Ahmet B. Ercilasun

Yeniçağ

Fırlamak

Fırlamak fiiline Türkçe Sözlük'te üç anlam verilmiştir. 1) Hızla, birdenbire bulunduğu yerden çıkmak, ayrılmak, 2) Yerinden oynayıp ileriye doğru çıkıntı yapmak, 3) Fiyatı birdenbire yükselmek.Epeyi zamandan beri üçüncü anlam gündemde iken, fırlayan fiyatlar insanları inim inim inletirken son günlerde "bulunduğu yerden birdenbire fırlamak" anlamı ö

Dede Korkut'u yeniden okumak

Dede Korkut Kitabı Türk edebiyatının en büyük şaheseridir. Öyle bir şaheser ki tek başına bir toplumu millet hâline getirebilir.Bugünlerde Dede Korkut okuyorum. Döne döne Dede Korkut okuyorum. 12 destani hikâyeden oluşan Dede Korkut Kitabı Türk edebiyatının en büyük şaheseridir. Keşke gençlerimize Dede Korkut'u tanıtıp sevdirebilseydik. Keşke gençl

Ortak Türk alfabesi

Süreç bitmemiştir çünkü Kazakistan ve Kırgızistan henüz Latin alfabesine geçmemiştir. Dolayısıyla bu konudaki toplantıların devam etmesi gayet tabiidir.Konuları birbirinden ayırmak önemlidir. Başlıktaki konu, yeni Türk cumhuriyetlerinin Latin alfabesine geçiş süreciyle ilgilidir. Türkiye'de 1928'den beri kullandığımız alfabeye yeni harfler eklenmes

Benim derdim teğmenler

Bu iktidardan nasıl olsa kurtuluruz, kurtulacağız da. Ama benim derdim teğmenler. Öyle anlaşılıyor ki bu iktidar, gidinceye kadar elinden geleni ardına koymayacak.Teğmenler şöyle diyordu:"Ant içeriz ki laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığına, ülkenin bölünmez bütünlüğüne, yüce Türk ulusunun namus ve şerefine, aziz vatanın bir karış

Yakup'u da kaybetmişiz

"Kaybetmişiz." diyorum çünkü Yakup'u kaybedişimiz tam da benim KKTC'de 15 gün süreyle kendimi dünyaya kapadığım döneme denk gelmiş. 30 Ağustos'ta Girne'den Ankara'ya döndüm ve telefonumu açtım. İlk gördüğüm ileti, Yakup Ömeroğlu'nu kaybettiğimizi haber veriyordu. Hem de 16 Ağustos'ta. Ömrünü Türk Dünyası'na vakfeden aziz dostumuzu 17 Ağustos günü A

Nâs değil Nas

Felsefede "dogma" anlamına gelen kelimeden söz ediyorum. Türkçe Sözlük'te asıl anlamı "Açıklık, açık ve kesin yargı" olarak verilmiş. Örnek cümle de Niyazi Berkes'ten alınmış: "Birçok hâllerde de naslar, genel kurallar olarak değil, belirli sorunlar üzerine verilmiş yargılardır."Kelimede iki türlü yanlış yapılıyor. Birincisi, söylerken uzatılıyor.

Bazı dinî terimler

Maksadım din dersi vermek değildir. Konuyu Türkçe bakımından ele alacağım.Bismillah ile başlayalım. Mevlit yazarı Süleyman Çelebi "Allah adın zikr idelüm evvelâ" diyor ya biz de Allah'ın adıyla başlayalım. Zaten bismillah da tam tamına "Allah'ın adı ile" demektir; bildiğimiz ayetin kısaltılmış biçimidir. Ayetlerin adı olmaz ama bismillah o kadar sı

Anadolu Ağızları

Ağızlar dilimizin çok önemli varlıklarıdır. Edebî dilimizde kaybolmuş pek çok sözü yaşatırlar. Sadece farklı kelimeleri değil çeşitli gramer biçimlerini de barındırdıklarından dolayı biz dilciler için daha da önemlidir.Ancak yaygın olan bir görüşü burada hemen düzeltelim. Yaygın görüş şudur: Ağızlardaki ses, ek ve kelimeler her zaman Türkçenin daha

Ömründe Ömürler Yaşadı Yılmaz Öztuna

Yukarıda gördüğünüz başlık, Yağmur Tunalı'nın Yılmaz Öztuna hakkında yazdığı biyografinin adıdır. Şerafettin Yılmaz'ın başında bulunduğu Türk Kültürüne Hizmet Vakfı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Yamantürk Vakfı'ndan da destek alarak "Cumhuriyet'in 100. Yılına Armağan" başlığıyla önemli eserler yayımlamaktadır.Bugüne dek iki dizide 40'a yakın kita

Söyleyiş yanlışları

Bir zamanlar telaffuz hataları derdik. Herhâlde benim neslim yaygın olarak yine böyle diyor. Ama neme lazım dedim kendi kendime, kimisi teleffuz demeye kalkar, kimisi de ortadaki heceyi lala kelimesindeki la gibi söyler. Kimisi de "hata"nın hangi hecesini uzatacağını bilemez, iyisi mi "söyleyiş yanlışları" deyip insanları uğraştırmayayım. Öyle ya,