"Evliyanın kızmasında da merhamet vardır..."

Tasavvuf öğretisinde Allah adamlarının sert sözleri ilâç mı, yoksa alçakgönüllülüğün perdesi altında egonun yeni biçimi mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Metin, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin öğretisine dayanan tasavvuf yolunun temel vasiyetlerini sunarak, nefsin arındırılması, ihlas ve peygamber sünnetine uyum üzerinde durur. Yazar, Allah adamlarının katı nasihatlarının merhamet ile karışık bir şekilde rehberlik sağladığını ve bu tasfiyesi olmayan ibadetin kuru kalacağını ileri sürer. Peki, bireysel ruhani gelişim adına verilen katı talimatlar, otoriteyi sorgulamayı nasıl engellemiştir?

Allah adamlarının dokunaklı sözlerini ilâç bilmelidir. Çünkü onların celâli, cemâl ile karışıktır.

Eğribozlu Ahmed Efendi Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Yunanistan'da Eğriboz (Agribos) adasında doğdu. İzmir'de vefât etti. Nakşibendiyye yolu büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerinde bulundu. Kısa zamanda ilerleyip tasavvuf yolunda yükseldi. Mevlânâ Hâlid hazretleri vefât ettikten sonra İzmir'e gelip yerleşti. Nice yıllar âlimler, talebeler ve halk sohbetlerinde bulunarak ondan feyiz aldı. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Yüksek üstadım Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri biz talebelerine buyurdu ki: Sizlere vasiyetim, size İslâmiyeti anlatan hocaya îtirâzı terk, Resûlullah'ın dînine ittibâ ve kendini aradan çekip, yok etmeyi bu yolun esâsı biliniz. Bu üçü olmadan bu yolda ilerleme olmaz. Bu yolun büyükleri kendilerine bağlı olanlardan gâfil değildir. Onlara kimse kafa tutamaz. Onlara kafa tutanın işi de, başı da, saâdeti de gider.

Nefs-i emmâreden kurtulmanın alâmeti, insanların övmesi ile ayıplamasını, eşit görmektir. İnsanların rağbetine sevinip, aramamalarına, etrâfınızda dolaşmamalarına üzülmek, basitlik, büyük akılsızlık ve anlayışsızlıktır.

En mühim vasiyetim şudur ki: Ölümü, âhiret hallerini ve nîmetlerin hakîki sâhibini unutmayınız. Elden geldiği kadar peygamberlerin efendisinin (sallallahü aleyhi ve sellem) sünnetine uymada ileri gitmeye çalışınız. Günde bin kere duyulmayacak kadar alçak sesle, Kelime-i tehlîl (Kelime-i tevhid) söyleyiniz. Hem kalbe yönelerek, hem de mânâsını düşünerek olsun. Böylece kalpte, hakîkî matlûbdan başka bir şey kalmasın. Zîrâ büyüklerin yolunda asıl maksad mâbûddur.