"Allahü teâlâyı, akıllı kimse daha çok tanır"

Ebü'l-Hasan'ın öğretilerine göre ilim, sadece bilgi değil, Allah'a itaat ve ahlak öğrenmektir; peki bugün eğitim sistemimiz bu ruhani boyutu ne ölçüde barındırıyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, 9. yüzyıl İslam düşünürü Ebü'l-Hasan bin Ebü'l-Havârî'nin ilim, nefis terbiyesi ve ibadete ilişkin öğretilerini derlemektedir. Bu öğretilerin sunulma nedeni, modern Müslüman yaşamında maneviyat ve bilginin ayrılmazlığını vurgulamaktır. Ancak bu antik dönem hikmetinin, günümüzün seküler eğitim paradigmasıyla uzlaştırılabilir olup olmadığı soru işareti taşımaktadır.

"İlim tahsîl etmek, sırf Allahü teâlâya itâatı ve âdâbı öğrenmek içindir."

Ebü'l-Hasan bin Ebü'l-Havârî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 780 (H.164)'de Kûfe'de doğdu. 844 (H.230) senesinde Şam'da vefât etti. Ebû Süleymân Dârânî'nin ve zamânının meşhur âlimlerinin sohbetlerinde bulundu. Ayrıca Hanbelî mezhebinin imâmı Ahmed bin Hanbel hazretleriyle görüşüp, sohbet etti. Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki:

"Allahü teâlâyı sevmenin alâmeti, O'na itâatı sevmektir." "İlim tahsîl etmek, sırf Allahü teâlâya itâatı ve âdâbı öğrenmek içindir." "Dünyâyı tanıyan ondan soğur, âhireti tanıyan ona ısınır. Hak teâlâyı tanıyan. O'nun rızâsını tercih eder." "Çok günah ve dünyâ sevgisiyle hastalanan kalblerinizi, dünyâdan soğuyarak ve günahları terk ederek tedâvî ediniz." "Sünnet-i seniyyeye uymadan amel edenin ameli bâtıl olur." "Dünyâya sevgi ve arzuyla bakanın kalbinden, Allahü teâlâ zühd ve yakîn nûrunu söküp atar."

"Hak teâlâ bir insanı, gaflet içinde bulunmak ve taş kalbli olmaktan daha beter bir şeyle imtihân etmemiştir." "Kalbinde bir katılaşma gördüğünde, sâlihlerle sohbet et, onlarla bulun, yemeği azalt, nefsinin isteklerini yapma ve onu sıkıntılara alıştır." "Akıllı kişi, Allahü teâlâyı daha çok tanır. Daha çok tanıyan hedefine daha çabuk ulaşır."

"Ağlamanın en güzeli ve iyisi, İslâma uygun olmayan amellerle geçirilen ömür için kulun ağlamasıdır." "Allahü teâlâdan korkanların gıdâsı, Allahü teâlâdan ümidini kesmemektir." "Ağzıma lüzumsuz bir lokma koyduğum zaman, oradan lüzumsuz bir söz çıkar." "Bir konuda tereddütte kalıp doğrusunu kestiremediğiniz vakit, nefsin arzusuna aykırı olan hangisi ise onu tercih edin. Çünkü işin doğrusu, nefsânî arzulara karşı çıkmaktır." "Kim Allahü teâlânın ibâdeti ile bir saat meşgûl olursa, Allahü teâlâ ona rahmeti ile nazar eder." "Allahü teâlâyı sevmenin alâmeti zikri (her işte O'nun emrine uymayı) sevmektir."