Yaşar Gürsoy

Yaşar Gürsoy

Yeniçağ
Kültür-Sanat / Tarih 28 yazı 1 takipçi

Cumhurbaşkanı ATATÜRK deprem bölgesinde 10 gün kaldı, bölgede 2 ayda neler yaşandı

1924 yılının Mayıs ayıydı. Cumhuriyet'in kuruluşunun ardından sadece yedi ay geçmişti. Ülke yoksul ve sefaletle mücadele ediyordu. Atatürk ve dava arkadaşları henüz emekleyen Türkiye Cumhuriyeti'ni el üstünde tutuyor, savaşlardan yılmış yurttaşları bağrına basarak çağdaş medeniyetler seviyesine yükseltmeye çabalıyordu. Ama toprak ana Türkiye'nin do

Atatürk: ABD apartmanın en lüks dairesinde oturur

1935 yılıBalıkesir'in Erdek ilçesinde 6.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.Ayasofya müze olmuştu.Genel seçimler yapılmış, 18 kadın milletvekili ilk kez meclise girmişti.Kars'ın Digor ilçesinde 6.2 büyüklüğünde deprem olmuş, 200 kişi hayatını kaybetmişti.Hafta sonu tatili Cuma'dan Pazar gününe alınmıştı.Kisve kanunu kabul edilmiş, din adamların

Atatürk Hareket Ordusu ile İstanbul'a gelirken neler yaşadı

1909 yılıPolitik istikrarsızlık yaşanıyordu. Halk gergindi. Muhalif gruplar İttihat ve Terakki'ye destek verdi. İngilizler de hareketi destekliyordu.İttihat ve Terakki Cemiyeti iktidarı ele geçirmek istiyordu. 7 Nisan'da Serbestî gazetesi başyazarı Hasan Fehmi, faili meçhul kişilerce öldürüldü.12 Nisan'ı 13 Nisan'a bağlayan gece, Taksim Kışlası'nda

Atatürk Müzeyyen Senar'ın saçlarını neden kestirdi

Atatürk, Dolmabahçe Sarayı'ndaydıMaestro Nubar Tekyay heyecanla çaldığı kapının açılmasıyla dostları Senar Ailesi'nin evine girdi."Hadi kızım, çabuk hazırlan saraya gidiyoruz," diye haykırdı.Müzeyyen Hanım çok şaşırmıştı."Ne sarayı, ne işimiz var saraylarda" dedi önce. Ama sonrasında söylenenin doğru olduğunu anlayınca sevincini üst kattan salona i

İşte, "Devlet Baba"nın ne demek olduğunun kanıtı...

Şubat ayıydı; kışın ortasıydı; Ankara kara gömülüydü. Atatürk'ün ruh hali bezgindi...Devletin çarkları doğal akışıyla ilerliyordu. Ama bazı yörelerden gelen mektuplar canını sıkıyordu. Kırşehir'deki öğretmenlerden gelen bir mektup canını sıkmıştı. Öğretmenler Özel İdareden maaşlarını alamadıklarını yazmıştı...Kar lapa lapa yağmayı sürdürüyordu. Ara

Etimesgut belediye başkan adayları ve oy kullananlar iki kez düşünmeli

Savaşlardan yeni çıkılmıştı, Ankara başkentti. Yurdun bir çok yeri gibi yoksulluk ve yorgunluk Etimesgut'a da hakimdi. Genç nüfus savaşlarda ölmüş, toprak bakımsız kalmış, hastalıklar yaygınlaşmıştı. Bir çok köy, bataklık yeri gibiydi. Etimesgut'ta öyle...Atatürk'ün amacı bir an önce Cumhuriyet ışığıyla yurttaşlarına sağlıklı bir yaşam sağlayıp yok

Atatürk gerçek bir halk önderiydi, Artvin barı nasıl ATABARI oldu

Dansa sevdalıydı. O sevdasının geçmişi Selanik'te mahalle ve okul yıllarına uzanıyordu...Rüştiye öğrenimi gördükleri sırada, tatil vakitlerinde gayri Müslim arkadaşlarının evlerine gider, Fransızca öğrenir, o zamanın modasına göre polka, mazurka, kadril ve vals gibi arkadaşlarının daha adını bile duymadıkları salon oyunlarını öğrenirdi.O günlerde m

İsmet İnönü yüzmeyi nasıl öğrendi

Atatürk, İstanbul Florya'da bulunduğu zamanlarda her gün denize girip denizin keyfini çıkarıyordu. Bir gün yüzerken İsmet İnönü'nün geldiğini öğrenince denizden erken çıkıp kurulandı; bir kahve söyleyip sohbete koyuldular...Atatürk bir ara seslendi:- İsmet gel! Gel de yarışalım" dedi.İsmet İnönü kollarını açarak,"Paşam, ben yüzme bilmem ki."O sözle

- Para göndermeye kalkarsanız benzin de, lastik de göndermem, bilesiniz!

27 Aralık 1919Sivas'ta toplanan kongre ardından artık Ankara'ya gitme vakti gelmişti. Hazırlıklar yapılmaya başlandı. Herkes heyecanlıydı. Atatürk, kurtuluş mücadelesinin başından beri her an yanında olan Mazhar Müfit Kansu'ya dönerek, "Günler yaklaştı, hazırlık nasıl" diye sordu. Mazhar Bey şaşkın bir ifadeyle, "Ne hazırlığı, para nerede Paşam" di

Atatürk: "Ben varım, ben! Katalavis"

Atatürk: "Ben varım, ben! Katalavis"İşte, Atatürk ile İsmet İnönü arasında yaşanan gerginliğin perde arkası ve o günlerde yaşanan gerçekler...1937 yazında bütün çiftliklerini Hazine'ye devretti. Ancak Eylül'de bu çiftliklerden birini gezip halini beğenmeyince sofrada Başbakan İnönü ve ilgili bakanları suçladı...İkisinde de 17 yıldır omuz omuza süre

İşte Atatürk'ün laubaliliğe verdiği yanıt

Fazlı Güleç, Bursa'da Valiydi. Temmuz ayında Atatürk makamını ziyaret etti.Meclis kapalı olduğundan bazı vekiller de beraberindeydi.Akşam hep beraber yemeğe geçildi. Sofrada vekillerden Muhiddin Baha Pars' da vardı. Atatürk kendisine dönerek:- Sizin benimle sınıf arkadaşı olan bir kardeşiniz vardı, ne oldu diye sordu.Muhiddin Baha Pars:- İzmir'de ö

Atatürk: "Burada sofuların, dinle zevk verenlerin işi yoktur..."

Artık en büyük önemi terim komisyonlarına veriyordu. Bu komisyonlar ellerinden geldiği kadar cep kılavuzundan, taramalardan, derlemelerden, Divan'dan ve başka kaynaklardan araç alıp şaşılacak ölçüde çok terim uyduruyorlardı.Doğu kültürünün terimleri kaldırılıyor, Batı terimlerinin Türkçe karşılıkları aranıyordu.Bulunacak Türkçe karşılık Batı terimi