Abdüllatif Uyan

Türkiye

"Bu bezikefen yaparsın!"

Pîr Alî Efendi, Tekirdağ'a yakın Malkara'da yaşayıp orada vefât etti...Nûrlu kabri oradadır.Bu mübârek zât uzun biryolculuğa çıkmıştı bir gün.Hanımı hâmileydi.Ayrılmadan önce çarşıdan bir parça patiska bezaldı.Hanımına uzatıp;"Hanım, al şunu"dedi.Hanımı merak etti.Ve sordu hemen:"Hayrola, nedir bu""Kefenlik bez. Ola ki, ben seferdeyken bir oğlumuz

"Bana İslâm'ı anlat!.."

Seyyidet Nefîsehazretlerinin bitişiğinde komşu bir "kadın" vardı.Yahûdî dîninde olup, "kötürüm" bir kızı vardı.Bir gün evden çıkarken;"Kızım sen evde otur, ben biraz sonra gelirim"dedi.Sakat kız annesine;"Anneciğim! Ne olur sen gelinceye kadar ben, komşumuzun evinde bekleyeyim"dedi.Annesi "peki" dedi.Ve izin alıp, sakat kızını Seyyidet Nefîse hazre

"Ne olur, oğlum için duâ edin!"

Mekke-i mükerreme'de dünyâya gelenSeyyidet Nefîsehazretleri zamânında Hristiyan bir kadın, bir de oğlu vardı.Bu çocuk, sefer içinçıktı bir gün evden.Issız bir yerde yürüyordu.Eşkıyâlar tutup esir ettiler.Aradan günler geçtiyse de annesi, hiçbir haber alamıyordu oğlundan.Çâresizdi.Seyyidet Nefîse hazretlerine gitti.Durumu anlatıp;"Ne olur, oğlum içi

"Kimsenin kalbini incitmeyin!"

Mekke-i mükerreme'de dünyâya gelenSeyyidet Nefîsehazretleri, bir gün bâzı hanımlara;"Hiç kimsenin kalbini incitmeyin, velev ki, kâfir bile olsa"dedi.Hanımlar şaşırdı."Kâfirlerin de mi""Evet, onların da kalbinikırmayacağız.""Ama onlar Allah'ı inkârediyor" dediler.Seyyidet Nefîse;"Olsun, öyle de olsa hiç kimsenin kalbini kırmaya hakkımız yoktur. Kalp

"Korkma! Rabbim seni gizler!.."

Mekke-i mükerremede dünyâya gelenSeyyidet Nefîsehazretlerinin zamânında zâlim biri vardı. Suçsuz bir Müslümana zulmetmek için harekete geçti.Adamları geldiler.Götürmek istediler.Adamcağız;"Bana biraz mühlet verin, bir yere gitmem lâzım" dedi.Onlar da izin verdiler.Doğruca Seyyidet Nefîsehazretlerine gitti ve ona;"Falan zâlime gidiyorum. Duâ edinde

Fakir kadının bohçası!..

Mekke-i mükerreme'de dünyâya gelenSeyyidet Nefîsehazretleri, evliyâ hâtunlardandır.O devirde fakir bir kadın vardı.Dört kızı, hafta boyu iplik eğirir,bu da onları satar ve böylecegeçinip giderlerdi.Bir gün iplerini aldı.Sonra çıktı evden.İplik bohçasını başında taşıyordu ki, bir "kartal" uzaklardan bu kadına doğru süzüldü ve başındaki "bohçayı" kap

"Hocam hasta, dua edin efendim"

Bir gün İmâm-ı Şâfiî hazretleri hasta oldu. Bir talebeyi Seyyidet Nefîse hazretlerine gönderip;"Seyyidet Nefîse'ye git, şifâ için duâ iste!"buyurdu.Talebe "Peki" dedi.Ve gidip çaldı kapıyı...Kapı açılınca;"Efendim, hocam çok hastadır, şifâ için sizden duâ istiyor"diye arz etti.Nefîse hazretleri;"Allahü teâlâ hocana hayırlı şifâlar versin!"diye duâ

"Sıkıntın nedirevlât"

Mısır'da yaşayanMuhammed Şüveymîhazretlerinin kabr-i şerîfide bu yerdedir...Bir gün sevdiği bir genç geldi.Ancak "üzüntülü" hâli vardı."Sıkıntılısın evlât.""Evet efendim, hem de çok.""Hayırdır, neyin var""Efendim, ben bir kıza âşık oldum.""Olabilir, kim bu kız""Komşumuzun kızı efendim. Evlenme teklîf ettim, reddetti. Delireceğim."O gence dergâhın b

"İyilerle bulunmaya gayret et!.."

Bağdat'ta yaşayan evliyâdanSırrî-yi Sekatîhazretlerinin kabr-i şerîfi, Bağdat'tadır.Bir gün Lübnan'dan biri gelipSırrî-yi Sekatî hazretlerine;"Efendim, falan kimseden size selâm getirdim" dedi.Büyük velî de;"Aleyküm selâm!"dedi ve sordu ki:"Tekrar dönecek misin Lübnan'a""Döneceğim efendim.""Öyleyse selâm söyle ve benim tarafımdan ona,'Dağ başında y

Günâh işleyen huzursuz olur!

Evliyânın büyüklerinden olanSırrî-yi Sekatîhazretlerinin kabr-i şerîfi, Bağdat'tadır.Bu mübarek zât yaşadığı bir hâdiseyi, şöyle anlatıyor:Çarşı içinde bir dükkânım vardı ki, orada alım-satım işiyle uğraşıyordum.Bir akşam evdeydim...Yalnız oturuyorken;"Çarşı yanıyooor!"diye bir ses duydum.Hemen koşup gittim.Bütün dükkânlar yanmıştı.Yalnız benimki y