Millî Eğitim Kemalist ve Laik yapıdan kurtarılmalı!(2)

Gençlerimizin elinde silah yerine Kur'an olmalı derken, yazar Hz. Peygamber'in ahlakını mihenk taşı yapıyor—peki bu mirasın bugünün gençliğine aktarılması için müfessirler yeterli mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, eğitim müfredatı, akran zorbalığı ve radikalleşme gibi toplumsal sorunlara karşı dini ve ahlaki değerlerin merkezi olması gerektiğini öne sürmektedir. Bu çağrısını Hz. Peygamber'in merhamet, adalet ve ahlak örneğiyle pekiştirmektedir. Ancak dini değerleri modern sorunlara uyarlamanın yalnızca geçmiş örneklerle yapılıp yapılamayacağı soru işaretini taşıyor.

Müfredat yenilenmeli:Milli Eğitimve ilgili müesseselerin müfredat konusunda yeni hamlelerde bulunması şarttır. Yeni problemlere karşı yeni akıl ve tecrübeyle tedbir alınmalıdır.

Dini uyarıda bulunulmalı:Radikal, kışkırtıcı, tahrip ve tahrif edici oluşumlara karşı bilimsel veriler de göz ardı edilmeden ahlaki ve dini uyarılarda bulunulmalıdır. Dinin; merhamet eden, bağışlayan, yaşatan, koruyan ve kollayan dinamizmi bütün eğitim süreçlerinde mutlaka yer almalıdır. Zihin, karın, vicdan, okul ve din birlikteliği ancak bir arada bulunduğunda süreç doğru işler ve kişi doğru bir erdemle kuşandırılır. Bunlardan hiçbirisi ihmal edilmemelidir.

Akran zorbalığı önlenmeli:Okullarımızda zaman zaman görülen ve bazen mahalleye kadar sıçrayan akran zorbalığı tedavi edilmelidir. Acımasızca bir kavgayı dehşetle izliyoruz. Büyükler büyüklük edip bu kavgayı sonlandıracaklarına, çoğu kez sürecin parçası oluyorlar. Aileler bu hususta da evlatlarını uyarmalı. Hele de kız çocuklarının saç saça kavgaları, hiç alışık olmadığımız bir faciaya dönüşüyor. Okullar ve etrafında denetimler sıklaştırılmalıdır.

Ellerinde kuran,stetoskop, teleskop olmalı:Evlatlarımız çok önemlidir. Pırıl pırıldırlar, dünyadırlar, saf ve temizdirler. Aman kirletilmelerine, gaddarlaşmalarına müsaade etmeyin. Bu konuları sosyolojik, psikolojik, dini ve ahlaki perspektifle düzeyli bir şekilde tartışmalıyız. Bugün silah tutan tertemiz evlatların ve kendini öldüren gençlerin elinde stetoskop olmalı. Ellerinde teleskop olmalı. Ellerinde Kur'an-ı Kerim ve İslam ahlakı olmalı. Doğru kaynaklardan alıp aktaran hikmetli; ölü düzen değil, yaşayan düzen anlayışı olmalı. Bir direktifle genç insanlara "öldür, yok et" gibi talimatlar veren oyunlar masum olamaz. Çocukların beynini yıkayan bu yayınlar sıkı takip altına alınmalı. Evlatlarını kaybeden ailelere sabır, vefat eden gençlerimize ise Allah'tan rahmet dilerim. Allah tüm gençlerimizi korusun. Gençlerimize Kur'an-ı Kerim ve Peygamberimizle irtibat kurdurmadan yaşananları ve olayları yapanlara mâni olamayız. Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselamın ahlakı İslam'dı. Hz. Peygamber'in ahlakı sorulduğunda Hz. Aişe, Kur'an'ı işaret eder ve şöyle derdi: "Kur'an okumuyor musunuz Onun ahlakı Kur'an'dı." Kur'an-ı Kerim'de onaylanmış bütün erdemli tavırlar Efendimizin ahlakında, günlük yaşantısında görülürdü. O, söylediğini fiilen uygulardı. Kur'an-ı Kerim'in onayladığını onaylar, Kur'an'ın yerdiğini yererdi. Zira o da Kur'an-ı Kerim'le muhataptı. Bir hadisinde şöyle buyurmuştu: "Ben güzel ahlakı tamamlamaya geldim." Diğer peygamberlere de emredilmiş ama zaman içinde unutulmuş veya terk edilmiş güzellikleri hatırlatmaya, yeniden işlevlendirmeye gelmişti.

Çirkinliğe tepki vermezdi:Kendi şahsına yönelik çirkin hareketlere sabreder, gülümserdi. Herhangi birimizin karşılıksız bırakmayacağı bazı nahoş hareketleri görmezden gelirdi.

Kaba ve sert değildi:Yumuşak ahlaklıydı. Bulunduğu mecliste ağırlığı hemen hissedilse de ortamı yumuşatırdı. Hiçbir soruyu abes görmezdi. Soru soranı ayıplamazdı.