Warning: session_start(): open(/var/lib/lsphp/session/lsphp74/sess_6iab15ikrf02mqluv33qlqdg7h, O_RDWR) failed: No space left on device (28) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8

Warning: session_start(): Failed to read session data: files (path: /var/lib/lsphp/session/lsphp74) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8
Barış Terkoğlu Köşe Yazıları : koseyazarioku.com
Can't create/write to file '/tmp/#sql-temptable-336-91ae3e-85924.MAI' (Errcode: 28 "No space left on device")Can't create/write to file '/tmp/#sql-temptable-336-91ae3e-85924.MAI' (Errcode: 28 "No space left on device")

Barış Terkoğlu

Cumhuriyet

Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor. Son günlerde tanıdığım tanımadığım herkeste bu his var. Hem her gün aynı dünya düzenine uyandıklarına inanıyorlar hem de adını koyamadıkları bir başkalığa doğru gittiğimizi düşünüyorlar. "Havası mı, suyu mu" demiyorum tabii. Ancak kesin olan bir şey var ki bütün dönüşümlerin en hızlı yaşandığı ve herkesin dur

Bayrağın üstünü örten 'süreç'

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter. Tarih: 31 Temmuz 2011. Sınırın ötesinde yine çatışma vardı. Bu kez İran, PKK'nin İran kolu PJAK'a hava operasyonlarına başlamıştı. O günlerde DEM Parti kurulmamıştı. Öncülü olan BDP, İran-Türkiye resmi sınırı olan Hakkâri-Esendere Sınır Kapısı'nda eylem yaptı. Yol kapatıldı. PKK-PJAK'a destek sloganl

Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz. Ne garip... Bir diploma konuşmaya başladık. Sonra bütün diplomaları konuşmaya başladık. Devletin elindeki verilerin delik deşik edilmesinin sonucunun, her türlü belgenin satılmasına neden olduğunu gördük. En ilgincini geçen cuma gördük. anakkale'deki müstahdemin yükseliş hi

Masonik FETÖ'CÜ Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun. Bir iki değil. Dünya listelerinde Türkiye'deki üniversiteler hep geriliyor. Bu yokuş aşağı gidiş tesadüf olabilir mi Önümde, Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nde yaşananları anlatan ve cevap verebilecek bir dosya duruyor. Geçmişini haberlerde gördünüz. Ama sonu ilginç! Şöyle anlatayım... Her şey, 2

Can Yaman meselesini konuşalım mı

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır. Nasıl çabuk kanıksıyor, nasıl hemen kabul ediyoruz. Yandaşı, muhalifi, iktidar seveni sevmeyeni... Hemen hizaya geliyor. Dalgada sürükleniyor. Öyle ya, memleketin herhangi bir konusunda uzlaşamayanlar, bu konuda aynı dili kullanıyor. "Ünlülere uyuşturucu operasyonu" başlığıyla manşetle

Hakim dövmenin dayanılmaz hafifliği

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir. Adalet bakanı sıkça aynı cümleyi kullanıyor: Türkiye bir hukuk devletidir. Gelgelelim, çoğu kişiyi ikna edemiyor. İkna etme şansı da yok. ünkü neyin ne olduğunu ancak çizginin öbür tarafındakiler anlayabiliyor. izginin öbür tarafına nasıl geçilir Yani yargılayan nasıl mağdur olur da hukuk arar

Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür. Yugoslavya'yı barış diyerek bombaladılar. Irak'ı demokrasi diyerek. Suriye'yi özgürlük diyerek lime lime ettiler. Gazze'yi terörizm diyerek. Venezüella'da ne olmasını bekliyordunuz Şeker paketinin içindeki zehir kısa sürede açığa çıktı. Uyuşturucu, terör diye başladıkları operasyonun asıl niye

Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir. Gözaltına al, tutukla. Gözaltına al, adli kontrol. Gözaltına al... 2025 yılının kelimesi: Gözaltı. Gazeteci, siyasetçi, sosyal medya kullanıcısı, vatandaş... Fikrini söyleyen, protesto eden, yazı yazan herkes gözaltını tadıyor. Savcılıklar gözaltı fabrikası oldu. Peki savcılığa arka kapıdan değil de ön kapıd

Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır. AKP'li vekiller televizyona çıkacak mı Gazetecilerin koltuklarına oturacak mı Parti politikalarını anlatacak mı Günlerdir televizyonlarda bu konu konuşuluyor, tartışılıyor. Herkes fikrini söyledi. Evet ya da hayır diyenlerden daha köklü bir cevabı Şamil Tayyar verdi: "Kurumlar, kur

Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir. Türkiye, tartışması hiç bitmeyen bir ülke. Tam duracak derken her şey yeniden başlıyor gibi oluyor. Geleceğin krizleri de bugünden hazırlanıyor. Yine dilinin altında ne var diyeceksiniz, anlatayım... 2026'ya giriyoruz. İktidardan gelen sinyallere dahi bakarsanız, seçimin yapılması iki yılı bile bu