüzyılın başındaki bunalımların neredeyse aynısını yaşıyoruz

Türkçe ağzımda annemin ak sütü

İnsanları kavimlere ayıran dilleri, bir araya getiren ise ülkü birlikteliğidir. Diller ülkü birliğine vasıta olup olmamasıyla bir ehemmiyet arz etmektedir.Arapçayı tüm Müslümanlar için önemli kılan Arapların dili olması değil, Kur'an-ı Kerim'in dili olmasıdır. Dilin ontolojik değeri, insanın manasına alan açtığı ölçüde artar veya eksilir. Bu noktad

Cumhuriyetin bir tezi var mıydı

Şöyle başlayım söze, Cumhuriyetin bize sunmuş olduğu dünya görüşü ile yaşanan hayat arasında, hep bir takım sorunlar olduğunu düşünüyorum. Cumhuriyet ideolojisiyle yaşadıklarımız arasında tuhaf, hâlâ açıklamaya muhtaç uyuşmazlıkların, ahenksizliklerin, çatışmaların olduğunu düşünüyorum. Bu çatışma, bu ahenksizlik çok yaratıcı bir hayata sürüklemedi

Büyük büyük sözlerimiz var ama neşemiz yok!

Nasrettin Hoca'nın bir atı varmış. Atı satmaya karar vermiş ve pazara götürmüş. Hocayı pazarda gören komşular: "Hocam ne yapıyorsun, bu at satılır mı Ne kadar güzel, ne kadar faydalı, olacak şey değil!" derler. "O bir küheylan!" Hoca tek tek hepsini dinler ve der ki: "Haklısınız, söyledikleriniz doğru. Ama atın neşesi yok!"At gibi bir ülkedeyiz ama

Kadim olan nerede

Bu ülkede pek çok şey gittikçe manasını yitiriyor. Hakikatin hatırına söz söyleyenler ise "bir tuhaf" adam olmaktan öteye gidemiyor toplumun gözündeKadim kavramlarımızı kaybediyoruz. Kadim olan her şeye "arkaik" duygularla bakıyoruz.Kadim olan her şeyden, bir hummadan kaçarcasına kaçıyoruz.Modern dünyaya iman etmiş insanlarız."Kul hakkı", "mümin",