Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci

Türkiye
Kültür-Sanat / Tarih 101 yazı 5 takipçi

Osmanlı DevletiRoma'nın devamı mı

Osmanlı Devleti'nin Roma-Bizans İmparatorluğu'nun devamı olduğu yahut olmadığına dair lehte aleyhte çok şey söylenmiştir. Bundan ziyade Osmanlıların kendilerini nasıl gördüğü mühimdir.Osmanlının Bizans'ın devamı olup olmadığı sualinin cevabı, kimin, hangi perspektiften baktığına ve hangi devre fokuslandığına göre değişebilir. Beri taraftan, mevzu s

İdeolojik sebeplerle şehir adı değiştirilirdi

Osmanlılar eski medeniyetlere ait isimlerden ürküntü duymamışken geçen asırda Türkiye'de çok sayıda vilayet ismi resmen değiştirilmiştir. Bu ideolojik furyada gülünç adlar da ortaya çıkmıştır.Şehir isimlerinin bazısının çok eski tarihi menşeleri vardır. Şehirler milletler ve kültürler arasında el değiştirdikçe isimleri başkalaşır veya tamamen değiş

Osmanlı ekonomik krizle nasıl baş etti

* Osmanlı ekonomik sistemi, halkın refahını öne alır, icabında devlet kendi gelirinden vazgeçerdi. Halkı mağdur etmemek için ananelerden vazgeçmediler. Ama şeref ve fazilet mücadelesi, ekseriya pahalıya mal olur. Osmanlılarda devlet, her zaman acı reçeteyi kendisi içmiştir.XVIII. asır sonunda dünya yeni bir devreye girmişti. Avrupa'da ilim, teknik

Köylünün sessiz çığlığı

"Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışır kıyafet" giymeyenler, yani köylüler valinin emriyle şehre alınmayacaktı. "Milletin efendisi"nin şehirde ne işi vardıTek parti idaresi, ekonomik güçlüklerin de zorlamasıyla, köyü ve köylüyü ihmal etmiştir. Evet, İngiltere, Amerika, Rusya ve Japonya gibi ülkelerde de vaktiyle ziraat sanayiye, köy şehre feda edilmişti.

Cihad-ı mukaddes komedyası

* Cihan Harbi'nde büyük ümitler bağlanan "cihad-ı ekber" projesi fayda getirmek şöyle dursun, büyük zararlara yol açtı. Acaba nedenMemleketi Almanya'nın peşinden umumi harbe sürükledikten sonra, iktidardakilerin aklına parlak bir fikir geldi: Bütün salahiyetlerini kırparak bir noter gibi saraya hapsettikleri padişahın halifelik sıfatından istifade

Unutulmuş bir kurtarıcı: SultanBaybars

* Kölelikten, bileğinin hakkıyla tahta gelen Sultan Baybars, Orta Çağ'ın ve Türk-İslam tarihinin en büyük hükümdarlarındandır.* O, Haçlıları ve Moğolları durduran, İslam dünyasının kalbini savunan, Türk askerî ananesini zirveye taşıyan bir liderdir.Türk-İslam tarihinin dönüm noktaları sayıldığında, çoğu zaman Malazgirt'te Alp Arslan, İstanbul'un fe

Huylu huyundan vazgeçer mi Tek parti devri yolsuzlukları

* Yolsuzluk her cemiyette olur. Ama tek parti sisteminde, partiler bir müddet sonra siyasi komitaya veya siyasi şirkete dönüşür. Vurup kırmadan, öldürmeden ve zenginleşmeden ayakta/hayatta kalamayacaklarını düşünürler. Kendilerini tek doğru saydıkları için, usulsüzlük ve haksızlıkları normal ve meşru kabul ederler.1908'de iktidara gelen komitacılar

Tbıbb-ı nebevî ve modern tıp

Roma İmparatoru Heraklius'un Medine'ye gönderdiği hediyeler arasında bir de tabip vardı. Tabip, günler geçip de kendisine kimse gelmeyince, Cenab-ı Peygamber'e müracaat etti. O da, temizliğe ve az yemeye dikkat edenin, kolay kolay hastalanmayacağına dikkat çekti.Peygamberimizin tıbba dair yapıp buyurdukları, "tıbb-ı nebevî" adıyla bilinir. Tıbb-ı n

Siyasi partilerin kör topal yolculuğu

* Dünya, tek parti Türkiye'sini "Şeklen Batılı; hakikatte Doğulu" diyerek küçümsüyordu. Türkiye'deki partiler, geçirilen siyasi devirlere uygun olarak kurulup faaliyet göstermişlerdir. 1934'e kadar parti kelimesi yerine, 'cemiyet' ve 'fırka' tabirleri kullanılırdı. 1859'da gizli kurulan 'Fedailer Cemiyeti' mensupları, Sultan Abdülmecid'i öldürmeye

Tayyare yapacaktık, bırakmadılar!

Cumhuriyet'in ilk 30 yılı kutsallaştırılarak anlatılırken, ekonomik gerçekliği perdelenen fabrika sayıları ve borç rakamları açığa çıkarılıyor—ama bunu başarı olarak sunmak ne kadar haklı?

Cumhuriyetin kraliçesi: Keriman Halis ve "güzelliğin ideolojisi"

Keriman Halis'in dünya güzeli tacı, cumhuriyetin Batılılaşma vizyonunun sembolü değil miydi—yoksa devlet ideolojisinin kadın bedenini siyasallaştırmasının ilk adımı mı?

Yeniçeriler ne kadar Bektaşidir

Yeniçeri-Bektaşi bağlantısı tarih yazıcılığının en yaygın mitlerinden biri; peki bu ilişki gerçekten ne kadar tarihi kaynaklarla destekleniyor?