Barış Terkoğlu

Barış Terkoğlu

Cumhuriyet
Gündem 202 yazı 15 takipçi

Masadaki solcular neden 'hayır' dedi

Meclis Başkanı'ndan ara seçim isteyen CHP, Erdoğan'ın her kararında belirleyici olduğu bir sistemde çözüm arayabilir mi?

Hulusi Akar'ı utandıracak kitap

Cem Amiral'in hapishanede kanser olup ölmesi ve Hulusi Akar'ın uzak duruşu: adalet sistemi mi, yoksa kurumsal vicdansızlık mı?

Son sözünü söylememiş bir cenaze

Yalçın Küçük'ün ölümü, sosyalist devrim hayalini cezaevlerinde teorileştiren bir aydının bitişini işaret ediyor—peki, onun tezleri bugün hâlâ Türkiye'nin gerçekliğini açıklamaya yeterli mi?

Alican'ı yemeye karar verenler

Gazeteci Alican Uludağ sosyal medya paylaşımlarından 19 yıl hapis cezasıyla yargılanırken, savcılık kendisinin attığı iddiayı Alican'a suçlama olarak yazabilir mi?

NATO'yla nikah tazeleme

Türkiye, Rusya'yı düşman kabul eden NATO çokuluslu kolorduyu kendi topraklarına davet ederek Batı'ya geri döndü; ancak parlamento dışında alınan bu karar gerçekten egemenlik sorunudur mu yoksa stratejik zarurettir?

Mesele öyle değil dekan bey!

Bir yanlışı örtmek için bin doğru feda etsen de yetmez. Geçen hafta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde dokuz yıldır tutuklu bulunan Osman Kavala'nın duruşması vardı. Tabloyu şöyle anlatayım: Boğaziçi Üniversitesi'ni tarumar edebilmek için üniversiteye çok sayıda yeni kadro alınması gerekiyordu. Bunun için tarihinden beri olmayan hukuk fakültesi kur

Vazgeçilen pişmanlığın bilinmeyen öyküsü

Uçup gitti sandığın, doğanın asla kaybetmediği varlıktır. Biliyorum, tavuğun suyunun suyunun suyu gibi oluyor. Etkin pişmancının pişmancısının pişmancısını kastediyorum. Ama kabul edin. Suda tavuk, pişmanlıkta etkinlik kalıyor. Murat Kapki'den söz ediyorum. Bu köşeyi düzenli okuyanlar hatırlayacaktır. Medyanın yanı sıra açık hava reklamcılığı yapan

Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Ergenekoncu pislik, Kemalist p..., Türkan Saylan'ın eniği... Ne zaman kutum bu küfürlerle dolsa içim rahatlar. ABD'de gün ışıdıktan sonra gelen mesajlara bakar, "Oh, işimi iyi yapmışım" derim. Ancak geçen salıdan beri bunlara Özel-İmamoğlu fotoğraflılar eklenince şaşırdım. Şöyle anlatayım... Geçen salı, yedi tanesi Silivri'den olmak üzere sekiz tan

Bayramı zehir eden adamlar

Bayram aslında bahane... Elbette hâlâ gelenekleri sürdürüyorsanız büyükleri arayacak, kapılarını çalacak, ellerini öpeceksiniz. Asıl olan ise insanın geçmişiyle, yaşamıyla ve elbette toprağıyla kurduğu bağ. Uzatılan el, köklerle tutunmanın aracı sadece. Oysa biz telefonu çaldırırken ziyaret evine doğru yürürken millete bayram sabahlarını zehir eden

Belediye başkanının olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü'ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor. Üstelik belediyeleri yakından ilgilendirdiği halde salonda bu kez hiçbir belediye başkanı olmayacak! Oysa "Hesap sorulacak" demiş, söz vermiştik. 8 Kasım'da, Kocaeli Dilovası'nda, Ravive Kozmetik'te, 3'ü çocuk 7 işçinin yanarak öldüğü

Bu iş nasıl oldu anlamadım!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar. Türkiye'nin merakla beklediği İBB davası gergin başladı. Kavga gürültü derken ilk savunmayı eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu yaptı. Erdoğdu'nun savunmasını okurken aklımda tek bir şey vardı. "Ben Erdoğdu'nun avukatı olsam duruşma savcısına ne sorardım" diye düşündüm. Şöyle anlatayım: C

'Bu nasıl iş' dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz. Bugün 9 Mart... Muhtemelen ülkenin ana gündemi Silivri'de, ağır cezada başlayan yargılama olacak. Kalabalıklar mahkeme önünde toplanırken ekran önünde dosya, iddianame, karar kelimeleri bol bol kullanılacak. Sonuç ne olur, derseniz... Defalarca görüldüğü gibi, dosya içeriği ne olursa olsun,