Kılavuzu karga olanın...

Karga kendini tedavi etmek için karınca yuvasına konarken, insan dilenci olmaktan kurtulamıyor—doğadan öğrenecek çok şey var mı, yoksa hayvan ve insan arasındaki fark başka mıdır?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, hayvanların—özellikle karganın—kendi kendini iyileştirme, ödünleşme ve toplumsal sorumluluk bilme yeteneklerini örneklerle anlatarak, bu bilgeliğin insanlaştırılan insan toplumunda kaybolan değerler olduğunu ileri sürmektedir. İslami mirasında ve doğa biliminde karganın rehberlik rolünü vurgulayarak, insanların hayvanlardan öğrenmeleri gereken dersleri gözetmektedir. Peki, yazar bu mukayesesinde insan aklının belirleyiciliğini mi göz ardı ediyor, yoksa gerçekten bilgelik türlerinin yakınlaştığı bir noktamız var mı?

Bir karga kendini kötü hissettiğinde, karınca yuvasının yanına konar, kanatlarını açar, hareketsiz durur ve karıncaların saldırmasına izin verir.

Bunu çok güçlü bir nedenle yapıyorlar: karıncalar vücuduna doğal antiparazit görevi gören formik asitler püskürtüyor.

Bu asitler karganın mantar, bakteri ve parazitleri yok etmesine yardımcı oluyor ve ilaca ihtiyaç duymadan iyileşmesini sağlıyor

Bu davranışa "anting" denir bu tür olaylar çeşitli kuş türlerinde gözlemlenmiş olup hayvan ilaçlarının inanılmaz bir örneğidir

Tabiatın bütün canlı cansız varlıkları gibi kargalar da ders almasını bilenlere iyi bir öğretmendir.

Bu kendi kendine tedavi yöntemini sadece annesi eczacı babası tıp fakültesi mezunu olan ve İstanbul'da yaşayan kargalar bilmez.

Anası babası köylü olan dağda yaşayan kargalar da bilirler!

*

Mesela Üsküdar'da Recep Kaplan Resim Atölyesi'nin pencere kenarında Recep Hocanın beslediği bir kargası var.

Pencerenin karşısındaki ağaçtan Recep Hoca resim yaparken izler.

Recep Hoca da öğrencilerden arta kalan unlu mamulleri ıslatır pencerenin dış kenarına iliştirdiği kutuya koyar.

Yiyecek kutusunun yanına bir de sürekli temiz suyla doldurduğu su kabını bırakır.

Karga günde iki üç kez buraya uğrayarak karnını doyurur, temiz suyunu içer.

Bu hizmete bedel olarak geçen sene nereden bulduğunu bilmediğimiz kafasının iki katı büyüklüğünde renkli boyanmış iki tane taş getirdi.

Sanat eseri niteliğindeki taşları getirip yemek yediği kabın kenarına bırakarak ücretini ödedi.

Demek ki karga kendisine sunulan yiyecek ve içeceklerin karşılığını vermek gerektiğini biliyordu.

Dilenciliğe alışmış birçok insan bilmez bunu.

Oranın resim atölyesi olduğunu Recep'in de Resim hocası olduğunu sadece dedesi ressam olan kargalar bilmez, resim eğitimi almamış taşrada yaşayan kargalar da birkaç kez buraya uğrasalar bilirler. Bazı insanlar bu bilgeliği kargadan bilirler biz Allah'tan diyoruz.

*

İslam'da karga, Kur'an-ı Kerim'de (Mâide Suresi 31. ayet) Kabil'in, kardeşi Habil'in cesedini nasıl gömeceğini öğrenmesi için Allah'ın gönderdiği örnek hayvan olarak geçer ve ders verici/rehber rolüyle bilinir.

Ölü gömme kültürünün başlangıcını temsil eden karga, insanlara yol gösteren, zekâsı ve sadakatiyle dikkat çeken bir canlı olarak görülür.

Kabil, Habil'i öldürdükten sonra cesetle ne yapacağını bilememiş, Allah'ın gönderdiği karga yeri eşeleyerek (diğer rivayete göre ölü bir kargayı gömerek) cenaze defnetmeyi insanlığa öğretmiştir.

Karga, insanın cahilliğine karşı Allah'ın bir uyarısı ve insana rehberlik eden bir araç olarak tasvir edilir.

Tasavvufi gelenekte karga, zaman zaman nefsin kabuğunun kırıldığı metafizik eşiği temsil eder.

İslam'da karganın uğursuz olduğuna dair inanışlar batıl kabul edilir.

İslam geleneğinde karga, Kabil›in cehaletine karşı bir örnek olarak sunulması nedeniyle, insanlığın medeniyet yolunda attığı ilk adımlardan biri olan gömme eyleminin rehberi olarak kabul edilir.

*

Kargalar doğada 15-20 yıl yaşarlar.