İktisateden, tasarrufa riâyet eden aldanmaz!

"Tedbirli, düzenli yaşamak, geçimin yarısıdır. İnsanlarla iyi geçinmek, aklın yarısıdır..." Muhammed bin Düşem hazretleri evliyanın meşhurlarından ve Hanbelî mezhebi âlimlerindendir. Irak'ta Samerrâ'da doğdu. Tâc-ül-Ârifîn Ebü'l-Vefâ hazretlerinin sohbetlerine devam ederek olgunlaştı ve icazet verildi. 1155 (H.550) senesinde orada vefât etti. Bir talebesine:"Şunlar ki, Rabbimiz Allahü teâlâdır deyip, (O'nun rubûbiyyetini ve vahdâniyyetini îtirâf ve ikrârdan) sonra (gizlide ve açıkta yalnız Allahü teâlâdan korkmak ve yalnız O'ndan ümitli olmakla, amellerinde ihlâs ve) istikâmet üzere oldular." (Fussilet sûresi: 30) meâlindeki âyet-i kerîmeyi okuyup, burada geçen "İstikâmet üzere oldular" kelimesinin tefsîrinde; "İstikâmet üzere olmak demek, müşâhede üzere bulunmak demektir. (Allahü teâlâdan başka hiçbir şeyin sevgisinin kalpte bulunmamasına müşâhede denir.) Çünkü Allahü teâlâyı tanıyan, O'ndan başka hiçbir şeyi bilmez. O'ndan başka her şeyi unutur. Kim bir şeyi severse, ondan başka bir şeye muttalî olmaz. Başka şeye itâat etmez, tâbi olmaz" buyurmuştur.Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki: "Bir kimse, sevdiği bir malının elinde devamlı kalmasını isterse, ona baktıkça, (Mâşâallah, lâ havle velâ kuvvete illâ billâh) yâni, Allah'ın dilediği olur, kuvvet O'nundur desin!""Malı ve evlâdı çok olmasını isteyen, nebâtî, sebze yemek çok yesin!""Din âlimleri fakihler, sultanların, devlet adamlarının kapısına gidip, onlara yaltaklanmadıkça peygamberlerin vekilleridir.""Namaz, her takvâ sâhibi için yakınlıktır. Hac, her güçsüzün