Ahmet Saltık

Ahmet Saltık

Cumhuriyet
Gündem 32 yazı 0 takipçi

Tarihsel eşik ve ulus devletin egemenlik bunalımı

103 yaşındaki TC, çok ağır egemenlik bunalımıyla yüz yüze. Emperyal odakların güdümünde bölücü terör örgütüne hizmet eden iç-dış oyuncular, toprak bütünlüğümüzü ve laik ulus-devleti hedef almakta. Açıkça dile getirilen ulus-devletlerin süresini doldurduğu, Osmanlı millet sistemine dönülmesi gerektiği ve Türkiye'ye demokrasi değil merhametli monarşi

'Çerçeve yasa' neyin çerçevesi

Türkiye, tarihinin en kritik yönetselpolitik eşiklerinden birinde. Bakan Gürlek'in açıklaması ve kulislere yansıyanlarla, ağustosun ilk haftasında TBMM gündemine getirilecek "çerçeve yasa" önerisi kamuoyunda çok haklı olarak yoğun tartışma yarattı. İktidarın "terörsüz Türkiye" tuzağıyla pazarladığı süreç, biçimsel bir hukuksal düzenlemenin ötesinde

Bağımsızlığın ipoteği: NATO'nun kanlı mirası ve Türkiye'nin egemenlik sınavı

Atatürk'ün dış politikadaki altın anahtarı çok nettir: Yurtta barış, dünyada barış. Bu ilke, edilgen teslim oluşu değil, egemenliğimizi hiçbir emperyalist odağa teslim etmeden komşularla dengeli ve barışçıl ilişkiler yürüten onurlu bir devlet duruşunu simgeler. Ancak 1952'de üye olduğumuz NATO, 70+ yıldır bu kuralı çiğniyor, egemenliğimizi ipotek a

Yapay zeka ve sağlığımız: Bir umut mu, bir risk mi

Yapay zekâ (YZ), tıp uygulamasını ve halk sağlığı yönetimini kökten değiştirme gücüne sahip, kuşkusuz en güçlü devrimsel ve çağcıl araçlardan biri. Ancak, bu teknolojiyi salt teknik bir ilerleme olarak değil; sağlık hakkı, etik sorumluluk ve hukuk düzeni çerçevesinde irdelemek ve değerlendirmek zorundayız. YZ'NİN SAĞLIĞA KATKILARI - Tanı-erken tanı

2026 yılı çok 'sıcak' olacak!...

Türkiye gündemi ne yazık ki AKP eliyle çok yakıcı hatta yı- kıcı. Ama yaşam sürüyor, kayıtsız kalamayız; yazalım: *** 2026, El Nino sonrası atmosferde sera gazı aşırı artışı rekor sıcaklık riski taşıyor. Bu salt meteorolojik sorun değil, yapısal halk sağlığı krizi. Aşırı sıcaklar sessiz katildir çünkü yarattığı hasar, süregen hastalıkların ağırlaşm

Cumhuriyetin 2. yüzyılında 'merhametli monarşi' reddiyesi

TC 2. yüzyılının eşiğinde, Cumhuriyet tarihinin en derin siyasal, ekonomik ve hukuksal fetret dönemini yaşıyor. 31 Mart yerel seçimleriyle ortaya çıkan siyasal coğrafya, CHP'yi 1. parti yaparken, 23+ yıldır ülkeyi yöneten AKP rejimine halkın onamı (rızası) tükendi. Ekonomik yıkım, kanımızı emen talanın sürdürülemezliği ve halkın derin yoksulluğu, C

Salgınlarla başımız dertte mi

Ebola ve Hantavirüs gibi çevresel kökenli hastalıklar, artık salt klinik olgu değil, küresel iklim ve ekosistem çöküşünün (çevre kirliliği, tarım, orman yangınları...) birer belirtisi-sonucu! Kurumsal açıklamalar şöyle: - Sağlık Bakanlığı: Ebola için Halk Sağlığı Acil Durum Yönetim Planı elde. Hantavirüs özelinde ise Türkiye'de olguların endemik ol

İktidarın nüfusu artırma saçmalığı

13 Şubat 2025'te bu köşede yazmıştık: "2024 nüfus verileri ve demografi politikamız" Şöyle bitirmiştik: "Yineleyelim: Türkiye hâlâ demografik fırsat penceresi içinde. Yaşlanıyoruz ürküsüne (paniğine) ve pro-natalist (nüfus artıran) sanrıya (hezeyana) gerek yok. Yapılması gereken, Türkiye'yi bir SS ülkesine dönüştürme değil; nüfusun eğitim-sağlık-

21. yüzyılda ulusal egemenlik bitti mi

Yazı: Türkiye'de egemenlik Saray ile dış sermaye arasında yok edilmiş, ama çözüm hukuk devleti, ekonomik adalet ve laik eğitimde mi gizli?

Anayasa tuzağı ve ara seçim kıskacı

Anayasa masası iktidarın ömür uzatma taktiği mi, yoksa gerçekten demokratik gereklilik midir?

Ortadoğu cehennemi ve iktidarın teslimiyeti

Savaşın şiddeti azalmış görünse de siyasal belirsizlik ve karşılıklı misilleme döngüsü sürüyor. ABD, savaşın birkaç hafta içinde anlaşma ile bitebileceğini açıklarken, ağır silahlı çatışmalar hâlâ oldukça sıcak ve öldürücü. EPSTEİN SKANDALI VE TÜRKİYE BAĞLANTISI Bu dosyalar 2024-2025'te açıldı. Ancak belge ile sav (iddia) arasındaki farkı net koyma

Küresel haydutluk ve yeni dünya eşiği

Dünya, 1648 Westphalia düzeninden bu yana (egemenliğe saygı ve içişlerine karışmama) görmediği bir kuralsızlık girdabının içinde sürükleniyor. Uluslararası insancıl hukuk, Cenevre Sözleşmesi, BM Şartı artık devletlerin masalarında birer rehber değil, güçlülerin ayakları altında birer kâğıt parçası. Gelişmiş füze, roket vb. hedefi vurmada cm düzeyin