Warning: getimagesize(): http:// wrapper is disabled in the server configuration by allow_url_fopen=0 in /home/koseyazarioku/public_html/yzr.php on line 106

Warning: getimagesize(http://www.koseyazarioku.com/images/resim_yazar/35/b_yuzuf-ziya-comert.jpg): failed to open stream: no suitable wrapper could be found in /home/koseyazarioku/public_html/yzr.php on line 106

Yusuf Ziya Cömert Tüm Yazıları

255 yazı (21 - 30 arası) listeleniyor

Teşekkürler sana Şakir Kurtulmuş

Birkaç gün önce bir paket getirdi güvenlikteki arkadaşlar. Öyle sıkı sıkı sarılmış, bantlanmış. Uğraştım epeyce. Tükenmez kalemin ucuyla ambalajın üstünde yol aça aça ulaştım, paketin içindeki kitaplara. Aaa! Şakir Kurtulmuş. Yusufun Kuyusu, Ölüm ve Ayna, Ah Güzel Bir Gün, Gökte Asılı Şarkılar. Bunlar şiirler. Edebiyatın İzi ve Kültürün İzi de dene

09.12.2018
27 0 0

Bütün yollar Erdoğan'a çıkıyor

Bütün yollar Roma'ya çıkar' cümlesini ilk işittiğimde yadırgamıştım. Tamam, yollar Roma'ya çıkabilir, Roma bütün yolların kavuştuğu bir mevkide bulunabilir, diye düşünüyordum çocuk aklımla, ama ya adam ters istikamette gidiyorsa Gidersin, gidersin, gidersin, bakarsın karşında Napoli veya Milano. Sonradan öğrendim, bu sözde kastedilen Roma'nın Yeni

07.12.2018
22 0 0

Teorilerimizi ziyan etmeyelim

Şövalye de Pardayan. Pardayanlar romanının kahramanı. Adam gerçekten kahraman. Ahlak, fazilet, cömertlik, tok gözlülük, fedakarlık, alçakgönüllülük, hepsi onda. Adı üstünde, şövalye. Şimdi, doğuda da batıda da kalmadı şövalyelik. Çetin Altan'ın dediği gibi, artık pusu kuruluyor, kumpas kuruluyor. Kimse Pardayan'ın yolunu takip etmiyor. Hoş, üçkağıt

05.12.2018
26 0 0

Bu adamın üstü başı şiir

Biz, iyi kötü okuyup yazan bir topluluğuz. O zaman henüz yazmıyoruz ama, yazsak yazardık. Nitekim sonraları yazdık. Çokça seyahat eden bir arkadaş var. Ara sıra gelir gider. Okumanın, yazmanın çokça konuşulduğu ortamlara katılır, misafirimiz olur. İyi hoş oturuyoruz kalkıyoruz ama, bu arkadaşımız okuyor mu Ne yapıyor. Kendisinde okumanın alametleri

02.12.2018
23 0 0

Geciken iddianameler

Yargı sistemimizin, hudutlarımızın dışında uzantıları var. Bunların bir kısmı 'resmi' uzantılar. Malum, bazı uluslararası yargı kurumlarıyla resmen irtibatlıyız. Türkiye'de yargı süreci tamamlandığı zaman Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine müracaat edilebiliyor. Uluslararası anlaşmalar Anayasa gereği iç hukukun üstünde sayılıyor. Bir de gayrı resmi u

30.11.2018
22 0 0

Necat ve şiiri, o 'savrulamayan'lardan

Necat'la derin bir sohbetimiz olmadı. Selam, sabah, ne oldu, ne bitti Birkaç cümlelik söz alış-verişleri. Buna fırsat olmadı. Denk düşmedik. Olsun, o mısralarıyla, efkarıyla, daima ağır bir şairdir. En çok Çorlulu Ali Paşa'da görürüm Necat'ı. Görürdüm. Son görüşmemizde Elaziz'e taşındığını söylemişti. Bayazıt'ta, Çarşıkapı'yla Çemberlitaş'ın arasın

25.11.2018
19 0 0

Adalet artık zurnanın son deliği

Cinayet mahalli konsolosluk. Gidiyorsun, bazı formaliteleri tamamlamak için, seni der-dest ediyorlar, tehdit ediyorlar, işkence ediyorlar, sonunda öldürüyorlar. Öldürürken, başımıza bir iş gelir endişesi taşımıyorlar. Arkalarının sağlam olduğundan eminler. Şöyle bir şey gelebilir akla: bunlar Müslüman, belki Allah'tan korkarlar. Bu sorunu, yani 'Al

23.11.2018
25 0 0

Belediye başkanından ne istemeli

Rahmetli Osman Dayım, Polonezköy'de bir çiftlikte çalıştığı sıralar bir filmde figüran olarak rol almış. Bilirsiniz, Polonezköy Yeşilçam'ın neredeyse bütün köy sahnelerini çaktiği bir film platosuydu. Demek sinemacılar oralarda boylu poslu dayımı görmüşler filmde oynatmışlar. Dayım ve diğer figüranlar, filmin bir sahnesinde, filmin kahramanını sopa

21.11.2018
22 0 0

İstanbul'u düşünüyorlar, gözleri açık

Haşim İşcan, benim çocukluğumda Aksaray'a bir geçit yapmıştı. Bugün kullandığımız, trafiğin üzerinde daima kilitlendiği geçit o geçittir. Bir de, Eminönü'ne iki tane yaya üst geçidi yaptı. İstanbul Belediye Başkanları içinde 'iyi çalıştı' diye nam salan ilk başkan odur. Sonraları Bedrettin Dalan'ı gördük. Birdenbire belediye hizmetinin standardı yü

19.11.2018
22 0 0

Ne güzeldir Cafer Turaç'ın 'mutluluk fotoğrafı'

Trabzon'a giderken Ankara'yı teğet geçerdik. Çocuktuk daha, şehirden anlamazdık, işte, ufak ufak evler, dolaşık dolaşık yollar. Ankara'ya yaklaşırken ve Ankara'dan uzaklaşırken, her taraf kır. 1976 Mart'ını unutmam. Mitinge geldik Ankara'ya. Koca koca binalar. Gri, koyu gri, koyu kahve. Çok sıkıcı. Devlet binalarıymış. Devlet, ne kadar soğuktu bize

18.11.2018
20 0 0