Bedri Baykam

Cumhuriyet

"Oksijensiz demokrasi" ülkesinde siyaset

Türkiye kadar ağır siyasi gündemlerin hızla oluştuğu ve daha da büyük bir hızla üzerlerine yenilerinin yağdığı başka bir ülke dünyada yoktur. Haberler neredeyse anında bayatladığından, herhalde şu günlerde gazeteler manşetlerini her gece beş kere değiştiriyordur! CUMHURBAŞKANI ADAYI SAPTAMA YÖNTEMİNE ALKIŞ Normalde bugün çok mutlu olmam lazımdı. 22

Kartalkaya'daki otel ve demokrasimiz aynı gün yanarken...

Kartalkaya'daki yangın bütün ülkeyi dehşete düşürdü ve yüreklerimizi dağladı. Alevler insanları öldürdü, aileleri söndürdü, ülkeyi yasa boğdu. Vefat eden vatandaş sayısının her an artıyor olması bizi kahretti. Bu korkunç felakette hayatını kaybeden herkese baş sağlığı diliyorum. Bu trajedide yine hiç kimse istifaya gerek görmedi. Olağan sahneler de

Sıcak gündem ve mecburi tarih dersi

İktidarın muhalif belediyelere yönelik yaptığı kayyum çıkartmaları DEM Parti'yi aştı, CHP'ye taştı. Siyasi ortam kasvetli ve ağır.Öncelikle demokrasi tarihimizin sancılı başlangıcına değinmem gerekecek. Cumhuriyeti kuran ve demokrasiyi getiren parti, CHP. Atatürk çok partili rejime geçmeyi denemiş olsa da yobaz isyanlar nedeniyle bunu başaramadı. A

Barış, koltuk sevdasıyla takas edilemez!

Devlet Bahçeli'nin ısrarlı olarak gündeme taşımasıyla DEM Parti ve Öcalan arasında gerçekleşen görüşmenin yankıları, tartışmaları ve yarattığı beklentiler en yoğun şekilde sürüyor. Bugüne bakmadan önce, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarından itibaren süregelen ayrılıkçı Kürt hareketleri ve bunun yarattığı isyanlar eylemlerine hızlı bir göz atm

'FETÖ mahkûmu' çoban Uğur'u dinleyin

Değerli okurlarım, Umuyorum, yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen farklı umutlarla yılbaşını kutlama şansınız olmuştur. Ülkemizde gelen yeni yılın çok daha iyi olmasına yönelik temennilerin -tecrübemize dayanarak- fazla iyi niyetli olduğunu bilsek de bu iyimserliğin psikolojik fayda olduğuna inanıyorum. Ülkemizde büyük çoğunluk haklı olarak geçim

Sürrealist depresif yazı ve yeni beyin!

Bu seferki bildiğiniz yazılardan olmayacak. Rutin dışı bir yıl sonu yazısı diye bakın. Bu yazı iyimser veya kötümser olmayacak. Belki de olacak, bilemem artık o kadarını! Üzerime gelmeyin, yılın yorgunluğu var bende deSonra açık denizlere açılıp unuturuz filan, gerçekten çok ayıp olur: Size kutlu, mutlu, sıhhatli, neşeli, keyifli, başarılı, aileniz

Suriye krizinden öğrendiklerimizhatırladıklarımız

Suriye krizi ya da "devrimi" konusunda insanların net bir düşünce geliştirmesi neredeyse imkânsız. Çünkü anlatılanlar yalnız karışık değil çelişki dolu.Konunun güncel kesitlerini derinden incelemek yerine genel coğrafyanın genel gerçeklerini hatırlayalım. Hiçbir yerde Ortadoğu kadar güneşin belirsiz ufuklarda doğup yine belirsiz yarınlara doğru bat

Üç güzel insan üzerinden 20. yüzyılım

Sevgili okurlarım, bir mâni çıkmazsa Suriye olaylarını önümüzdeki hafta yazacağım. Çünkü bu hafta size çocukluğum ve ilk gençliğimden itibaren beni etkileyen üç ayrı güzel insandan söz etmem gerekti. Zaten Suriye'de kazan kaynamaya devam ediyor ve köprülerin altından çok sular geçecek. Orta Doğu'nun arapsaçı rahatlıkla bir hafta daha bekleyebilir.

Türkiye ve dünya, sahte din ve ırk kavgalarından bıkmadı

Neredeyse yarım asırdır size "modern makyajlı" bir yalan söylüyorlar. Nedir o yalan Kürtlerin Güneydoğu'da Kürdistan diye bir devlet oluşturmak ve orada yaşamak istedikleri. Konuya uzak yabancılar, Türkiye'nin bir başka ülkeyi işgal ettiğini bile düşünebilirler. Kürt vatandaşların büyük iş insanı veya milletvekili, cumhurbaşkanı sıfatlarına da ulaş

Kâbus gibi bir kasım...

Aramızda kalsın ama kasım ayı adeta kâbus gibi geçti. Tam 32 yıl önce, Kasım 1982'de Amerika'da yine saati 10 dolara bir tenis dersi daha vermiştim ve salam, peynir, süt ve ekmek aldıktan sonra eve varmıştım. Aralık ayında birlikte yaşamak için yanıma taşınması gereken İsveçli sevgilim bana ekspres posta ile iki ayrılık mektubu yollamıştı. Ne yaptı