Yusuf Ziya Cömert

Karar

Kendi başımıza olsak bozardık

Vaktim müsaitse, harçlığım da varsa Diyarbakır'a, Mardin'e, Van'a, Hakkari'ye gidebilirim. Bu güzel bir şey.Yıllar önce (20 yıl olmuştur) Batman Havaalanı'nın dışında belediye otobüsü beklerken benim gibi otobüs bekleyen bir Batmanlı "Ne iş yapıyorsunuz" diye sormuştu.Gazeteci olduğumu söyledim."Ben ğazatacilerin cesaretine hayranım" dedi.Haklı mıy

Piramidimiz silindire benzemeye başladı

Bizim gençlik yıllarımız 'doğum kontrolü' ve 'aile planlaması' edebiyatıyla geçti.Dönem olarak kabaca 70'ler ve 80'ler diyebiliriz. 90'lara da biraz sarkmıştır.Radyolar, televizyonlar, siyasetçiler, devletin bütün memurları kadınları ve erkekleri çocuk sahibi olmamaya ikna etmeye uğraşıyordu.Şehirliler eni-konu ikna olmuştu 'dava'ya. Anadolu'nun or

Allah'ın sofrasından başka sofra kurulamaz ki!

Karyağmaz, Balıkesir'in Dursunbey ilçesinin güzel bir orman köyüdür. Ama sıradan bir orman köyü değil.Osmanlı'dan kalma bir köy gibi. Civardaki köylerde yaşayanlar size Karyağmaz'ın farklı olduğunu söyler.Karyağmaz'a birkaç defa gittim. Köy odasında 'Delaa' ile muhabbet de ettim. 'Delaa' 'deli-ağa'nın mahalli lehçedeki söylenişi. Muhteşem bir adamd

İlimde gerileme devrimiz

Sihir gibi bir şey, aslına bakarsanız. 10. Yüzyılda Maveraünnehir'deki Harizm'de doğmuş bir adam, (Miladi 973) Pencab'daki Pind dadan Han kentinde birkaç gün mahsur kalıyor. Ve o dağ başında yeryüzünün yarıçapını ve çevresini hesapladığı sırada aklına bir fikir geliyor ve Harizm'de hesapladığından daha isabetli bir sonuca ulaşıyor. Dünyanın yarıçap

Yolsuzluk abdesti bozar mı

Hatırlarsınız, bir 'uluslararası İslamilik endeksi' vardı. Ben de birkaç kez bu sütunda bahsetmiştim.Şimdi eskisi kadar tartışılmıyor. Kendi İslamiliğimizi (ya da Müslümanlığımızı) objektif kriterlerle ölçtürmekten hoşlanmıyoruz.Geçen sene Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün hazırladığı yolsuzluk algı endeksinde 17 basamak gerilemişiz. 182 ülke arası

Kubilay'ın çocukları

Bazı şeyler moda gibi. Geliyor, yerleşiyor, bir müddet duruyor, sonra gidiyor.Balıkesir'de Bağlar Sokağı'nda, oturduğumuz apartmanın bitişiğinde zemin katta, terzi İbrahim Abi vardı.Siması Yeşilçam'daki karakter oyuncusu Arap Celal'e benzeyen, onun zayıfı bir komşumuzdu.İbrahim Abi'nin bizden birkaç yaş büyük bir oğlu vardı. O da terziydi. Babasını

'Öldükten sonra çözeriz'

"Abi otuz günüm kaldı" demişti bir görüşmemizde.Ağır hastaydı. Aramıyordum. Telefonu açmıyor diyorlardı. Hakan (Albayrak) "Sen ara, iyi olur" demişti, aramıştım.Kaç günümüz kaldığını bilmemek Allah'ın insana bahşettiği güzelliklerden biridir.Birisi, aslında birisi değil, arkadaşınız, otuz gün ömrü kaldığını söylediğinde ne yaparsınızHiçbir şey. Acz

Düşünce iktidarla koalisyon yapınca

Okumak, tadanların pekâlâ bildiği gibi, dünya lezzetlerinden biridir.Şu anda S. Frederick Starr'ın Kayıp Aydınlanma'sına yeniden göz gezdirirken ikide bir Starr'ın satırlarına yakalanıyorum."İlk bilinen mutasavvıf Horasan'daki Bestam kentinden Bayezid Bestami (804-874) idi. Kent bir zamanlar Budist yaşantısının filizlendiği yerlerden biriydi. Anlaş

Tavuğu aldılar

Kulakları çınlasın, Kızılay'ın eski başkanlarından Tekin Küçükali bir gün bir hikâye anlatmıştı.Dursun, gecenin ileri bir vaktinde Temel'in evinin bulunduğu taraftan gelen gürültüye uyanıyor.Temel bir şeye bağırıyor, küfür, kıyamet! Arada tavuk gıdaklamaları, çakal ulumaları.Dursun evinin penceresinden bağırıyor. "Ula Temel ne oldi, ne bağurup duru

Yarıdan biraz az özerklik

ABD yıllarca yatırım yaptığı, Daeş'e karşı müttefik olarak yanında tuttuğu, silah ve mühimmatla desteklediği, efradının maaşını ödediği SDG'yi satar mı satmaz mı tartışmasına ben de biraz girdim.Sonuçta, daha karlı bir yatırım bulması halinde satabileceği kanaatine vardım.Bu arada Suriye'de Şam yönetimi ile SDG arasında önemli temaslar oldu. SDG 29