Ahmet Özdemir

Ahmet Özdemir

Yeni Asya
Yaşam / Din 37 yazı 0 takipçi

İslâmiyetin beş temelinden biri

Zekât ve sadaka aslında zenginlerin fakirlere bağışları değil, Allah'ın zenginlerin mallarına yoksullar için koymuş olduğu bir haktır.Malın üzerinde, ödenmediğinde malı ve mal sahibini kirleten iki türlü hak vardır: Allah hakkı ve kul hakkı. Mal insana geçici bir süre verilen Allah'ın bir emanetidir. İnsan hırs ile sahip çıkamaz. Canının istediği g

Namazın önemi ve fazileti

Namaz sadece bir ibadet midir yoksa ruhu, kalbi ve aklı dünya işlerinden koparacak kadar güçlü bir araç mıdır?

Ebu Hureyre'nin bu künyeyi almasının sebebi neydi

Devs kabilesinden Tufeyl b. Amr'ın İslâmiyet'e davetine ilk icabet eden, Ebu Hureyre idi. Ebu Hureyre, Devsîlerle Medine'ye gelirken, uzayıp giden gece yolculuğundan sıkılıyor, Medine'ye bir an evvel kavuşmak için sabırsızlanıyordu.Ebu Hureyre, Devsîlerle birlikte Hayber'e vardığı zaman, Peygamberimiz (asm) Natat kalesini fethetmiş, Ketibe kalesind

Ebu Hureyre'nin (ra) bu künyeyi almasının sebebi neydi

Devs kabilesinden Tufeyl b. Amr'ın İslâmiyet'e davetine ilk icabet eden, Ebu Hureyre idi. Ebu Hureyre (ra), Devsîlerle Medine'ye gelirken, uzayıp giden gece yolculuğundan sıkılıyor, Medine'ye bir an evvel kavuşmak için sabırsızlanıyordu.Ebu Hureyre, Devsîlerle birlikte Hayber'e vardığı zaman, Peygamberimiz (asm) Natat kalesini fethetmiş, Ketibe kal

Fıtır Sadakası ve Bayram Namazları

Peygamberimiz (a.s.m.); Ramazan bayramına bir-iki gün kala, her Müslüman için bayram namazından önce yoksullara fıtır sadakası ayrılıp yoksullara verilmesini emretti.1Fıtır sadakasının; her Müslüman'ın üzerine düşen bir hak ve vecibe (borç) olduğunu ilan da ettirdi. Yoksulların yiyeceğini sağlayan, oruçluyu söylediği boş sözlerden, işlediği çirkin

Kardeşliğin güzel sonuçları

Muhacirler, "Ensar kardeşlerimiz, bize mal mülk verdi, nasıl olsa geçimimizi sağladılar" diyerek boş durmuyorlardı. Doğrusu bu, imanlarından gelen gayrete de tersti. Her biri elinden gelen çabayı göstererek, mümkün oldukça kimseye yük olmamaya çalışıyordu. Burada yaşanmış bir örneğe bakalım:Resûl-i Ekrem (asm) tarafından birbirlerine kardeş yapılan

Asr-ı Saadetten günümüze

Ümmü Süleym Müslüman olup Peygamberimize (asm) biat ettiği sırada, oğlu Enes b. Malik yanında değildi.Enes, annesinin Müslüman olduğunu öğrenince çıkıştı. Ümmü Süleym dinden çıkmadığını, sadece yurtlarına gelen zâta iman ettiğini söyledi. Enes'e de İslâm dinini anlattı. Eliyle işaret ederek Kelime-i Şehadet getirmesini istedi. Enes b. Malik, annesi

Abdullah b. Selâm'ın Müslüman olması

Abdullah b. Selâm, Medine Yahudîlerinin ileri gelen âlimlerinden biri idi. Babası Selâm'dan Tevrat'ı ve tefsirini de öğrenmişti. Babası, âhirzamanda gelecek peygamberin sıfatlarını ve alâmetlerini de kendisine anlatmıştı.Abdullah, Resûl-i Ekrem Efendimizin Medine'ye gelişini Müslümanlara müjdeleyen Yahudîden duymuş ve kendisini tutamayarak, "Allahu

İnsanda ölüm düşüncesi

Ölüm, İslâm inancı açısından hayatın sona ermesi değil; bilakis ebedî bir hayatın başlangıcıdır. Hayat yaratıldığı gibi ölüm de yaratılmıştır. Bu hususta Bediüzzaman şöyle demektedir:"Mevt dahi hayat gibi mahlûktur; hem bir nimettir. Mevt, vazife-i hayattan bir terhistir, bir paydostur, bir tebdil-i mekândır, bir tahvil-i vücuttur, hayat-ı bâkiyeye

Peygamber kıssalarının gayesi...

Kur'ân-ı Kerîm'de pek çok peygamber kıssası anlatılır. Bunlar niçin anlatılırKur'ân kıssalarının en önemli maksatları arasında şunları sıralayabiliriz: 1. İman esaslarını ispat etmek ve açıklamak. 2. Vahiy ve peygamberliği ispat etmek. Resul-i Ekrem (asm) Efendimiz ümmî idi. Yani bildiğimiz gibi okuma ve yazma bilmiyordu. Onun Yahudî ve Hıristiyan

İnsanlık semasının yıldızları

Hiç şüphesiz, peygamberler insanlık semasının yıldızlarıdır. Onlar gönderildikleri toplulukları imana davet edip dünya ve ahiret saadetinin yollarını göstermişlerdir.İnsan bir yolcudur... Nev-i beşer (insanlık) Hz. Âdem'den (as) bu yana kafile kafile arkasından gelmişler; bir süre dünya hanında kalmışlar ve daha sonra kaybolup gitmişler. Biz de o a

Musafahalaşmak

Musafaha; selâm vermek ve sevgisini göstermek üzere birbirine el uzatma, el ele tutuşma, iki elle yapılan hususî selâmlaşma şekli, tokalaşma, iki kişinin selamlaşmak için birbirlerinin ellerini-avuç içleri birbirine yapışacak biçimde-tutuşmalarına ve yüz yüze gelmelerine denir.Selâm verirken eğilmek yasaklanmıştır. Enes b. Malik Resûlallah'a, "Bazı