Çanakkale Savaşları'nda Mehmetçiğin karşısında savaşan Siyonistlerin eline Mehmetçiğin kanı bulaşmıştır ve o kan hala orada durmaktadır.
İçinizden, nasıl yani dediğinizi duyar gibiyim. Siyonist Yahudiler, İngilizlere yaranmak için Çanakkale'de Mehmetçiğin karşısına bir katır birliği kurarak yer aldı. Birliğin komutanlığına ise Yarbay John Henry Patterson getirildi. Patterson, 1947 yılında ABD'de ölünce oraya defnedilse de vasiyeti Yahudi askerlerin arasına gömülmekti.
Eh, vasiyeti havada bırakılmadı ve bir tarih anlatısına ihtiyacı olan işgal devletinin başbakanı Netanyahu, bu vasiyet üzerine Patterson'un kabrini 2014 yılında İsrail'e taşıdı ve mezar taşına da yazdırdı: 'İsrail Ordusu'nun kurucu babası'
Yani bugünkü soykırımcı ordunun ilk temeli Çanakkale'de Mehmetçiğin karşısında atıldı. Siyon Katır Birliği sadece bir lojistik destek birliği değil, modern İsrail ordusunun ilk nüvesi ve Yahudi siyasi emellerinin askeri alandaki ilk somut tezahürüdür.
TEŞEKKÜL SÜRECİ
Birliğin doğuşu, Mısır'a sığınan Yahudilerin İskenderiye'deki kamplarına dayanır. Bu topluluk içerisinde iki figür ön plana çıkmaktaydı: Rus ordusunda tecrübe kazanmış, kolunu kaybetmiş bir isim olan Joseph Trumpeldor ve hırslı bir siyasetçi olan Zeev Jabotinsky.
Bu iki isim, Yahudilerin İngiliz saflarında savaşarak Filistin topraklarında hak iddia etmesi gerektiğine inanıyordu. Başlangıçta İngiliz makamları yabancıların doğrudan muharip bir birlik olarak silah altına alınmasına sıcak bakmıyordu ancak Gelibolu'nun sarp yamaçlarında ve dar patikalarında lojistik desteğin ne kadar hayati olduğu anlaşıldığında, Yarbay John Henry Patterson komutasında bir nakliye birliği kurulmasına karar verildi.
1915 Mart ayında resmen kurulan birlik, yaklaşık 20 subay, 500 asker, 750 gönüllü ve 750 katırdan oluşuyordu.
KATIR HEYBESİNDEN İŞGAL DEVLETİNE
Siyon Katır Birliği'nin kurulmasındaki asıl gaye, askeri bir ihtiyacı gidermekten ziyade uzun vadeli bir siyasi stratejiydi.
Jabotinsky ve Trumpeldor'un temel argümanı şuydu: 'Eğer İngilizlerin yanında Mehmetçiğin kanını dökersek, savaş sonunda Filistin'de bir Yahudi vatanı talep etmeye hakkımız olur.'
Bu birliğin bayrağında Davud Yıldızı'nın bulunması ve emir komuta dilinin İbranice olması, birliğin sadece İngiliz ordusuna hizmet eden bir grup değil, ulusal bir kimlik inşası süreci olduğunu kanıtlıyordu.

5