Tarih bugün yaşananın gelecekte hatırlandığı yerde başlar.
Baştan söyleyeyim, bu bir fikri takip yazısı. Dün anlattığımızı yarına not düşmek için kaleme alıyorum.
23 Şubat'ta ilk kez bu köşede okumuştunuz. İzmir'de milli eğitim müfettişleri bazı okulları dolaşmış; 9 yaşından başlayan çocukları kütüphaneye çağırmış, sorgulamıştı. O gün velilerle konuşup şu satırları kaleme almıştım:
"Müfettişler çocuklara üçer soru sordu: 'Din dersinde ders işleniyor mu', 'Din yerine başka bir ders yapılıyor mu'... En ilginci; 'Derste cumhurbaşkanına hakaret ediliyor mu'..."
ocuklar veli onayı alınmadan yapılan sorgudan korkmuştu. Üstüne üstlük verdikleri ifadeye küçük parmaklarıyla imza atmıştı.
Yazdığım yazıdan sonra önce kampanya başladı. Olay yalanlanmaya çalışıldı. Ancak "ocuktan al haberi" derler ya, birçok çocuk aynı şeyi anlatıyordu. Sonunda Milli Eğitim Bakanlığı kabul etti. İhbar üzerine başlatılan bir soruşturma olduğunu, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün gerçekleştirdiğini söyledi. Hatta Milli Eğitim Bakanlığı, 26 Şubat'ta bu köşeye özel bir açıklama yaparak "Bir şikâyet ulaştığında ihbar kabul ediyoruz, inceleme başlatıyoruz" dedi.
DÖRT OKULDA YAPILMIŞOlay öyle havada kaldı.
Ancak bazı veliler olayın peşini bırakmadı. Kendi onayları olmadan çocuklarının sorgulanmasını, imza attırılmasını, siyasi tartışmaların ortasına çekilmesini yargıya taşımaya karar verdiler. Laiklik Meclisi'nden Av. Doğan Erkan da gönüllü oldu. 10 yaşındaki B.D.Y'nin avukatı olarak çocuklara yapılan sorgunun peşine düştü. Sonunda resmi yazışmalar açıklanmak zorunda kaldı.
İşte ilk kez bu köşede göreceksiniz.
İzmir Valiliği'nin Av. Doğan Erkan'ın talebine yanıt olarak verdiği evrakın üst yazısı 16 Temmuz tarihini taşıyor. Yazıya göre, çocuklara yapılan sorgu şu okullarda yapılmış: Özel TAKEV Okulları, Özel İzmir SEV Kurumları, ODTÜ Geliştirme Vakfı İzmir Okulları, Özel İzmir Tevfik Fikret Okulları.
Valilik yazısında adeta ortadaki suçu kabul etmiş: Başvurucunun fiili ehliyeti olmayan çocuğundan veli eşliği, rızası/ onamı dışında alınan beyanların, imzaların ve tutulan tutanakların bir nüshası (...) ilişikte gönderilmiştir.
Böylece küçük çocuklara veli izni olmadan sorgu yapıldığı valiliğin resmi yazısında da yer almış.
SORGU VE İMZANIN BELGESİVe dosyaya ilkokul 4. sınıfa giden 10 yaşındaki B.D.Y'ye yapılan sorgunun tutanağı girmiş. Özel Tevfik Fikret İkokulu Öğrencisi B.D.Y'nin ifadesi 20 Şubat 2026'da saat 11'de alınmış. İfadede B.D.Y'ye şu sorular sorulmuş:
- Din kültürü ve ahlak bilgisi dersiniz var mı
- Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde, bu dersin konuları dışında bu dersle ilgisi olmayan başka konular da işleniyor mu İşleniyorsa hangi konular işleniyor
- Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde veya başka derslerde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan hakkında hakaret içeren konuşmalar yapıldı mı Yapıldı ise hangi derste yapıldı ve ne tür hakaret içeren ifadeler kullanıldı
Bu konular ile ilgili bildiklerinizi, duyduklarınızı, varsa gördüklerinizi aşağıda yazarak açıklamanızı rica ederiz.
B.D.Y. verdiği ifadede din dersinin olduğunu, dersin işlendiğini, cumhurbaşkanına da hakaret edilmediğini söylemiş. İfadeyi alan eğitim müfettişleri Abdullah Berberoğlu ve Murat Durmaz'ın imzalarının yanında minik B.D.Y. önce el yazısı ile adını yazmış, sonra belki de hayatında ilk kez imza atmış.
ALTINDAN DİNCİ HESAP IKTIPeki okul okul dolaşıp onlarca çocuğa böyle bir soruşturma yapılmasının nedeni ne O da ilk yazıdaki şüphelerimizi doğrular nitelikte. İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi imzalı, 20 Ocak 2026 tarihli, Eğitim Müfettişleri Başkanlığı'na hitaben yazılan yazıda talebin nedeni anlatılıyor:
"Sosyal medyada Misvak Caps adlı haber sitesinde, İzmir'de faaliyette bulunan bazı okullarda bakanlığınız tarafından hazırlanan müfredatın uygulanmadığı, din kültürü ve ahlak bilgisi dersini öğrencilerin hiç görmedikleri, bazı okullarda da din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninin kurumda göstermelik bulunduğu, Kemalizm ve Atatürkçülük konularının işlendiği, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan hakkında hakaret içeren ifadelerin kullanıldığı iddia edilmekte olup..."

11