Fahri Sarrafoğlu

Fahri Sarrafoğlu

Milat
Kültür-Sanat / Tarih 72 yazı 0 takipçi

II. Abdülhamid'in unutulan mirası: Yetimlere sermaye, fakire devlet kucağı

"93 Harbi'nin ağır göç dalgasıyla sarsılan İstanbul'da, bir padişahın evlat acısından Şişli Etfal; 7 yaşındaki bir yetimin mektubundan ise Darülhayr-i Âli doğdu. II. Abdülhamid döneminin 'istibdat' tartışmaları gölgesinde kalan; din, dil, ırk ayrımı gözetmeyen devasa sosyal yardım ağı ve Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan köklü kurumsal mirasın hikâ

Osmanlı'nın son yüzyılında teknoloji çarşısı

19. yüzyılda bir teknoloji ithalatçısı olan Osmanlı, Avrupa'dan demir yollarını, buharlı gemileri ve dikiş makinelerini getirirken, Anadolu insanı bu yeniliklere kısa sürede uyum sağladı. Günümüzün hızlı trenleri ve dijital cihazlarından çok önce, 19. yüzyıl Osmanlı toplumu da kendi teknoloji devrimini yaşıyordu. Sanayi Devrimi'nin rüzgârıyla Avru

Malta tacı

Malta Türk Şehitliği, yalnızca Osmanlı askerlerinin hatırasını yaşatan bir mezarlık değil; Akdeniz'de beş asırlık Osmanlı varlığının ve kültürel mirasının en görkemli simgelerinden biri olarak kabul ediliyor. "Osmanlı'nın Tac Mahali" olarak anılan Malta Türk Şehitliği, mimarisi kadar taşıdığı tarihî hafızayla da dikkat çekiyor. 1565 Malta Kuşatması

İstanbul'un duvarlarında devletin şifresi: Tuğra, arma ve hat sanatının gizli dili

İstanbul'daki camilerde görülen "Allah", "Muhammed", dört halife ve Hasaneyn levhaları yalnızca süs değil; Osmanlı'nın inanç, estetik ve devlet anlayışını yansıtan görsel belgelerdir. Dolmabahçe Camii, Ortaköy Camii ve Hırka-i Şerif Camii gibi yapılardaki benzer celi sülüs yazılar, Osmanlı coğrafyasında ortak bir sanat dili oluşturulduğunu gösterir

Ayasofya'nın gölgesindeki gizli hazine

İstanbul'un kalbinde yüzyıllarca kaderine terk edilen, Bizans'ın kutsal emanetlerinden Osmanlı'nın izlerine uzanan Lala Hayrettin Paşa Camii, kapsamlı restorasyonun ardından kapılarını yeniden açtı. Aynı çatıda iki medeniyeti buluşturan bu büyüleyici yapının hikâyesi... İstanbul'un tarihi yarımadasında, Ayasofya ile Sultanahmet Camii arasında çoğ

Nakşibendîliğin zirvesi! Hâlidîlik ve İsmet Efendi Tekkesi

Nakşibendîliğin Anadolu ve İstanbul'daki en güçlü damarı olan Hâlidîlik, İsmet Efendi Tekkesi ile payitahtta kök saldı. Sultan Abdülmecid'den devlet ricaline kadar geniş bir kitleyi etkileyen bu köklü gelenek, bugün Fatih'te manevi mirasını sürdürüyor. Hâlidîlik, Nakşibendîliğin Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'ye nispet edilen en yaygın koludur. XIX. yüzyı

Cumhuriyet'in bilim ve erdem köprüsü: Ord. Prof. Dr. Zeki Zeren

Modern Türk anatomisinin ve tıp dilinin kurucusu Ord. Prof. Dr. Zeki Zeren; bilime adanmış 25 eseri, Türkçeleştirdiği tıp literatürü, "Saygısızlıkla Savaş Derneği" ile başlattığı etik hareketi ve meclise uzanan vatanseverlik mirasıyla Cumhuriyet tarihinin en çok yönlü hekim-devlet adamlarından biridir. Bilimin ve Dilin Öncüsü: Tıp eğitiminin Türkç

İki sultan, tek çeşme Muradiye Sebili'nin asırlık hikâyesi

İstanbul'un tarihi dokusu içinde sessizce ayakta duran bazı yapılar vardır ki, yalnızca taş ve mermerden ibaret değildir; aynı zamanda bir dönemin ruhunu da taşırlar. Fatih'in Sirkeci semtinde bulunan Muradiye Sebili de bu yapılardan biridir. Osmanlı su mimarisinin zarif örneklerinden Muradiye Sebili, iki farklı sultanın izini taşımasıyla "iki sult

Zulmiye'den görkemli ibadethaneye: Yeni Camii'nin 68 yıllık hikâyesi

Yeni Camii'nin 68 yıllık inşası, adeta şehrin unutulan belleğinin fiziksel hali—peki bu kadar uzun süren yapı, gerçekten sabır mı yoksa yönetişim başarısızlığının anıtı mı?

Metin And'ın dev arşivi! Geleceğe ışık tutuyor

Prof. Metin And'ın mirası iki şehirde yaşatılırken, geleneksel sanatlarımızın belleği gerçekten güvenli ellerde mi?

Zamanın Ruhu Tophane'de: 4 asırlık cep saatleri sergileniyor

Osmanlı'nın lüks pazarı Avrupa saatçilerini zengin etmiş; peki bu işlem hangi tarafın gerçekten kazanıp hangi tarafın tükettiğini gösteriyor?

Zatü'l-Hareke'den TOGG'a: Türkiye'nin Otomobil Serüveni

Zatü'l-Hareke'den TOGG'a uzanan yüz yıllık yolculuk Türkiye'nin teknoloji mücadelesini anlatıyor; peki yerli otomobil gerçekten bir bağımsızlık sembolü mü, yoksa küresel pazarın bir parçası olmaktan ibaret mi?